şükela:  tümü | bugün
  • inzivaya cekilen (kendi istegiyle tabi).
    (bkz: inziva)
  • (münzevi): çekilgin, kaçınık.
  • (bkz: çilehane)
  • dinlenmekte olan bir ruh. yolculuktadır, rahat bırakılmalıdır. limanda sohbet edilebilecek bir karakter.
  • tarot kartlarından pek anlamlı olanı. kişinin bir münzevi gibi bir süre yaşamda geri çekildiğini veya işlerin güçlerin durgunlukta olduğunu anlatır. olayların, insanların ve detayların kendi içine çekilerek sakin bir şekilde analiz edilmesi gerekliliğini vurgular. bir uyarı kartıdır aynı zamanda. bu şekilde içe dönerek sorunlar çözülmezse, gerçekten herşeyden el ayak çekilebilir demektir.
  • bir yilmaz odabasi siiri;

    " virajlı harfler gibi yaşadım
    s' de kaldım; kahrın alfabe(s) inde
    ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım
    bir yanardağ gibi içimden dünyanın yüzüne karşı
    içimden aşkların, inançların yüzüne karşı
    ihanetle öpüştüm, yazgıma küstüm
    öpüştüm ölümlerle, vuruldum düştüm
    yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman

    yağmurlar vardı, hepsini yağdım
    ne beklenen gelendi ne gelen beklenendi
    devrildim sabrın tehditkâr kabzasıyla
    uygarlık yarım kaldı, dedim ey zerdüşt
    ve yarım barbarlık da
    ikisi de caymadı...
    gökyüzü soldu
    avuçlarımda gencecik bulutlar öldü
    ardımdan sürüyerek getirdim kendi ölümü
    alın dijital dünyanıza kadavra yaparsınız
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman...

    kan bile ter ederken damarını, zamanlar an'larını
    her aşk kendi masalını...

    eddim, yapraklar mı terk eder ağaçlarını
    yoksa ağaçlar mı yapraklarını?

    dedim, kimse konuşmayacak mı artık
    susuşlarını?
    kimse...kimse toplamayacak mı çığlıklarını?

    ve neden birbirinin yüzüne yaslamış herkes
    kanlı mahcup bayraklarını?

    yanıt yoktu...
    çünkü soru yoktu, soru yoktu, soru yok!
    dedim ey nüshasız aslım
    be acıların hesabını veren yok; onları güneşe ser
    onları güneşe ser, güneşe!
    acı bu, herkes her yerde, o da güneşte çeker
    sonra katlar dolabına koyarsın
    arada bir çıkarıp ütülersin, anarsın
    bu acılar başka ne işe yarar
    bu başkalar hangi acıya yarar?

    /devrilse de üstümüze şehir yarar
    insana
    acıtsa da kalbinizi şiir yanar
    insana.../

    yapraklar sallanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman

    kentli bir münzeviydim
    virajlı harfler gibi yaşadım
    ölümler vardı öldüm, ateşler vardı yandım
    parlayıp yiterken kahrın alacasında
    na çar bir gölgeydim şehrin uğultusunda
    ve yalan bir müfreze hayatın ordusunda
    nere dönsem iğretiydi bir yanım
    ateş yanım, duman yanım, kül yanım
    gelen yarım, giden yarım, ben yalım
    yapraklar salllanıp dururken ağaçlarda
    içimde yarım kalmış bir orman
    içimde yanmış kalmış bir orman

    ödeştim cehennemimle hiç dublör kullanmadan
    boğuldu su, yenildi aşk, çürüdü devlet
    içimde çok yanılmış bir orman
    içimde çok yanılmış bir orman..."
  • hristiyanlığın 3. yüzyılında ortaya çıkan bir arınma ve kendini dine adama şekli. hareketin öncüsü 3330-3397 yılları arasında yaşayan aziz vasildir. hiçbir ruhani otoriteye bağlı olmayan münzeviler hoş görülmemişlerdir. inziva hücrelerini bir araya getirmeleri, bir başkeşişe itaat etmeleri, aynı sofrada yemek yemeleri gibi kurallara tabi olmaları istenmiş ve bu isim kurumun yeni ismine de monastery yani münzevihane olarak yansımıştır. ünlü bir örnek olarak sümela manastırı verilebilir.

    mısır ve filistin'den sonra kapadokya, doğu hristiyan dünyasının en önemli merkezi olmuş, en ulaşılmaz, ücra dağlara ve kayalıklara manastırlar inşa edilmiş. bugün türkiyede gerçek anlamda münzevilere hizmet veren 2 manastır mevcut. bunların her ikisi de mardin il sınırları içerisinde ve süryanilere ait.

    kaynak:sevan nişanyan - müjde nişanyan
  • halil cibran ın kitaplarında çokça bahsedilmektedir münzevi bir karakterden.

    (bkz: ermiş)
    (bkz: gezgin)

    elini eteğini pek çok şeyden çekmiş manasına gelmekteymiş yanılmıyorsam.
  • yılmaz odabaşının birgün gazetesinde yazdığı köşenin adıdır aynı zamanda...
  • tutanamayanlar in kullanabilecegi bir sifattir. saci basi dagilmis , derin dusunceden gozlerinin feri sonmus kisidir.
    (bkz: nihilist)