şükela:  tümü | bugün
  • 2017-2018 sezonunda ankara dt'de sahnelenecek tiyatro oyunu.

    funda mete’nin yönettiği oyunun prömiyeri 24 ekimde yapılacak.
  • adi ustunde, muhtesem.

    tum oyun boyunca kahkahalar attirirken tam biterken duygulandirmasaydi eyiydi. 2017-2018 sezonunun en keyifli oyunu. en basarilisi icinse (bkz: ikinci katil)
  • son zamanlarda izlediğim en keyifli oyundu.

    text muhteşem, reji muhteşem, kostümler muhteşem, cast seçimi mükemmele yakın, dekorluk pek bir şey yoktu zaten. oyunun hamuru iyiydi kısacası.

    mayasında ise birkaç pürüz vardı. oyun süper olsa da bunları söylemeden edemeyeceğim.

    öncelikle güzellerden başlamalıyım.
    florence foster jenkins'i oynayan miraç eronat zaten muhteşem, kendisinin hayranıyım. yine döktürmüş.

    st. clair bayfield'ı oynayan cevat duman bir başka hayran olduğum oyuncu. muazzamdı.

    cosme mcmoon'u oynayan kardeşimiz konservatuvar son sınıf öğrencisi. bu çocuk olur amma ve lakin ben oldum demeyip çalışmaya devam etmesi şart.

    maria adlı meksikalı hizmetçiyi oynayan kadın da gayet başarılıydı. sürekli ispanyolca konuştuğu için sözsüz oyunculuk gibi bir şey çıkardı ve gayet iyiydi.

    olmamışlara gelirsek,
    dorothy'yi oynayan kadının sesi yetmiyordu. böyle güzel bir oyuncu grubunda çok sırıttı, başka bir oyunda yerdi belki. heyecanlıydı bir de galiba sesi titriyordu. öğrenci kardeşimin sesi titremiyordu bu arada :)

    verrinder gedge'i oynayan kızın değişik bir sahne duruşu vardı. biraz afro-amerikan kafa ve vücut hareketleri yapıyordu. konuşurken kafasını yana yana atıyordu, aslen bronx'lu değilsen yapma onları ablacım. o hareketleri yapmasa göze daha hoş gelirdi eminim.

    oyunda sakil duran tek şey de bu iki karakterdi.

    velhasıl oyun inanılmaz keyifli ve eğlenceli. sıkılmadan izleyebilirsiniz.
    gay kostümcünün tasarımlarını beğendim :))

    ha bu arada neredeyse bütün oyun boyunca sahnede kalan cosme mcmoon'u oynayan arkadaş, sırf kadrolu olmadığı için selama ikinci sırada çıktı. yuh ulan! şu sikik, kadrolu sonra selama çıkar muhabbetini bırakın artık. normalde cevat duman'dan sonra miraç eronat'tan önce selama çıkması gerekirdi. emeğe saygı biraz.

    oyun çok güzel demiş miydim? evet.
  • 2. perdede kurgu oldukça zayıf olup, son 20' "yahu ben başka bir oyundaydım" dememe sebep olmuş olan oyun.

    oyun bunun haricinde gerçekten çok eğlenceli; önerilir.
  • oyun kahkahalar attırmasa da yüzünüzde hep bir tebessümle izletiyor.

    miraç eronat kendisine bir kez daha hayran bıraktı.
    piyanisti oynayan arkadaşı da** biraz mert öner'e benzettim. hem sesini, oyunculuğunu hem de tipini.

    metin için pek bir şey diyemeyeceğim fakat oyunculukların taşıdığı bir metin. başka ellerde bu kadar keyifle izletir mi? orası muamma.

    minimal dekor kullanımı da pek güzel olmuş. sahne hiç boş gibi gelmedi.

    bir de son olarak meksikalı hizmetçi sizce de despicable me'deki minyonlara benzememiş mi her haliyle?*
  • tam köpürtülmemiş bir oyun. 2. perde vasat. florence'ın hastalığı yeterince işlenmemiş. zorlama bir meksikalı hizmetçi var. gereksiz uzunlukta bir köpek cenazesi var. oyunculuklar iyi ama.
  • siyaset, hiciv, bolca eleştiri ve tarih içeren oyunlardan bunalan bünyelere ilaç gibi gelecek (bunlar kötü demiyorum iyisi çok iyi oluyor o başka konu) tamamen samimi, içten, komik ve başarılı bir oyun.

    oyunculuklar oyunun üzerinde. her filmde sesini duyduğumuz (bkz: cevat duman), piyanisti oynayan genç arkadaş ve başrol kusursuzlardı. yan oyuncular da sırıtmadılar. text güzel. tiyatro'da kahkaha ile güldürmek kolay değildir 3-4 sahnede bu şekilde güldüğümü hatırlıyorum. tebessüm eksik olmuyor oyunun genelinde.

    tavsiye ediyorum. eğlencelik, güzel bir temsil.
  • piyanisti oynayan genç arkadaş bence oyunun en başarılı ismiydi. son bölümü biraz kopuk olsa da başarılı buldum. özellikle cenaze sahnesi gerçekten çok komikti.
  • genelde adt komedileri her zaman eğlenceli oluyor. muhteşem diva da yine vasatın üzerine çıkabilen keyifli bir oyun olmuş. izlerken sıkılmadım ve arkadaşlarıma da tavsiye ettim. abuk subuk osmanlı oyunlarından elli kere daha iyidir.
  • oyunda kahkaha atanları, çok beğenenleri ve hatta ayakta alkışlayanları görünce bir "bu insanlar burada neler izliyor da bunu bile beğeniyor" diye düşündürmüştür.
    gerçekten gitmek istediğim grönholm metodu, satranç, ikinci katil gibi oyunların kimini tarih uyuşmazlığından kimini bilet bulamamaktan dolayı kaçırınca bu oyuna bilet aldım.
    hikayesini okumuş beğenmiştim lakin hayatımda izlediğim en vasat oyunlardan biriydi.
    oyuncular şahane hepsine bayıldım. özellikle piyanist arkadaş. kendisinde mert turak hamuru var sanki biraz, çok başarılıydı.
    ama oyun için aynı şeyleri söylemiyorum maalesef.
    ankara tiyatrosundan ve oyuncularından çok ümitliydim, oyuncular çok çok iyi olsa da oyun konusunda kötü bir başlangıç oldu diyebilirim.