şükela:  tümü | bugün
  • ücret beklentisinin firmanın ödemeyi teklif ettiği rakamın üzerinde olması.
  • yardımcı olacak yakın akraban olmaması
  • (bkz: torpilsizlik)
  • - eski firmayı kötülemek (çok sık yapılır bu hata)
    - "çok detaycıyım, aynı anda bir kaç işi yapamıyorum" demek (tecrübe ile sabit)
    - neden sen? sorusuna neden ben? diye karşılık vermek. (bu proaktif yaklaşım artık yenmiyor)
    - maaş beklentisinde everest ile konya ovası gibi ik farklı aralık belitrmek. (efedim maaş beklentim 2.000 tl ile 3.500 tl arasındadır. ehi ehi )
    - bilmediğiniz bir iş tanımı hakkında atıp tutmak (iş geliştirme uzmanı ne demek : yani böyle tıkanan işleri geliştirmek için var bu adamlar. gibi)
    - sigara içmek
    - kendini tanıtırken dolaylı bir anlatım seçmek. (-size güvenebilir miyiz ? -valla arkadaşlarım seninle ölüme bile gideriz derler apla)

    ve bunun gibi bir çok madde var. aslında önemli olan o an kendinizi nasıl ifade ettiğiniz. belki de bu yukarıda saydıklarımı yapıp yine istediği işe başlayan da çok olmuştur.
  • işveren olarak 40'a yakın görüşme yaptım. ne tecrübe, ne teknik bilgi, ne de okul başarısı. en çok ilgilendiğimiz iki konu şunlar:
    1- aday ne kadar istekli ve enerjik
    2- özellikle yeni mezunsa okulda sosyal faaliyetlerde ne kadar aktif rol almış.
    not düşeyim dedim.

    edit: çok mesaj gelmeye başladı özellikle sosyal faaliyet konusunda. her birine tek tek cevap vermektense açıklama ihtiyacı hissettim. sosyal faaliyetlerde aktif rol almaktan kastım sosyal kulüplerde koordinasyon faaliyetleri daha çok. bir organizasyon içinde kendi isteğiyle görev aldığını ve tecrübeler edindiğini gösteriyor bu. söz konusu kulüplere katılımcı üye olmak, hobi sahibi olmak da ilgimizi çekiyor. ama asıl kastettiğim buydu.
  • daha dün konuştuk bunu endüstri mühendisi bir tanıdığımla.

    2008 senesinde bir yere iş görüşmesine gitmiş kendisi. yeni evliymiş o zamanlar, bu nedenle de acil olarak iş bulması gerekiyormuş. görüşme son derece olumlu geçmekteyken maaş mevzusu açılmış. insan kaynakları müdürü, arkadaşa ne kadar maaş istediğini sormuş, o da cevaplamış:

    - 1750 tl istiyorum ama 1500 de olabilir. 1250 bile uyar bana.

    bunu duyan ik'cı abinin suratı ekşimiş, bir süre sonra da görüşmeyi bitirmiş. arkadaşı uğurlamadan önce de son olarak şunu söylemiş:

    - profesyonel olmayan yaklaşımınızdan dolayı maalesef sizle çalışamayacağız.

    bir süre sonra ise arkadaş, çenesini kapalı tutsaymış iş için ona aslında teklif edilecek olan miktarı bir şekilde içeriden öğrenmiş:

    3250 tl.
  • referans eksikliği.digerleri fasa fiso.eğer biri kefil olursa eşşek olsan alınırsın.

    edit:keşke normal bir alım süreci yaşansa bende burada yapılması gerekenleri yazabilsem ama maalesef gerçekleri söylemek zorundayım.yazan arkadaşlarımın yapılması gerekenlerle ilgili söylediklerinin çoğu dogru ama onlar,normal insanların yaşadığı normal yerler için geçerli,bizim gibi işlerin amcayla dayıyla yürüdüğü ülkeler için, temenniden öteye gidemez.
  • aynı siyasi görüşe sahip olmamak
  • zaten bildiğimiz ve yazılanlardan da hızlıca örnekleyerek anlayabildiğimiz gibi, ikcıların şımarıklığından başka birşey değildir. arzın onlarca katı talep olunca, kendini bedava mal dağıtıyor sananların zırvalamaları işte.

    yok kendini anlatırken dolaylı anlatım seçmeyecekmişiz de şuymuş buymuş. senin ne anlattığın değil de, karşındakinin ne kadar anlayabildiğidir önemli olan, bunu anlıyoruz sadece. kendince psikologluk kasıp, kurulan cümleler üzerinden çözümlemeler kasmak kendini kandırmaktan başka bir şey değil. ik departmanına kapak atan kendini şirketlere ceo arayan head hunter sanıyor. işe alacağın adam mühendis, üretim planlayacak, veri gözlemleyecek, analiz yapacak. işe duyulan hevesin görülebilir olması ve maaş beklentisindeki uçurumlar haricinde sayılan tüm sözde sebepler, kastırmacadan ibarettir.

    bir insanın düşük maaşa olur demesi, ya piyasanın veya konuştuğu şirketin şartlarını bilmediği yada paraya ihtiyacı olduğu anlamına gelir, üzerinden freudian slip yakaladım sevinci kasmak taşşak tartmaktır.
  • tamamen laf olsun diye mülakata çağrılmış olmanız.

    pek çok durumda firma gerçekten bir eleman a ihtiyaç duyuyorsa o eleman ihtiyacı mümkünse firma içi rotasyonla, değilse de firma içinde çalışan birilerinin referansıyla doldurulur. lakin her ne kadar sonunda şirket içinden referanslı aday işe alınacak olsa da, olayı kitabına uydurmak için tamamen laf olsun diye 1-2 adayla daha görüşüp süreci o şekilde resmiyete dökmeleri gerekir.

    bu tarz bir durumda albert einstein olsanız bile görüşme sonunda eleneceğinizi bile bile mülakata gelmiş olursunuz. mülakat esnasında size tamamen laf olsun diye yöneltilen sorulardan bunu rahatlıkla anlayabilirsiniz.

    firma gerçekten de, referansı olmayan dışardan görüştüğü birilerini işe alacaksa bilin ki görüştüğünüz pozisyon şirket içinden bile kimsenin çalışmak istemediği, istekli aday bulamadıkları veya kimseyi o pozisyona kaydıramadıkları kadar boktan bir pozisyondur.

    o yüzden görüştüğünüz firmanın büyüklüğü ne seviyede olursa olsun, son paragraftaki gerçeği göz önüne alarak görüşmeye gelin, dik durun, asla eğilmeyin. zaten işe alınmayacaksınız birşey kaybetmezsiniz. eğer işe alınacaksanız da, zaten boktan bir pozisyonda sikileceğiniz için en azından iyi imkanlarla işe alınmış olursunuz.

    akıllı olun