şükela:  tümü | bugün
  • bir erkek ismi.
    (bkz: muhsin bey)
  • comert anlamina da gelir.
  • is arkadasimin ruyasinda gorup asik oldugu ve gunlerdir inleye inleye adini cagirdigi kimligi ve varligi belirsiz insan*
  • muhsin olmak yaygın anlamı olan iyilik yapmaktan,iyi davranmaktan ziyade fizik vücudunu allah'a kul etmeyi, teslim etmeyi başarmış kişi anlamına gelir. o'nun bütün yap dediklerini yap, yapma dediklerini yapma emirlerine ister istemez uyan kişidir çünkü artık nefsin istekleri ve talepleri de bu doğrultuya ulaşmaktadır. artık tek korkusu bir yanlış yapıp -mesela yanlışların en büyüğü olan bir kalp kırıp- o'nun sevgisini kaybetme korkusu olacaktır.

    bakara-112: hayır, (öyle değil), kim vechini (fizik vücudunu) allah'a teslim ederse, o muhsin olur. artık rabbinin katında onun ecri vardır. onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.

    alimran-134: onlar (muttekîler), bollukta ve darlıkta (allah için) infâk ederler (verirler) ve onlar öfkelerini yutanlardır (tutanlardır) ve insanları affedenlerdir. ve allah, muhsinleri sever.

    nisa-125: onlar (muttekîler), bollukta ve darlıkta (allah için) infâk ederler (verirler) ve onlar öfkelerini yutanlardır (tutanlardır) ve insanları affedenlerdir. ve allah, muhsinleri sever.
  • arapça hasen kökünden türetilmiştir...

    anlamı ise;

    hasen = iyi, hoş, güzel
    muhsin = iyilik, güzellik, ho$luk sahibi gibi bir anlama sahip bir isim...

    eğer ki bu isim ihsan olsaydi,
    iyilik, güzellik yapan kimse anlamina gelen bir isim olurdu...

    gördüğümüz gibi, kök hsn...
  • izlediğim kadarıyla turkmax'de yayınlanan kahve bahane isimli dizinin en öne çıkan, süper karikatürize* (yani karikatür tipli ve davranışlı) ve beni en çok eğlendiren karakteri.
  • babamla balkonda oturuyoruz. ege bölgesinde baba-çocuk karşılıklı içki içebilme rahatlığı ezelden vardır, ay ne bileyim öyledir heralde. neyse konumuz bu değil. işte o yıllanmış eğitimci, ben de daha 1 yıllık tecrübemi bi bok sanan taze velet öğretmen. biraz içince ülkeyi kurtarmaya çalışmasak da şöyle bi içinden çıkılmaz gibi görünen durumlardan bahsederiz biz de. konu duyarlılık çevresinde dönüyor. babam bi anısını anlatmaya başlıyor:

    "diyarbakır'da eğitim enstitüsündeyim. bi salondayız, şimdi ne vardı hatırlamıyorum konferans gibi bi şeydi ya da belirli gün ve haftalardan biri olabilir. kürtçe bi şeyler söylüyorlardı. ben de alkışla eşlik ediyordum. ne demek olduğunu bi sorayım dedim. meğer atatürk'e, devrime vesaire küfrediyorlarmış. bunu öğrenen muhsin tepkisini gayet açık bi şekilde gösterdi. bağırdı, çağırdı. 'hayır' dedi. sonra bi gün onu dersteyken sınıftan dışarı çağırdılar. bi daha ondan haber alan olmadı."

    ben en sığ halimle konuya bi kaç yorum getirmeye çalıştım, muhsinin yerine koyamadım kendimi tabi, öyle uzak hissettim. ben ne olmuş olabilir ki acaba ona diye düşünürken babam son cümlesiyle düşüncelerimi şöyle bi durulttu:

    "bi şeyleri değiştirmek istiyorsan ölmeyeceksin, yok olmayacaksın. yaşaman gerekli, yoksa muhsin olursun"

    duyarlılığımızın bu tür olaylara üzülmekten ibaret kalmaması, doğru zamanda doğru tepkiler verebilmek dileğiyle.
  • beyaz showun yeni parodisi, bu bölümde beyaz bizlere evlilikle ilgili tavsiyeler veriyor. görüyorum ki beyazın psikopat gözlükleri geri gelmiş.