şükela:  tümü | bugün
  • her guncel olayın benzerini osmanli tarihinden bulup cikaran, ve olayi artık "onlar idam etmis iste, biz de etsek ne olur ki" boyutuna kadar getiren sakal/gozluk bey
  • "osmanlı'da gece dersleri" (emin değilim "osmanlı'da gece hayatı" de olabilir) adlı güzel, komik, tavsiye edilesi kitabın yazarı.
    yeniçeriler, osmanlı'da oğlancılık, hamamlar ve tellaklar, osmanlı padişahlarının seks hayatı gibi ilginç konularda hoş bir uslupla yazan, sıkılmadan okunabilen tarihçi.
  • hürriyet gazetesi yazarı,son yazdığı kitap sultan vahidettin'in hayatını anlattığı şahbaba.
  • ilginç bulduğum tüm yazılarını kesip, arşivime aldığım, oldukça başarılı araştırmacı-tarihçi-gazeteci.
    elektronik postası: mbardakci@hurriyet.com.tr

    temmuz 2001'den itibaren hürriyet gazetesi'nde yazmaya başlamıştır. her pazar düzenli olarak bir sayfası vardır.

    (bkz: hurriyet tarih)

    antolojisi:
    maragali abdulkadir
    fener beylerine turk sarkilari
    refik bey
    sultani besteler
    sahbaba
    son osmanlilar
  • kendisi bir tarih bilginidir. çoğu zaman osmanlı'nın son yüz yılı hakkında geniş bilgilerle hürriyet gazetesinde karşımıza çıkar.
  • kemal alemdaroğluna kafayı fena takmıştır bu güzel abimiz.biryerlerden yazıları araklayıp kendi yazmış (bkz: intihal) gibi yayınladığını iddia etmektedir her hafta köşesinde.garip olan kemal alemdaroğlundan hala bir "tık" olmamasıdır.bu durumda iki ihtimal geliyor akıllara .
    1-kemal alemdaroğlu bunu hiç iplemiyor ve cevap vermeğe dahi değer görmüyor.
    2-kemal alemdaroğlu iddia edilen olayı yaptı,verecek cevabı yok... bakalım hangisi doğru,bekleyip görelim.
  • (bkz: ulas bardakci)
  • cok genis bir arsive ve kulture-bilgiye- sahip ve kiskanilan tarihci yazar.populer tarih'ten sonra dogru durust ikinci tarih dergisi de onun sayesinde cikiyor.
  • her yaşanan güncel olayın bir benzerini osmanlı tarihinden bulup çıkaran ve yayınlayan hürriyet gazetesi yazarıdır, son olarak uday ve kusay hüseyin'in ceset fotoğraflarının medyada yayaınlanması üzerine, osmanlı tarihinde yaşanan benzer olayları ve ceset teşhir yöntemlerini kaleme almıştır
  • uday ve kusay ın cesetlerinin teşhirine döşediği methiyeden sonra bugünkü yazısıyla benim için hiçbir anlamı kalmamış bir yazar...bilgileri, temel kavramları çarptıran ve sırf kendi istek ve arzuları üzerine yorumlayan bir köşe yazarından ne bekleyebilirsiniz ki...

    bakın ne demiş...

    [[[vatanı korumak uğruna yemen'in de ötesine, burma'ya kadar gitmiştik

    ‘‘mehmetçik'in kanını galiçya'da, yemen'de akıttık. niçin akıttığımızı hálá soruyoruz’’ diyenlere ertuğrul özkök dün çok güzel bir cevap verdi ve ‘‘mehmetçik orada can verdi, çünkü oraları vatan toprağı idi. savunduğumuz yer vatandı’’ dedi.

    biz, vatanı korumak uğruna aslında çok daha uzaklara, çin'in yanıbaşındaki burma'ya, yani bugünün myanmar'ına kadar gitmiş ve basra'yı müdafaa ederken esir düşen çok sayıda mehmetçik'i ismi haritalarda bile geçmeyen ‘‘tayetmo’’ denilen topraklarda bırakmıştık.]]]]

    vatan ın neresi olduğunu tanımlarsak...herşey açığa çıkıyor...

    tanım=bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası;( kaynak türk dil kurumu). sayın bardakçı, ertuğrul özkök le güzel uyuşmuş...lakin vatan ın tanımını yaparken engin bilgisine rağmen neden kıvırdığını çözmek güç.

    verdiği örnekler, ümmet doktirinine dayanan ve imparatorluğun hakimiyet sürdüğü alanlar....bizim millet olarak yerleştiğimiz topraklar ve vatanımız nasıl ki anadolu ise...arapların ki de arabistan...bizim vatanımız olmayan (ki o dönemde milliyetcilik akımları yeni yeni filizleniyor ve vatan tanımıda yeni yeni yapılıyordu.) toprakların, sırf isyanlar olduğu ve imparatorluğu bir arada tutmak için girdiğimiz mücadelenin...yurt savumasıyla bağdaştırılmasına ... ve böyle sakat bir mantığın bardakçı dan gelmesine şaşırma(mak) lazım...

    eğer dedikleri doğruysa bugün ırakta amerikalılara karşı gerilla savaşı yürüten ıraklılar nerelerini savunuyorlar....ama yazının sonunda gerçek niyeti görüyoruz....

    [[[asil efendilik

    şimdilerde gittikçe moda olan 'biz araplarla asırlar boyu beraber ve kardeşçe yaşadık' ifadesi sizi bilmem ama beni artık çok fazla rahatsız etmeye başladı.

    biz araplar'la asırlar boyu hep beraber yaşadık, doğru, ama bu beraberlik 'kardeşçe' değil, 'yöneten-yönetilen' ilişkisi çerçevesinde kaldı!

    türkiye 'büyük' ve 'güçlü' devlet olduğuna hakikaten inanıyorsa, öteki 'büyük' devletlerin yaptığını yapmak ve eski toprağı irak'ta artık fiilen bulunmak zorundadır. bu iş, entellektüel gözükmeyi geçmişten arınmak zanneden bazı kişilerin iddia ettiği gibi 'sefil hizmetkárlık' değil, 'asil efendilik'tir. ]]]

    gerçek ortaya çıkmış oluyor...vatan savunması değil, 100 yıl öncesinin efendilik ihtirasları peşindeyiz. tabi bu arada kimin gerçek efendi, kiminde sefil hizmetkar olduğu tam net açıklanmamış...kimin vatanını savunduğu gibi.

    basınımızın halini gösteren içler acısı bir yazı....hala anlamamış olanlar için.

    lütfen

    (bkz: cus galicya vatan miydi/#3234940)