şükela:  tümü | bugün soru sor
  • halkbilimci yazar ve akademisyen. masallar, halk hikayeleri ve efsaneler üzerinde çalışmaları vardır. yayınlanmış kitapları

    - diyarbakır efsaneleri, 2 cilt, 1989-1990
    - azerbaycan halk edebiyatı ile türk halk edebiyatı arasındaki benzerlikler, 1991
    - kim uyur kim uyanık-masallar, 1992
    - cigaramın üstünde bir topal karınca-masallar, 1992
    - ilahır çarşambalar (çeviri), 1992
    - şahmaran masalları, 1994
    - arada bir, 1994
    - masallar ve eğitimsel işlevleri, 1997
    - masallar. eğitimsel işlevleri ve dil öğretimine katkıları, 1997
    - düş, düşün ve gerçek-denemeler, inceleme, 1998
    - esil ile yeşil, 2006
    - bir varmış bir yokmuş, 2007
    - masallar-1, uçar leyli, pertev naili boratav, yayına hazırlayan,
  • bahcesehir üniversitesinde türk dili ve edebiyati derslerine giren dünya tatlisi bir hoca ayrica cumhuriyet gazetesi çalısanıdir arada bir köşe yazilari yayınlanir.
  • bahçeşehir üniversitesi ileri oyunculuk bölümü yüksek lisans programında tiyatro ve oyunculuk kuramları bilimsel hazırlık derslerine giren, derse girmeden önceki kendimizden farklılaştığımızı kampüsten bir iki adım çıktıktan sonra kafaya dank ettiren, ufuk açıcı hocalar hocasıdır.
  • nesli tükenmeye başlayan idealist ve demokrat hoca tipidir. "la la dersler eğlenceli geçiyormuş, alalım ortalama coşsun" mantığıyla alınan derslerin üzerinden 4 ay geçince hoca kapısında ağlar pozisyonda bulabilirsiniz kendinizi.
    sınavlar açık kitaptır, zaten sınav sorusunu sorarken kimin ne cvp vereceğini biliyorsur. formalitedir.

    15 taneden sonra kitaplarını saymadım, yazıyor hala diye biliyorum. can, cumhuriyet, karınca kitapevlerinden çıkıyor bi şeyler.

    azıcık hamurunuz uygunsa çok şey öğrenirsiniz ve anlamadan eğitilirsiniz. yalan söylemeyin anında anlıyor, bi kere yakaladı, göt olduk. bi kere yapmıştık zaten.
  • kendisine ait bir blog bulunmaktadir. ayrica mhy.info.tr adresinden de kendisi hakkinda bilgi alinabilir.
    yazdigi onca kitaba ve makaleye binaen gelistirmis oldugu kibir ve tecrubelerine dayanarak yaptigi onyargili genellemeler kendisine isinmami engellese de sanirim aslinda iyi birisi.
  • bahçeşehirin malum çevrelere satılması dolayısıyla istifa ettiğini düşündüğüm hocadır.
  • diyarbakır efsaneleri adlı kitabında, derlediği efsaneler üzerinde manipülasyon yaptığından adım gibi emin olduğum araştırmacı. eminim çünkü, bu halkın ürettiği sözlü anlatılara dair bir sürü metin inceledim. yavuz'un bize sunduğu bu efsaneler, çok insancıl. sanki böyle hümanist bir süzgeçten geçirilmiş gibi. halbuki başka araştırmacılar tarafından efsane çalışmalarında toplanan metinler, türk toplumunun nasıl bir kitle olduğunu gösteren son derece leş örnekler barındırmakta. bu toplum, en küçük bir çıkarı için bile dünyayı yakabilecek bir bilinçle örgütlenmiş.

    bu coğrafyada yaşayan toplumun ürettiği efsaneler, elbette ki başta bu topraklarda yaşayan insanların mutlulukları için değerlendirilmeli. ama bu iş manipülasyonlarla olmaz. önce hastalığımızı teşhis etmeliyiz. kültür tarihimizdeki iğrençliklerle yüzleşmeliyiz. sonra da bunları tedavi etmenin yolunu aramalıyız. aksi takdirde her seçimden sonra büyük bir şaşkınlık ve hayal kırıklığı ile götümüzün üstüne oturmaya devam edeceğiz.

    kucağındaki yavru keçiyi taciz ederken çarpılan adam efsanesini, kucağındaki keçiyi okşayıp severken diye sunarsak, haberlerde gördüğümüz hayvan tacizlerini önlemenin yolunu bulmakta zorlanırız. kiliseleri yakıp, keşişlerin başını bedeninden islami usüllere göre ayırıp onu kalenin burcuna asan kahramanı belleğinde yaşatan bir toplumun, hıristiyanlara saygı duymazsa çarpılacağına dair bir efsane üretmesi beklenemez.

    halk anlatıları ile uğraşan aydınların zaten ezici bir çoğunluğu türk-islamcı ideolojinin getirdiği potansiyel çomarlıkla ilişkili olarak kayda değer araştırmalar yapamazken, cumhuriyetçi olduğunu sandığım yavuz'un metinlerde manipülasyon yapması, ülkenin solcularının da ayrı bir romantik kafa yaşadığını gösteriyor.