şükela:  tümü | bugün
294 entry daha
  • #77343534

    katılıyorum, "kanal istanbul'u durduracağız, yerli otomobile gerek yok" gibi yanlış anlaşılmaya mahal verebilecek cümlelerden çok

    "ekonomiyi düzelttikten sonra kanal istanbul gibi projelere devam edeceğiz ama önceliğimiz halkın cebi, halkın refahı, ülke ekonomisinin düzlüğe çıkması" falan gibi cümleler kullanırsa daha etkili olacaktır.

    zaten karşı tarafta "cehape zihiniyeti bunlar herşeye garşı, bir çivi çahmadılar ülkeye" güruhu var. onların ağzına sakız vermemek en büyük kazancı olur.

    bunlara "yerli otomobilde geç kaldık, onun yerine yazılıma ağırlık vereceğiz" dersen "hıaa yerli odomobile garşı" diye atağa geçeceklerdir. sanki 10 senedir yerli otomobil üreteceğiz diyenler üretmiş gibi.

    sonuçta halkın vizyonu da sıfırlanmış durumda artık, hani üretelim, satalım, ihracat yapalım falandan ziyade, halkın vizyonu da "yol yapah köprü yapah" seviyesine düşmüş durumda, bu vizyonu ancak cumhurbaşkanı olabilirse geliştirebilir, ondan önce bu tarz açıklamalar kendisine zarar verecektir.
  • a habere bir şekilde çıkın. onları onların kanalında yenin. aynı dün gece yaptığınız gibi. konuşmalarınızı kesip kesip koymaya başladılar internete. icraat karşıtı chp en kötü imajlardan biri. çok iyi gidiyorsunuz bizlere umut verdiniz. insanlara ekonomiyi doların neden muhim olduğunu basit örneklerle anlatın. örneğin altın fiyatı dünyada düşükken kur nedeniyle ülkemizde yüksek. tabloyla panoyla anlatın bunu. iç anadoluya gidin. çorum, yozgat, kırıkkale gibi yerlere. trabzon da rize de de görünün. başarılar dilerim
  • benzer bir başlığa da yazmıştım,

    muharrem ince ne yapıp edip mutlaka erdoğanı canlı yayına çıkartmalıdır. bu şekilde akp oylarını rahat bir şekilde kendisine akacaktır. belki 100 miting gücündeki bu hamle için ekibinin elinden geleni yapması gerekiyor.

    eğer erdoğanın katılımı sağlanamıyor ise mutlaka diğer adaylarla birlikte ortak bir yayın yapılmalıdır, yayın süresince rte nin koltuğu boş bırakılmalı ve kendisinin davetli olup iştirakten kaçındığı yayın süresince vurgulanmadır.

    erdoğan davete icabet etmeyeceğini açıklarsa:

    kendisi şans dilemekten bahsedince misafir koltuğunu alçaltıp derhal randevu veriyor ancak medya önünde karşılaşmaktan korkuyor şeklinde hakla aktarılmalıdır.

    (bkz: haziran 2018 liderler oturumu)
    (link: 1991 liderler oturumu https://www.youtube.com/watch?v=ir3jyx1baxo )
  • liderler ortak programı yapın. gelmeyen kişilerin koltuklarına maskelerini, karton fotoğraflarını koyun. onlar oradaymışçasına o boş koltuğa soru sorun. daha sonra da cevap veremediğini, nutku tutulduğunu, sessizliğe gömüldüğünü, verecek cevapları kalmadığını ima eder gibi muamele edin. rezil edin, biraz da dalga geçin.
  • “hulk var ya, işte güç potansiyeli sonsuz.”

    (bkz: ercan sen misin?)
    (bkz: donanımhaber'deki süperkahraman tartışması)
  • gencler yıllarını veriyor eğitim için çalışıp çabalıyor. ama maalesef mezun olur olmaz iş bulamıyor. işinden çıkan insan yeni is bulana kadar işsizlik maaşı alıyor da öğrencinin günahı ne. öğrencinin 4. yılı bittikten sonra öğrenim kredisinin verilmesine 6 ay daha devam edilecek densin. hem buna kaynak aramaya da gerek yok. koca devlet yeni mezununa borç para veremiyorsa zaten olelim öyle değil mi? bide bazı yazarların aksine baymasi pahasına sürekli aynı şeylerin söylenmesi faydalıdır diye düşünüyorum. birde aklımda tbmm'ye tavsiye verebilecek tbmm'yı harekete geçirebilecek gençlik meclisi fikri var aklımda ama onu meydandan kime anlatacaksın.
  • büyük şehirlerde yapılacak mitinglerde şöyle güzel bir nerdeeeen nereyeeee şovu hoş olabilirdi.

    daha önce rte ve ekibi normal şartlar altında karşılaştırılamayacak verileri alıp türkiye cumhuriyeti'nin farklı dönemleriyle kendi iktidarlarını karşılaştırıp çarpık bilgilerle propaganda yapıyorlardı. en çok kanıma dokunan da kıbrıs harekatı nedeniyle ambargo yiyen türkiye'yi (ki daha sonra kenan evren denen mikrop yahu biz pazarlık payı olsun diye fazladan toprak aldık demişti) sanki harekat olmamış gibi aciz bir ülke gibi göstermeye çalışmalarıydı.

    şimdi onlardan farklı olarak mevcut doğru ekonomik göstergelerle akape'nin ülkeyi nerden nereye getirdiğini kalem kalem sayıp dökebilirler. enflasyondan işsizliğe, kurulu sanayi gücünden atıl kapasiteye, kaçan yatırımlardan batan şirketlere, hazine garantili yandaş kredilerinden dış borç stoğuna, ohal'den hapisteki gazeteci sayısına kadar önümüzdeki beş yılda ülkenin nefesini kesecek her konuda akape'nin ve rte'nin nasıl çuvalladıklarını anlatmak ve biz bunları halledeceğiz demek iyi olabilir.
  • internet üzerinden de yayılanabilecek yeni bir canlı yayın konsepti geliştirin.
    kafamdaki konsept şu şekilde:
    mekan: (havaların da güzel olduğunu düşünerek) mini amfi tiyatro
    katılımcılar: her siyasi partiyi temsilen 10'ar kişi.
    oturma düzeni: stadyum gibi. parti temsilcileri, kararsızlar ve oy kullanmayacağım diyenler gruplar halinde oturmalıdır. ortada ise bir moderatör ve sayın ince olmalıdır.

    mevzu soru-cevap şeklinde ilerleyecek. moderatörün söz verdiği kişi bir soru soracak ve ince de soruyu soran kişiyi/grubu ikna etmeye çalışacak.

    halk tv ekranlarında ve miting alanlarında yaşanan durum aslında "körler sağırlar birbirini ağırlar" havasında geçiyor. özellikle halk tv'deki bu tarz yayınlarda chp'liler ve erdoğan düşmanları toplanıyor, onların hoşuna gidebilecek sözler söyleniyor, alkışlar vs.

    ama bunda katılımcıların farklı partilerden olması ve izleyicilerin bunu görmesi, karşıt düşüncelerdekilerin ince'yi kızdıracak sorular sorması ve bel altı vurarak mat etmeye çalışması, ince'nin de vereceği spontane cevaplar sonucunda daha etkili bir ortam yaratacaktır.
  • “biz ne yapacağız biliyor musunuz sevgili kardeşlerim. biz ülkenin önündeki engelleri kaldıracağız engelleri.” cümlesini duyar gibi oluyorum ve içimi bir mutluluk kaplıyor.
  • bayramlaşmaya giden suriyeli ülkesinde kalmalı kesinlikle.

    daha önemlisi, herhangi bir suça bulaşan suriyeli, anında ailesiyle birlikte sınırdışı edilmeli. sorgusuz sualsiz. bak nasııl hizaya geliyorlar.

    dubai'deki yabancılar bu nedenle mum gibi ve yasalara uymaya muazzam çaba gösteriyorlar. çünkü en ufak olayda sınırdışı ediliyorlar.

    böyle bir uygulamaya hayır diyecek hiç bir türk vatandaşı olacağını sanmıyorum.
5 entry daha