şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: bilmukabele)
  • aralarında tezat ve tekabül bulunan şeyleri bir ibarede bulundurmak anlamına da gelebilen kelimedir edebi sanatta..
  • diplomaside iki ülke arasında aynı ulusal çıkarların korunmasıyla gerçekleştirilen anlaşmalar için kullanılan terim de mütekabiliyet*esası olarak adlandırılır. örneğin eğer "sizin casuslarınızı iade ederiz tabii eğer siz de bizimkileri iade ederseniz" maddesi üzerinde anlaşılırsa mütekabiliyet esası hayata geçmiş olur.

    (bkz: mütekabiliyet esası)
  • kelime anlami kar$i kar$iya gelmek olmakla birlikte, mevlevilerin sema ayinine verilen addir.
    devr-i veledi esnasinda semazenler, postun onunde birbirlerinin yuzune bakip ba$ kestikleri ve birbirlerini saygiyla selamladiklari icin mevlevi ayini bu ad ile anilmi$tir.
  • ramazan ayinda annemin her oglen gidip, donusunde olanlari anlattigi apartman ici dini toplanti. toplantinin cikintisi olan annem, toplantiya gelenleri hurafe bilgilerle doldurmaya calisanlara karsi bir cephe olusturdugu icin ve sirf bu yuzden aksatmadan ramazan ayinin basindan itibaren bu mukabeleye gidiyor. egitimin sacmaligindan dem vuracak kadar toplantiyi istismar edenlerin halen daha dinlendigi bu kadin toplantisindan bir anektod:

    mukabeleyi yoneten kisi kuran okuma bittikten sonra, konusmasini yapiyor.

    myk_televizyon izlemeyin... kaslarinizi almayin... kiz cocuklarinizi okutmayin. peygamber efendimiz bu vakitte yasasaydi, cocuklarini sizce hangi okula gonderirdi? (kuran kursuna)
    annem_ amerika'ya...
  • ramazan ayında dinlenir/okunur dinlemek için
  • [harizmi* kitabında denklemlerin çözümünde kullandığı iki temel operasyondan bahsetmektedir. ilk operasyon "cebir"dir ve tamamlama, restore etme*, birleştirme anlamlarını içermektedir. ikinci operasyon "mukabele" ise birbirini eksiltme, dengeleme demektir. (...) öte yandan arapça al-cabr kelimesi tahminlerin aksine avrupa dillerine matematik alanı üzerinden girmemiştir. arapların endülüs'te bıraktığı kelimelerden biri de "algebraista"dır ve kırılan parçaları tekrar biraraya getiren kişiyi yani kırık-çıkıkçıyı*tanımlar.] murat çakan - etimolojik hikayeler

    (bkz: bilmukabele)
    (bkz: buna mukabil)