şükela:  tümü | bugün
  • sovyet isgali sirasinda afganistan'da kurulan kukla rejimin ikinci baskani olan necibullah, babrak karmal'in ardindan 1986'da goreve geldi. daha oncesinde 1980-1986 arasi binlerce afgan'i iskenceden geciren afgan gizli servisinin basindaydi, iriyari olusundan dolayi korkuyla karisik "necib-e gav" (boga necip) diye aniliyordu. karmal ve necibullah doneminin kisa oldugu soylenebilir, ama bu 15 yila "altin donem" demek, ciddi bir hayal gucu gerektiriyor bana kalirsa. bu donemde, afgan kadinlarina daha once sahip olmadiklari kimi haklarin, ozgurluklerin verildigi dogrudur, ancak ulkeni yabanci bir gucun ordusu isgal etmisken, bu gucun kuklalari is basindayken ve kan govdeyi gotururken neye derman olur bu haklar, ozgurlukler? taliban'in bu ulkenin basina bela olmasi, biraz da halkin sovyetlerden ve kuklalarindan illallah demis olmasiyla baglantili degil midir? "bagimsizlik", kalkinma ve yasam kalitesinin yaninda onemsiz bir ayrinti midir sadece? bu hesapca, turkiye abd'nin 52. eyaleti olup california seviyesinde (ya da ideal bir refah neredeyse artik -- vermont?) refaha sahip olsa, oturup mutlu olmamiz gerekiyor. yoksa derdimiz, "kimden" bagimsiz oldugumuz mu? "bazi bagimliliklar, digerlerinden daha iyidir." (?)
    taliban'in zorba bir rejim oldugu dogru, ama sovyet kuklasi karmal/necibullah rejimi de ondan temelde cok farkli degildi. hatta kanimca "ikisi de ayni bokun soyu" idi. boklardan bok begenmek zorunda kalmis olmalari, afgan halkinin sanssizligidir. rawa [devrimci afgan kadin orgutu] gibi sagduyu sahibi orgutler de yok degildi ama mucahid eskisi afyon tuccarlarindan, savas baronlarindan onlara sira gelmedi maalesef.
  • 1987-1992 yılları arasında demokratik afganistan cumhuriyeti'nin başkanlığını yapmış komünist siyasetçi. gerek görünüş gerek görüş olarak bugünün afgan siyasetçi tipinden çok daha ileriydi. düşmanları tarafından sovyet kuklası olmakla suçlansa da o günün şartlarında abd kuklalığına soyunan el kaide ve mücahitler kadar bağımlı olduğu şüphelidir. iktidardan düşmesi ve rejimin yıkılmasıyla afganistan milyonlarca insanın öldüğü bir iç savaş sarmalına girmişti. iç savaş sonucu yönetimi ele geçiren taliban afganistan'ı taş devrine sokarken necibullah'ın da idamını gerçekleştirdi. necibullah 1996 yılında işkence edildikten sonra üzerine duvar yıkılarak bir tür recm ile vahşice öldürüldü. cesedi trafik ışıklarına asılarak sergilendi.
  • sovyet kuklası denmesi boşuna değildir zira kendisi sscb tarafından iç savaşın kaybedilmesinden dolayı babrak karmal'ın günah keçisi ilan edilmesiyle devlet başkanlığına getirilmiştir.
    bunun gibi sovyet kuklalarının, aşırı dinci öcüleri gösterip melek ilan etmekse ilginç bir taktik zira aşırı dinciliğin azması meşru sosyalist hükümete karşı desteklenmelerinden dolayı değil afganistan cumhuriyeti'nin darbeyle ortadan kaldırılmasının ardından kurulan sosyalist hükümetin bağımsızlıkçı politikalar yerine sscb'nin ekonomik boyunduruğu altına girmesi ve eski ılımlı reformların yerini alan aşırı radikal sosyal reformlardır.
    sosyalist yönetim ılımlı cumhuriyetçileri asıp kendi aşırılıklarını dayatmasaydı, köktendincilik de tepki olarak bu kadar radikalleşip iç savaşı başlatmayacaktı.
  • sovyetler birliği'nde gorbaçovcu ihanet, kendisini yalnız bıraktığında bile ülkesini terk etmemiş ve üç yıl kabil'de direnmiş sosyalist, devrimci.

    demokratik afganistan cumhuriyetinin başkanı.

    afganistan'ın şu durumundan o sorumludur:

    devrimde önce kadınların okuma-yazma oraı %1 iken devrimdem sonra 1.5 milyon kadın okuma-yazma öğrendi .

    devrimden önce kadınl işçilerin sayısı 5.000 iken sol iktidar zamanında tam tamına 250.000 oldu.

    ölümünden hemen önce yanında çarpışmaya gelen bir kadın şunları söylüyordu: "necibullah'ın yanındayım çünkü 60 yaşında bir adamın 4'üncü karısı olmak istemiyorum".

    1996 yılında abd taşeronu taliban tarafından idam edildi. üstelik kendisinin defalarca kez yurtdışına kaçması teklif edilmişti ancak o 1996'ya kadar direnmeyi tercih etti ve bunun bedeli elektrik direğinde asılarak ödedi.

    necibullah'ın halkın değerlerine aykırı işler yaptığını söyleyenler yanılmıyor. aşiret sistemine, uyuşturucu ticaretine, kadının köleliğine karşı çıkmıştı necibullah ve bunlar taliban'ın ve abd'nin idealize ettiği toplumun değerleriydi.

    bu karanlık dönemde, kendisine sovyet kuklası diyenler, mücahitleri de vaktiyle özgürlük savaşçısı olarak görüyordu. türkiye solunun geleneksel sol dışındaki hemen hemen bütün kesimleri de bu çukura düştüler. hatta maoistlere göre mücahitler, emperyalizme karşı halk savaşı veriyordu!
  • döneminin şartları içinde değerlendirilmesi gereken adam. sovyet kuklası olmasa amerikan kuklası olacaktı, ona karşı savaşanlar gibi. dünya başka türlüydü o zaman. yani 1991 öncesinde.

    afganistan da bir hindistan değildi ki ben bağlantısızım arkadaş desin, diyebilsin.

    yerine taliban geldi işte. gördünüz afganistan'ı.
  • afganistan demokratik halk cumhuriyeti ile taliban dönemine "aynı bokun soyu" demek fazla iddialı olur. adhc döneminde ülkede hastaneler, okullar, yollar, fabrikalar kuruldu. kadınlara okuma yazma öğretildi. ülke kalkındırılmak istendi. taliban döneminde ise okul, altyapı, eğitim gibi "gereksiz" yatırımlara ihtiyaç duyulmadı. kadınlar evlerine kapatıldı.
  • karşılaştığım her afganlıya adını sorduğum komünist ve doktor. türkiye'ye göç etmiş veya üniversite öğrencisi kime sorsam sanırım ilk başta telaffuzumdan anlayamıyorlar. sonra onu öldürdüler çıkıyor ağızlarından. sigortasız bir ara sokakta çalışan bir genç adını duyunca başını önüne eğmişti.

    babası necibullah'ın partisinden bir üniversite öğrencisinden dinleme şansı bulmuştum, necibullah'ı.

    şu ana kadar kötüleyen çıkmadı. afgan hükümetinin bizzat kendi gönderdiği hastalar bile necibullah'ı iyi anıyorlar, hatta özlem duyuluyor onun dönemine.

    neyse özlem duymak yetmiyorun kanıtı, elindeki kaptırmamak için kavga etmek gerektiğinin, siyasal ve örgütsel anlamda ilerlemez isen yenileceğinin kanıtı.
  • bugün afganistan'ı, orta doğu'yu, ülkemizi ve dünyamızı saran dinci gericilik doğrultusunda verdiği mücadelenin sıklıkla hatırlanması gerekmekte olan afganistan demokratik cumhuriyet'inin devrimci sosyalist lideri.

    afganistan'da dinci gericilik, sosyalizme karşı abd ve batı tarafından yaratılmıştı. emperyalistler hiçbir zaman sömürdükleri orta doğu topraklarının kendi kaderlerini ve geleceklerini tayin etmesine izin vermemiştir. dinci teröre verilen her türlü silahlı desteğin yanı sıra, siyasi arenada da afganistan'a karşı tecrit politikası uygulanmıştı. bu koşullar altında kardeş sovyetler birliğinden yardım istenmişti. cia belgelerine bakılırsa taliban'a yapılan destek çok öncesinde başlamıştı. bilinçli ve istenerek başta abd olmak üzere emperyalizm tarafından yaratılmış bir dinci gericilik söz konusu.

    sovyetler birliği böylesi bir konjonktürde afganistan halkının devrimine destek ve sahip çıkmak için afganistan'a müdahil olmuştu. afganistan meşru hükümeti tarafından davet edilmişti topraklarına. yok eğer siz taliban'ı iktidarın gerçek sahibi olarak görüyorsanız o zaman başka !

    şimdi hal böyleyken, afganistan demokratik cumhuriyet'i hükümetine kukla diyenler maval okuyor, gerçekleri ters yüz ediyorlar. eğer bu kukla hükümetse gerçek hükümet taliban mı oluyor ? yani halkın değerleri ve milli iradesi taliban mı oluyor ? işte anti komünistlik böylesi bir aptallık yaratmakta.
  • --- spoiler ---

    sovyetler birliği böylesi bir konjonktürde afganistan halkının devrimine destek ve sahip çıkmak için afganistan'a müdahil olmuştu. afganistan meşru hükümeti tarafından davet edilmişti topraklarına. yok eğer siz taliban'ı iktidarın gerçek sahibi olarak görüyorsanız o zaman başka !
    --- spoiler ---

    sscb'den gelen emirle darbe yapıp kurulan ancak kabil'e hapsolan bir hükümet meşru filan değildir. hele içeride muhalifleriyle mücadele edemeyip, desteğiyle iktidara geldiği dış gücü ülkeyi işgal etmesi için davet eden bir hükümet bırakın meşruiyeti ancak hainlikle anılır. taliban öcüsü gösterilerek bu iktidar da meşru filan ilan edilemez zira afganistan'da sscb'yi tepeleyenler taliban'dan ibaret değildi. ahmet şah mesud diye birini (kendisi taliban tarafından öldürülmüştür) yada kuzey ittifakını duymayan sorunu kendinde arasın.

    --- spoiler ---

    şimdi hal böyleyken, afganistan demokratik cumhuriyet'i hükümetine kukla diyenler maval okuyor, gerçekleri ters yüz ediyorlar. eğer bu kukla hükümetse gerçek hükümet taliban mı oluyor ? yani halkın değerleri ve milli iradesi taliban mı oluyor ? işte anti komünistlik böylesi bir aptallık yaratmakta.
    --- spoiler ---

    necibullah'ın ve demokratik cumhuriyet'in sovyet kuklalığı taliban'ı meşru filan yapmaz, bunu söyleyeni de talibancı yada siyasal islamcı yapmaz. zira sovyet darbesi öncesi bir laik afganistan deneyimi vardır. anti komünizm'in aptallığını bilemem ama straw man kullananın aptal olduğuna eminim.