şükela:  tümü | bugün
  • diyanet işleri başkanlığına göre meali: ''(savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onları çökertip etkisiz hale getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). artık bundan sonra (esirleri) ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. savaş sona erinceye kadar hüküm budur. eğer allah dileseydi onlardan öc alırdı. fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. allah yolunda öldürülenlere gelince, allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.'' olan sure.

    diyanet vakfına göre: ''(savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onlara iyice vurup sindirince bağı sıkıca bağlayın (esir alın). savaş sona erince de artık ya karşılıksız veya fidye karşılığı salıverin. durum şu ki, allah dileseydi, onlardan intikam alırdı. fakat sizi birbirinizle denemek ister. allah yolunda öldürülenlere gelince, allah onların yaptıklarını boşa çıkarmaz.''

    kuran yoluna göre: ''kâfirlerle savaşa girdiğinizde hemen öldürücü darbeyi vurun, nihayet onları çökertince esirleri sağlam bağlayın (kaçmamaları için tedbir alın). sonra ya karşılıksız bırakırsınız yahut bedel alarak; ta ki savaş ağır yüklerini indirsin (sona ersin). işte böyle; allah dileseydi onları bizzat cezalandırırdı, fakat sizleri birbirinizle denemek istiyor. allah, yolunda öldürülenlerin amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.''

    elmalılı hamdi yazıra göre: ''onun için küfredenlerle muharebeye tutuştunuz mu hemen boyunlarını vurmaya bakın, tâ kuvetlerini derinden kırıp tepeleyinceye kadar, o vakit de bağı sıkı basın, ondan sonra da ya azâd ya fidye, ta harb ağırlıklarını atana kadar, bu böyle, gerçi allah dilese elbette onlardan öc alıverir ve lâkin sizi yekdiğerinizle imtihan edecek; allah yolunda katledilenlere gelince amellerini aslâ boşa gidermez.''

    (bkz: müslümanlardaki kafa kesme merakı)

    edit: kaynak: [http://kuran.diyanet.gov.tr/kuran.aspx#47:4 http://kuran.diyanet.gov.tr/kuran.aspx#47:4]
  • ayetin ilk cümlesi, boyun vurma meselesi yorumdan yoruma değişiyor. örnek olarak imam iskender ali mihr 'e göre;
    "artık kâfirlerle karşılaştığınız zaman onları güçsüz (zayıf) bırakıncaya kadar boyunlarını vurun."
    ahmet tekin 'e göre;
    "savaşta, inkârda ısrar edenlerle, kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onları zayıf düşürüp mağlup edinceye kadar, boyunlarını vurun."
    ali bulaç'a göre ise;
    "öyleyse, inkâr edenlerle (savaş sırasında) karşı karşıya geldiğiniz zaman, hemen boyunlarını vurun; sonunda onları 'iyice bozguna uğratıp zafer kazanınca da' artık (esirler için) bağı sımsıkı tutun. "
    kur'an meali

    ayetin geneline bakınca ve yorumları kıyaslayınca sanki arada yine de "ilk önce diğer yolları da deneyin, boyun vurmak zorunda değilsiniz, son çare kafa kopartmaktır" demeye çalışıyormuş gibi duruyor. surenin önceki üç ayetine bakıldığında da gidin sağa sola saldırın, savaş çıkartın, kafa kopartın anlamına gelebilecek bir durum yok.

    ki adem uğur 'un yorumuna göre de şöyle;
    "(savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun."

    yani savaşta diyor, hali hazırda çıkmış bir savaş olacak ve bu sana "git savaş çıkart" diyor, anlamına gelmez...

    yine de, görmek istediğim gibi yorumlayıp, fazla mı iyi niyetli yaklaşıyorum ya da "kur'an bu !!! her şey açık, çok fazla düşünüp sorgulayacak bir şey yok, cihat tayız, al kafasını gitsin !!!", mantığı mı doğrudur bilemedim. bu şartlarda kişi işine geldiği gibi yorumlayabilir bu ayeti.

    peki hangi yorum doğrudur ?
    hadi ben salağım, zekam bu kadar açık bir şeyi anlamaya yetmiyor, diyelim. gene de bunun her seviyeden insanın anlayabileceği kadar açık olması grekmiyor mu ?
  • - inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun.
    - (savaşta) inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun.
    - ''kâfirlerle savaşa girdiğinizde hemen öldürücü darbeyi vurun
    - onun için küfredenlerle muharebeye tutuştunuz mu hemen boyunlarını vurmaya bakın

    burada anlaşılmayacak hiçbir şey yok. olası bir savaş esnasında karşındakini öldür diyor. o zaman kılıç vardı boynunu vur, şimdi silah var çek alnından vur. herkesin takdiridir ki muharebe meydanında ''gel uzlaşma imzalayalım'' diye yaklaşmaz düşmanına kimse.

    fakat buradaki en hayati nokta bunun savaş esnasında olmasıdır. yani çatışma henüz bitmemişken, yani senin de karşı taraftan gelecek bir darbeyle ölme ihtimalin hala varken.

    gelelim mevzunun sonrasına. düşmanı alt ettin, elinde kaçan ya da ölenlerden arda kalan düşman askeri var. işte bunları öldüremezsin. çok açık şekilde belirtmiş; ya sal ya da fidye karşılığı elinde tut. anlaşılmayacak hiçbir şey yok.

    savaşı başlı başına insanoğluna yapılan en büyük zulüm olmasının dışında değerlendirirsek - ki böyle yapmamız gerekiyor çünkü ne kadar kötü olsa da o bir gerçek ve hayati kuralları var - sadece kuran'da değil her alanda aşağı yukarı bunlar geçerlidir. savaş bu amk ne bekliyorsunuz ki?

    he bunları işid nezdinde değerlendirdiğim falan düşünülmesin onların yedi sülalesini sikeyim.
  • yanlış çeviri yüzünden yanlış yorumlanan ayet.
    doğrusu "boyunlarını vurun!" değil, "boyunlarına (hafifçe) vurunuz" olmalıydı.
  • bu kadar yorum farkının olması da gösteriyor ki bir din tamamen gerçek bile olsa "kulaktan kulağa" yöntemiyle ister istemez bozulacaktır. kendi içini boşaltıp yeniden dolduracaktır. yani muhammed tamamen gerçek olabilir. hatta tanrı/allah/yaradan/evren ile o özel anları yaşamış bile olabilir. fakat işte ondan sonrası tamamen "şeytani bünyelerin" fırsatı kazanca çevirme süreci olabilir. "muhammed diye biri böyle böyle şeyler söylüyor, sizce de buradan güzel ekmek yiyemez miyiz" tarzı insanı dürtü neden o çağlarda da olamasın ki?...

    hem nolacak ki yani ışid kalkıp "aaa biz çeviriyi yanlış anlamışız, pardon" mu diyecek...
  • çeviri yanlış falan diyenler için:

    aynı ayetin ingilizcesi

    aynı sayfada fransızcası, almancası, japoncası, norveççesi ve daha her dilcesi mevcut. google translate'ten japoncasına baktım.

    uchikire fiilini kullanmış. terminate, break off, discontinue anlamlarına geliyormuş.

    norveççe, almanca ve italyancada smite the neck anlamına gelen fiiller kullanmış. vurun diyor. neyle vuracaksın belirtmemiş. boyna sopayla vurun olmadığını tahmin etmek zor değil.

    ya artık kıvırmayın arkadaş, kutsal kitap kafa kes emri veriyor. işte böyle bir kutsal kitap.
  • aslında anlatılmak istenen "ayak tabanlarını gıdıklarken boyunlarına şapşik bir buse kondurun" iken yanlış çeviri yüzünden boyunlarını vurun olarak algılanmıştır.
  • internetteki ışid sempatizanlarının ve ışid yanlı haber yapan sitelerin "ışid kafa kesiyor. gerçek islam bu mu?" gibi şeyleri söylediğinizde size "islamiyette kafaf kesme vardır" diyerek yönlendirdikleri ayet.