şükela:  tümü | bugün
  • kişinin, eşya üzerindeki hakimiyet haklarının en genişi.

    aynî haklar'ın bir kolu...

    mülkiyet hakkı ile ilgli yetkiler iki grupta toplanabilir:

    1) aktif yetkiler... ki bunlar 3 tenedir.

    * kullanma yetkisi
    * yararlanma yetkisi
    * tasarruf yetkisi

    2) koruyucu yetkiler... bunlar da dava haklarıdır, 2 tanedir.

    * istihkak davası
    * el atmanın önlenmesi davası
  • gerçek veya tüzel kişilerin menkul, gayrimenkul veya düşünsel bir nesne üzerindeki o nesneyi kullanma, yararlanma, alım, satım, kiralama, ödünç verme gibi her türlü tasarrufu yapabilme hakkına verilen isimdir. bugün için devletlerin sahip olduğu kanun, mahkeme veya polis gibi teşkilatlar bu hakkı korumak için kurulmuş olup, modern toplumda ekonomi ve toplum düzeninin işlemesinin anahtarı konumundadır.

    bu hak doğada en basit haliyle hayvanların av alanlarını korunmalarında görülebilmekte, toplumlarda ise son derece karmaşık ilişkiler bütününü oluşturmaktadır. buradan yola çıkarak yaşamın olduğu her yerde mülkiyet hakkının önem kazandığını ve bu hak sayesinde topluluğun en güçlü bireylerinin hayatta kalarak türün devamının sağlanması için bir itici gücü oluşturduğu sonucunu çıkartabiliriz.

    mülkiyet hakkı konusunda sosyalist yaklaşım bu hakkın her bireyde eşit olması gerektiğini söylemektedir. kapitalist yaklaşım ise mülkiyet hakkının dağılımındaki farklılığın gelişmenin anahtarı olduğunu ve bu hakkın en önemli olgu olduğunu idda etmektedir. yani kapitalist sistem, doğadaki orman kanununun toplumda uygulanabilmesi için daha medeni bir şekilde vücut bulmuş hali ve toplumun gelişmesi için yegane yol gibi durmaktadır. günümüzde insandaki -sahip olmanın dayanılmaz hafifliği- dürtüsüne dayanarak artık hepimiz birer kapitalist ve mülkiyet hakkı savunucusu haline gelmiş bulunmaktayız, bundan böyle insan mülkü kadar insandır.

    bu pembe tabloda şimdilik gözden kaçan bir husus, kapitalizimin ucu açık bir sistem olduğudur. sonsuz gelişen kapitalist bir toplumun sürdürülebilmesi ancak sonu olan doğal kaynakların tüketilmesi ile mümkündür. doğal kaynakların tükenmesi sonucu mülkiyetine hak kazanılacak bir şeyin kalmayacağı kesindir. şahsi fikrime göre bu gün için dünyanın sosyalist sistemi terkedip özgürlük kisvesi altında kendini bilinçsizce hırsının ve tamahkar kapitalizmin kucağına atması geleceğimiz açısından yapılmış son derece büyük stratejik bir hatadır.

    mülkiyet hakkından bahsedilince bu hakkın elde edilme yöntemleri başlı başına tartışma konusudur. temelde, doğada mülkiyet hakkı kaba kuvvet ile elde edilir. modern toplumda mülkiyet hakkının elde edilmesi için bireysel kaba kuvvet pek hoş karşılanan bir tarz değildir. dünya üzerindeki tüm devlet kurumları bu yüzden kaba kuvveti yasaklamışlardır. işin istisnası uluslararası platformda gerçekleşmektedir. devletler üzeri bir kurum olamadığı için amerika gibi kanunları ile kendi vatandaşları arasında mülkiyet hakkının koruyucusu haline gelmiş gelişmiş bir devlet kendi menfaatlerinin tatmini amacı ile güçsüz toplumlar üzerinde kaba kuvvet uygulayabilmektedir. bir açıdan bakarsak amerikanın içindeki acımasız kapitalizmin dışarı yansıması iyice vahşi bir hal almaktadır
  • dunyadaki tum rekabet, catisma ve dusunsel gelismenin cikma, gelisme, yikilma nedeni. o olmasaydi insanoglu bu kadar gelisemezdi.
  • doğada da olan ama insanların kapitalizm için yaptıkları ayarla farklı bir halini kullandıkları şey. doğada da canlılar barınakları, av sahaları üzerinde hak iddia ediyorlar ama kazandıkları hakları başkasına devredebildikleri bir düzen bildiğim kadarıyla yok. bir aslan bir bölgede hakimiyet kurmuşsa yaşlandığında seçtiği çekirgesine yada çocuğuna bu bölgeyi bırakamıyor, yada kuvvetten düşse de hakimiyetini sürdüremiyor; her zaman güçlü, tetikte olmak zorunda. ama insanda mülkiyetin mirasla aktarılabilmesi varolan kaynakların gittikçe tek elde toplanması ve neticede kaynakların büyük kısmının çok ufak bir kesimde kartopu gibi birikmesine yol açıyor. doğada birçok hemcinsi yanı başında yokluk çekerken kendisine yetenin milyon katı mülke sahip olanların var olduğu başka bir tür var mı bilmiyorum.

    bir de cidden gelişmenin, üretmenin temeli gibi. tarlasına binbir emekle sebze ekip büyüten adam eğer tarlası her mahsül zamanı çapulcular tarafından yağmalanırsa bir eker, iki eker, sonra yeter be deyip başka bir iş bulur kendine.
  • olmasaydı hırsızlık, gasp gibi mala karşı cürümlerin, koleksiyonculuğun, hatta diğer ayni hakların, istihkak gibi davaların, istimval, istimlak gibi kavramların söz konusu olamayacağı yetki.
  • yalın haliyle düşününce bir türlü anlam veremediğim kavram. şimdi efenim; insanlığın tarih sürecinin şansa bağlı bir anında elde olmayarak biz de teşrif etmiş bulunuyoruz. bi bakıyoruz ki adam orayı çitle çevirmiş benim demiş, tapu diye bir belge icat etmişler o bina benim bu bahçe senin paylaşmışlar dünyayı. "eee ben noolcam peki, daha gelmeden pastayı bölüşmüşsünüz mına koyyım" demeye kalmadan zaten trene bindiriliyoruz eğitimmiş, iş güçmüş, evlilikmiş, çoluk çocukmuş, hayat mematmış derken ayakta sikiyolar bizi haberimiz yok...
  • avrupa insan hakları sözleşmesi bağlamında, hakkında en yetkin isimlerin başında haydar burak gemalmaz' ın geldiği ve de giderek ulusal ve de ulusalüstü alanda önem kazanan alan. hoca, avrupa insan hakları sözleşmesi' nde mülkiyet hakkı isimli doktora teziyle aynı zamanda en iyi genç hukukçu ödülünü de almış ve de doktora tezini de yeni kitaplaştırmıştır. e ne işimize yarar bu zırva diye soracak olursanız "gayet sınavlarda çıkıyor ve de okulu bitirmek için çok işe yarıyor" cevabını verebilirim. artı olarak bu hakka dayalı olarak kazanılmış ve de türkiye' nin en fazla başını ağrıtabilecek davalardan biri için (bkz: loizidu davası)
  • insanların ve uygarlığımızın büyük bir kısmı, çok uzun zamandır, komünizmin bu hakkı yok edeceğinden korkar durur. halbuki kapitalizm, bu hakkı her on kişiden dokuzu için zaten ortadan kaldırmıştır.