şükela:  tümü | bugün
  • bütün sosyal bilimler ya da genel olarak felsefe tanımlar ve kavramlar üzerinden yapılır. bu tanım ve kavramlar, elbette, sokaktaki insanın anlamasına imkan olmayan yapıdadır. ancak bu, iletişimin temel kurallarının dışına çıkmaz. belli yapıların dışında yer alamaz. çünkü düşünce de aynı dil gibi bir yapıdır. 'afsgagsafhladhf' gibi dizilmiş bir sözcük nasıl anlamsızsa, en temel bilgileri vermek için yanlış kullanımları da içeren sözcüklerin dizilişi de aynı derecede anlamsızdır.

    söz konusu yazar, bu dizilişten yararlanarak klasik türk insanını iki açıdan etkilemektedir. ilki 'cahil sevici' topluluktur. fular esprilerinden onları çok rahat görebilirsiniz. ikincisi de 'ben bir şeyler biliyorum' topluluğudur. onlar da fikir belirtmeyip yaranmaya çalışırlar. sonuç olarak, yanlış kullanıma da sahip ve gelişigüzel birleştirilmiş sözcükler ile temel bilgiler sıralanmaktadır.

    aklıma lindy west'in internet trolleriyle mücadelesi geliyor. bu nedenle sessiz kalmaktansa, burada dursun. gören olur duyan olur.
  • bende de bir dönem gelişmiş olan sendrom. şükürler olsun ki böyle bir sendromu hiç yaşamadım. çok korkunçtu, kimim neyim bilemiyordum. allah yardımcısı olsun buna kapılanların, zordur herhalde. neler çektim neler.
  • nasılbirdemokrasiistiyoruz ve montmartre sakini sonrası sözlüğe gelen en yaratıcı tiplemelerden
  • deliye bağlamış site üyesi.

    rol mü yapıyor yoksa gerçekten deli midir o kadar deşemeyeceğim konuyu.
  • durmadan sözlüğün seviyesini yükseltiyor efendim, durduramıyoruz.

    şaka bir yana, her ne kadar herhangi bir konudaki teknik terimler harici ağdalı dil kullanımını en basit ifadeyle samimiyetsiz gören biri olsam da entry'lerini ilgiyle takip ediyorum. kelimesi kelimesine her yazdığını anlayabilecek insan azdır (ben de bunu yapabildiğimi iddia etmiyorum) ama olayın özünü dahi kavrayamayıp ''fular şakaları'' isimli savunma mekanizmasının arkasına saklananlardan değilim en azından.

    tüm bu yazdıkları bir şaka ve kendisi bir troll diyorsanız da (ki hiç sanmıyorum, bu da ''ne yazdığını anlamıyoruz, öyleyse bok atalım'' tarzı bir düşünce biçiminin ürünü gibi görünüyor) eğer öyleyse saygı duyuyorum. keşke her troll millete dış görünüş/inanç/cinsiyet üzerinden saldıracağına onun gibi entry'ler girse.
  • otisabi'nin başarısız versiyonu. olmuyor dostum.

    (bkz: otisabi'den çok otisabici olmak)
  • işbu entry, multiple personality syndrome mahlaslı yazar kişisinin kimliğine ilişkin daha önce yapılmış tahmini kuvvetlendirici veriler içermektedir. zannımca, bu yazar kesinlikle sandro'dur efendim. zira, entry'lerinden ikisinin de tıp tahsil ettiklerini, azerî edebiyatına ilgilerinin olduğunu ve felsefeye meylettiklerini anlıyoruz. ve üslûp itibariyle, ikisi de biraz şöyle bir şeydirler;

    (bkz: sabuklama)
    (bkz: delirium)
    (bkz: imgesel betimlemelerin kaygısal kanıksamışlığı)
    (bkz: imgesel betim pembeliği)
    (bkz: imgesel çevrimlerin diyalektik izdüşümleri)

    edit: iddialar, birinci ağızdan yalanlandı. "benzeşiklik var ama değilim" diyor.
  • piyasada bu arkadasa benzer uslup kullanip gotten din ve inanc sistemi uydurmaya calisan, hatta kendisinin bu sayede ra oldugu iddiasinda bulunan,murit edinmis tiplere rastlamisligimiz vardir. arkadas da yuksek ihtimal bu sekilde trollugunu surdurmektedir.