şükela:  tümü | bugün
  • şimdi efenim fıkramız şöyle...
    3 işletmeciyle 3 mühendis aynı trenle istanbuldan ankaraya gidiyorlarmış.. 3 işletmecinin hepsi kendileri için birer bilet almalarına rağmen mühendislerin sadece 1 bilet aldıklarını görmüşler.. doğal olarak şaşırmışlar ve trene binmişler.. zaman ilerlemiş kondüktör bilet kontrole gelince bunu gören mühendislerin üçü birden tuvalete girmişler.. kondüktör kapıyı çaldığında birisi elindeki bileti kondüktöre uzatmış ve böylece 3 kişi tek biletle yolculuklarını tamamlamışlar.. bunun üzerine dönüşte işletmeciler topluca 1 bilet almışlar fakat mühendisler hiç bilet almamış.. işletmeciler tekrar hayrete düşmüşler.. yolculuk sırasında kondüktörün geldiğini gören işletmeciler topluca tuvalete girmişler.. mühendislerden biri hemen gidip tuvaletin kapısını çalıp işletmecilerin biletini almış ve mühendisler diğer tuvalete girmişler ve bu fıkra da böylece bitmiş.. :)
  • bir kadın deniz kenarında tek başına oturuyormuş hamile kalmış. çünkü reisin takası gelmiş. tabi sonra çocuk büyümüş mühendis olmuş.
  • adamın biri zeytine bayılıyormuş. zeytin yemiş, bayılmış. ayılınca mühendis olmaya karar vermiş, neden? çünkü reisin takası gelmiş.
  • bir at fırına gitmiş, bir francala ekmek istemiş. fırıncı francala ekmek kalmadı demiş. at da olsun ben de bisikletle gelmiştim zaten demiş. bisikleti yapan mühendismiş.
  • bir gün bir ingiliz, bir fransız, bir alman uçakla gidiyorlarmış. aktarma esnasında uçağa bir de türk gelmiş, yine mi siz demiş. o türk bugün mühendistir. neden? çünkü uçak tutmuş.
  • günün birinde ülkenin en ünlü bilimadamının ve mühendisinin yarışacağı bir organizasyon tertiplenir... bazı kurallar vardır elbet: koşacaklardır, finiş çizgisinde de afet bir hatun vardır... işaret verilince bu afete doğru koşmaları gerekmektedir, hatuna ilk ulaşan kazanacaktır yarışı; ve de tabii ki hatunu... ancak koşu bildiğimiz yarışlar gibi değildir; her yarışçı ilk önce yolun yarısını koşacaktır, orda duracak ve daha sonra kalan yolun yarısını koşacaktır ve yarışın sonuna kadar böyle devam edecektir... start verilir, yarış başlar... ama bilimadamı koşmamaktadır... hakemler hemen yaklaşır ve:

    - yarış başladı ama siz koşmuyorsunuz, böyle giderse kaybedeceksiniz...

    bilimadamı kendinden emin bir şekilde:

    - niye kendimi yorayım ki, hiçbir zaman ulaşamayacağım nasıl olsa (açıklama da yapar)... şu aciz mühendise de bakın nasıl çabalıyor; çok yazık çok yazık...

    hakemlerin aklına yatar, ancak mühendis hala çabalamaktadır; az da yolu kalmıştır... merak içinde ona da sorarlar hemen yetişip:

    - mühendis bey, siz neden hala koşuyorsunuz? hiçbir zaman ulaşamayacakmışsınız ki (açıklama da yaparlar)... bakın rakibiniz koşmuyor bile...

    mühendis cevabı yapıştırır:

    - bırakın o salağı, ben işimi görecek kadar yaklaşacam ya o bana yeter!
  • bir mühendis bir rahip ve bir doktor bowling oynamaya giderler. gelin görün ki bowling salonu doludur. bir iki saat bekleyip de sıranın kendilerine gelmediğini görünce salon sahibinin yanına giderler ve durumu anlatırlar. adam bunları dinler ve açıklamasını yapar:
    - bakın arkadaşlar sizleri anlıyorum, lakin durum sizin bildiğiniz gibi değil, içeride bowling oynayanlar aslında itfaiyeciler. bundan yıllar önce burada bir yangın çıkmıştı ve bu arkadaşlar canları pahasına yangını söndürdüler. ama ne yazık ki kör oldular. ben de onlara olan borcumu ödemek için istedikleri kadar bowling oynama hakkı tanıdım onlara.
    demiş.

    bunun üzerine rahip:
    - çok acıklı bir hikaye, bütün rahip arkadaşlarıma haber verip onlar için dua edeceğim. tanrıya gözlerinin açılması için yalvaracağım, demiş

    ve doktor da:
    - evet tam bir drama ne yazık ki. ben de doktor arkadaşlarla düşünüp ve tıbbın bütün imkanlarını zorlayıp bu insanlara gün ışığını bir kere daha göstermek için çalışacağım.

    bunları dinleyen mühendis biraz düşünür ve konuşmaya başlar:
    - bu arkadaşlar neden gece oynamıyor...
  • buyuk bir sirketin ust duzey yoneticilerinden biri bir gun new york
    uzerinde balonla dolasmaya cikar. aksilik bu ya, pusulasini asagiya
    dusurur ve kaybolur. inmek icin uygun bir yer ararken bir gokdelenin
    tepesinde sigara icen bir adam gorur ve alcalir. "pardon. ben
    neredeyim acaba?" diye sorar. "yerden 500 feet yukseklikte bir balonun
    icindesin"der adam.
    yonetici sinirlenir: "sen muhendissin degil mi?" diye sorar.
    "evet." der adam. "nereden bildin?" "cunku basim belada ve sana bir
    soru soruyorum. verdigin cevap 100% dogru fakat hic bir isime yaramiyor."
    "sen de yoneticisin degil mi?" "evet sen nereden bildin?" "cunku
    yerden 500 feet yukseklikte bir balonun icinde kaybolmussun. pusulan yok,
    berbat durumdasin. fakat bu simdi benim sucum oldu."
  • mühendis beyin annesi şehre gelir. mühendis bey kız arkadaşına; "beni unut! artık annem var." der. kız da, "annenle ilgilenmiyorum" der. gayet mühendisçe değil mi ama?
    ..kız arkadaş da mühendis!!! off be, yine anlamadınız ya..
  • bir mühendis gecenin bir yarısı yolda kalmış, yakındaki evlerden birine sığınmış. evde yalnız başına dul bir kadın yaşıyormuş. kadın bunu içeri almış, çorba yapmış, yemek hazırlamış, yatağını sermiş. elinden gelen tüm misafirperverliği göstermiş. hatta daha ilerisini de göstermeye niyetliymiş amma ve lakin bizim mühendis pek oralı değilmiş. dul kadın son bir hamleyle gecenin ilerleyen saatlerinde adamın yanına gidip yatağına girmiş ama bizim mühendis dönmüş kıçını yatmış.

    sabah olur olmaz adam erkenden kalkmış, etrafta dolanmaya başlamış, bahçede bir kümes görmüş. içerde 3 horoz, 10 tavuk. bakmış ki horozların ikisi paso yatıyo, diğer horozsa bütün tavukları tek tek sıradan geçiriyor. bir anlam verememiş o analitik beyniyle, içeri girmiş. o sırada uyanmış olan kadın homurdana homurdana adama kahvaltı hazırlamaktaymış. mühendisimizin aklıysa hala kümeste gördüğü manzarayla meşgul...bakmış kendi çözemiyor bu problemi, demiş bari bi kadına soriim. "ya ben sabah dolaşırken baktım da kümesteki 3 horozun 2 si sürekli uyuyo, diger horozsa durmadan tavuklarla iş üstünde. niye öyle?"

    kadın tereddütsüz cevap vermiş :"onların yalnızca biri horoz, diğer ikisi mühendis"