1. rümeysa hatun'un hürrem sultan'ın otobiyografisini okuyarak kendisini yetiştirdiğini düşündüğüm dizi.
  2. mihrimah sultan'ın tam bir gerizekalı gibi yazıldığı dizi...

    tarihte eminim böyle değildi bu kadın, ama dizideki karakterinin ağır liseliden farkı yok.

    tamam biliyoruz, tarihte rüstem'le evlenecek o veya bu şekilde dizide de bir şekilde evlendirilmesi lazım, ama bu kadının bu kadar gerizekalı şekilde anlatılmasını meşru kılmıyor.

    dizideki için konuşuyorum. sen koca cihan hükümdarının kızısın. osmanlı devleti'nin sultanısın, prensesisin. üstelik de diğer tüm sultanlara kıyasla çok büyük bir ayrıcalığın var. padişah baban seninle ilgileniyor, babanla iletişim kurabiliyorsun. sözün geçiyor yani, o konumdasın. sana o değer verilmiş...

    ama sen bunlara rağmen tam bir kezban gibi davranarak kendi kuyunu kazmakta beis görmüyorsun.

    sen koca prensessin, "ayhh bi' anlık öfkeyle dedim ben onu yhaaa, beni evlendirmeyin rüstem'le n'olursun cnm...." diye yalvarman tam bir fiyaskoydu. ne demek öfke anıyla evlenmeye karar vermek... sen liseli misin lan "sinirlerim tepeme çıktı, ağzıma geleni söyledim valla." diyebilecek konumda mısın, seni sallamayan bir adamı kıskandırma uğruna haplı gibi davranabilecek konumda mısın arkadaş... üstelik baban da "razı değilsen evlendirmem." demiş. malkoçoğlu'yla o silviya mıdır nedir onu en başından beri ayırabiliyordun madem ne diye "rüstem'le evlencem, ohh olsun..." diyene kadar yapmadın bunu? mal mısın arkadaş... canın isteyince kafan çalışıyor istemeyince çalışmıyor. ara ara aklına geliyor osmanlı prensesi olduğun, elinin kolunun uzanamayacağı yer olmadığı falan ama o da arada kısa devre yapınca oluyor her zaman olmuyor.

    dizideki mihrimah'ın rüstem'le evlenmesine zerre üzülmüyorum. bir defa sen taşlıcalı yahya gibi dünya yakışıklısı adamı malkoçoğlu denen kervansaray kulübü ömürlük üyesi, osmanlı hayat kadınlarının yıllık abonesi bir gerizekalı için terk et. sonra malkoçoğlu sana bakmadı diye (e adam haklı ne yapsın senin gibi kezbanı, mal mı?) yapmadığın çirkeflik kalmasın, kızın aklında yokken nispet yapma uğruna yaptığın çirkeflikler yüzünden en sonunda senden bin kat daha güzel esmahan'ı da malkoçoğlu fan klap üyesine çevir, sonra sırf kıskandırmak için saçmasapan bir evliliğe razı ol. seni rüstem paklar bebeyim... nigar'daki performansını gördük adamın, çok güzel boğazlıyor. seni de iki hötle bir zötle oturtur aşağı, ne isterse yaptırır. padişah baban bile kurataramaz seni o adamın elinden ahahahahaha...

    hatice'nin hüsrev paşa'ya "onların bir babası var taaaam mı?" diye trip atmasına ayrı güldüm. he yavrum he, ibrahim yaşarken zaten huricihan'la osman'ın yanından ayrılmıyordu, süper ilgi gösteriyordu çocuklarına... o çocuklar on yıllık ömürleri boyunca ibrahim'den adamakıllı babalık gördülerse gelin vurun beni. adam gayrimeşru çocuğuna bile daha fazla ilgi gösteriyordu. huricihan'la osman baba sevgisini hüsrev'le tatmaya başladı resmen karı hala trip atıyor mal.
  3. 99.bölüm 2.fragman
    99.bölümünde zaman atlaması yaşanan dizidir.
    mihrimah ile rüstem'in çocukları olmuş ve nigar kalfa çocuğu kaçırmaya yelteniyor gibi. demek ki nigar geçen bölümde hatırladığı çocuğunu ya bulamamış ya da ölmüş ki böyle bir saçmalığa kalkışmış. yılmaz şahin denen yeteneksiz ama türkiye'nin en iyi dizisinin senaristi sıfatını taşıdığından mütevellit en şanslı senaristi rezil ettiği karakteri şimdi de sıva işlemini tamamlayarak diziden gönderiyor.
  4. 98. bölümün sonundaki patlama sahnesi ile arka sokaklar'a bağlayan dizi. yeni bölümün başında bir yerlerden rıza baba çıkacak diye korkuyorum resmen. 99. bölüm fragmanlarından gördüğümüz kadarıyla yine bir zaman atlaması yaşanıyor, arada neler olacak merakla bekliyoruz. umarım batırılan senaryo az da olsa kendini toplamaya devam eder. ama yine nigar hatun üstünden oynanan başarısız bir şah sultan girişimi görüyoruz ki, pek umut verici olduğu söylenemez. sıkıldık artık bunlardan.
  5. bu dizide nigar'daki ve hatice'deki ibrahim paşa obsesyonunu bir türlü anlamadım gitti. adam öleli yıllar oldu, bunlar hala büyük yasta ve kendisiyle devlerin aşkını yaşadıkları, onun sebeb-i varlıkları olduğu iddiasında, işi gücü bırakıp varsa yoksa adamın öcünü alma derdindeler. hadi deli hatice'yi anladık, adam bunu boynuzladı, "hiç ağlatmayacağım" deyip günlerce, haftalarca ağlattı ama sonunda tıpış tıpış buna geri döndü filan. kendisini "ibrahim aslında hep beni sevdi aslında, ben onun bir taneciğiydim, aşkımız dillere destandı..." diye kandırması daha mümkün. peki nigar'a ne demeli? bu adam seni bir köşeye fırlatıp atmadı mı işi bitince ve köşeye sıkışınca? bir ara sana kızını göstermemeye kalkmadı mı? sana açık açık bir gönül eğlencesinden fazlası olmadığını söylemedi mi? ne ibrahim paşa sevgisiymiş, tüm bunlara rağmen. hayır "rüstem bana hep kötü davrandı ve beni boşadı" ise hırsın, adamın daha ilk günden nasıl birisi olduğunu ve senden hazetmediğini biliyordun. gittin inadına adamı binbir oyunla zorla kendinle evlendirttin... niye olduğunu hala anlamış değilim, elini nasl güçlendir rüstem'le evlilik allah aşkına? hadi diyelim, "bir erkeğe kapağı atmam lazım, rüstem'in geleceği parlak duruyor, onu alayım kendime koca" dedin. o zaman tüm evliliğiniz boyunca adamın hep aleyhine çalışan, düşmanlarından yana tavır almak neydi. adama her daim köstek oldun, nasıl bir "ileriye yatırım/rüstem'le el ele güzel günlere" hamlesidir bu evlilk?!?! neyse, sonuç itibariyle, rüstem'e sen kendin bulaştın durup dururken..şimdi, halen dahi gidip ibrahim'in mezarında "hep rüstem yüzünden oldu bunlar" diye ağlaşmak ve hatice ve şahsultan'ın yancılığını yapıp onlar için kendi hayatını riske edip adam öldürmeye kalkmak niye -o hatice ki sana kızının ölü doğduğunu söyleyen, ve seni idam ettirmeye kalkan kadın-... git kızını bul, kendi hayatını kur gerizekalı karı! normal bir insan "bunca manyağın, entrikacının, katilin arasından gene iyi sağ salim kurtuldum" diye şükreder ve haticegillerden ve rüstemden tırtıkladığı paraları da alıp, arkasına bile bakmadan kaçar giderdi bu osmanlı diyarından! gerçi sendeki "boğazını sıkıp ona olabildiğince kötü davranan erkeği arzulama" olayınını düşünürsek, çok da normal tepkiler vermeni beklememek lazım sanırım. ey sezon 1'deki nigar kalfa... ağlarım senin haline...

    hürrem mihrimah'larda uyuduğuna göre nigar'ın rüstem suikastı denemesi yaptığı gün, kesin bir şekilde nigar'ın emeline ulaşamamasında rol oynayacak. ya tam zamanında (!) uyanacaki ya -yanındaysa- fahriye ninja hareketlerinden bir örnek daha sergileyecek, ya da nigar bunu farkedip "elim değmişken şunu da öldüreyim, bir taşla iki kuş" diyecek ve hürrem'i öldürmeye kalkarken rüstem uyanacak, falan filan... boşuna kalmamıştır hürrem mihrimah'larda yatıya.

    şahsultan dene ıq'su gün geçtikçe hatice ve mahidevran seviyesine düşmekte olan kadının "ulan mercan bile itiraz ediyor yaptıklarımı, planımın aptalca ve tehlikeli olduğunu söylüyor.... yoksa?" diye şüpheye düşüp, son dakikada olaya müdahale de edebilir tabii... böylece süleyman'ın kulağına gidecek bir durum olmaz ama hürrem orada olduğuna göre o illaki öğrenir (en azından). kızının odasına suikastçı sokmaya yeltenen şahsultan'a karşı iyice bilenir artık hürrem, bundan sonra.

    görülen o ki, rüstem "siz isteyin, zehir bile içerim sultannım, yeter ki siz üzülmeyin" hamlesiyle mihrimah'ın kalbini değilse de saygısını kazanacak. gerçi bizim mihrimah büyük ihtimalle "ayyyy, beni o kadar mı seviyorsun canişkom" moduna geçer, kendisine bu kadar aşık bir adam bulunca o da gönlünü kaptırıverir şimdi... yalnız, rüstem, nigar elini kolunu sallaya sallaya sizin odaya seni oldurmeye girebiliyorsa karizmayı feci cizdirdin, benden söylemesi...

    o değil de, gerçekte korkunç bir yobaz olmasından ötürü lütfi paşa karakterine müthis gıcık olacağımı düşünürken adam şu anda dizideki en sevdiğim, eğlendiğim ve acıdığım karakterlerden biri, iyi mi? bunda oyunculuk ve replikler kadar şah sultan'ın tavanlarda gezen antipatikliğinin de etkisi var tabii. hayır, normalde "aldatmaya hayır" vs diye gezinen ben, bu adam şah sultan'ı boynuzlasa gıkımı çıkarmam falan; şah sultan'a ne yapsa "haketmiştir o karı" der geçerim. ama onlarınki evlilikten sayılmaz ve normal bir kadın-erkek ilişkisi değil; onlarda ki "köle-sahip" ilişkisi şah sultan'ın her hal ve lafından anlaşıldığı üzere... ordan yırtıyorum kendimle çelişmekten sanırım...
  6. fragmanı izle bölüme gerek kalmıyor dizisi.
  7. son fragmanına göre zaman atlaması yaşatacak dizidir. mihrimahla rüstem evlenir, bir kızları olur. rüstem şehzade mustafanın itibarını sarsıp yerinden etmek için uğraşmaya başlar.
  8. bu akşam yayınlanacak olan 99. bölümündeki zaman atlamasını yine öyle paldır küldür 5 saniyede değişiveren ucuz mevsim değişimi grafikleriyle yapmamalarını dilediğim dizi. 3. sezonun başında hatice sultan'ın ormanlar içindeki yürüyüşü esnasında usul usul değişen mevsimler sekansı ne de güzeldi halbuki. gerçi zamanın geçtiğini anlatmak için illâ ki de mevsimlerin değişmesi temasını kullanmak mı gerekli bilmem. klip şeklinde karelerle, karakterlerin hayatlarından önemli kesitleri kısa kısa kurgulayıp sunmak da "yıllar geçti bakın" demek için etkili ve basit bir yöntem gayet.
  9. kanuni'yi oynayan halit ergenç'in deney faresi gibi baktığı, rüstem'i oynayan ozan güven'in yüzünde her dakika bir şeylerden tiksiniyormuş ifadesi taşıdığı dizi.
    bu arada oh be bitliymiş diye kim kızını verir elin adamına.

muhteşem yüzyıl hakkında bilgi verin