şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ispiyoncu olarakta adlandırıla bilir
  • (bkz: ihbar) eden.
  • (bkz: ispiyon)
    (bkz: ispiyoncu)
  • (bkz: spy)
  • isminin tolstoy ve cehov ile neden bir tutuldugunu acıklayan,en önemli gorki yapıtlarından biri...bu yapıtta gorki,evsei klimkof adlı zavallının,cocukluktan yaslılıga kadar olan hikayesi anlatılmakta.anlatımında ki müthiş zenginlik ilk paragraftan itibaren insanı yakalamakta ve kitabın icine cekmekte.oldukca karanlık bir hikaye olup insanın icini zaman zaman daraltmasına ragmen eserde sergilenen müthis ustalık kesinlikle herkesin okuyup yasaması gereken türden.
  • bertolt brechtin, nazi almanyasındaki ispiyonlanma korkusunu anlatan kısa bir oyunu
  • gorki'nin nedense diğer eserleri kadar bilinmeyen ama kesinlikle bir başyapıt olabilecek guzel roman... klimkof karakteri en az dostoyevski'nin "raskolnikov" karakteri kadar gerçektir...
  • öz türkçesi giziletimcidir.
  • 1867 yilinda ali suavi tarafindan londra'da yayinlanan ilk multeci gazete.
  • mahalle asayişinin kendisinden sorulduğuna inanan ve fakat bileğine güvenip olay mahalline seyirtemeyen göbekli amcaların; müzevir mahalle karılarının (evet, böylelerine 'karı' deniyor, cinsiyet gözetilmeksizin) ve dahi reis-i hane peder beyi gurbette veyahut da öte alemde (toprağı bol, rahmet üzerine olsun) olan tüyü bitmemiş delikanlıların da bir çırpıda malik olabildiği yegâne sıfat: muhbir.

    çünkü muhbir, 'ihbar eden', 'bildiren' demektir. ispiyon denen ve türkçe bilen herkeste aynı hissiyatı uyandıran 'kaypak' kelimeden biraz, ne birazı bariz farkı var.

    ispiyoncu brütüslük yapar: sezar'ı öldürür, hakkını da vermez. fakat muhbir, sezar'ı öldürmesi gerekiyorsa bunu "sezar'ın hançerlenmesine müteallik kanun hükmünde kararname" ahkâmına uygun surette yapar. sezar'ın naaşını ortada komaz, naaştan kötü koku yayılmaz. muhbir işini steril biçimde yapar. ispiyoncu ise, haber verdiği kişi nezdinde bile 'yavşak'tır. kimse kendisine güvenmez. "bugün bu yüzden arkadaşını satan, yarın bir başka sebepten beni evleviyetle satar, ihaleye bile çıkarır" diye düşünür: self-defence.

    mahalle bakkalının camı indi(rildi)ğinde aşağı, aşağı bakıp hiçbir şey olmamış gibi yatağına geri dönmez muhbir. dönse dahi kendini uyku tutmayacağının ayırdındadır. ispiyoncunun ise zaten pozisyonu farklıdır. o, bakkalı soyarken muhbirin pencereden eşkallerini (çoğulun çoğulu) fark ettiğini fark ettiğinde (farkı fark etmek), suç ortağını ele vermek üz're karakola gider ve komiserin dizlerinin dibinde sahte gözyaşları dökerek masumiyet karinesini ispata girişir: fark budur!