şükela:  tümü | bugün
  • --- spoiler ---

    (nükleer enerji üretimi sonrası atıklardan bahsediyor)

    - derdiniz atıklarsa afrika orada? veririz üç beş kuruşu oraya göndeririz.

    --- spoiler ---

    yani ne diyebilirim, ne dersem bu korku filmini tam olarak izah edebilir gerçekten bilmiyorum. benim kelime dağarcığımın bittiği bir nokta burası. kan donması nasıl oluyormuş bu lafın sonunda anladım...
  • anladık, mustafa kemal i padişah ve sadrazam anadoluya gönderdi,kendi kendini 3. ordu müfettişi olarak atayıp gidecek hali yoktu zaten. ama git direnişte bulun, bizi tanıma, sana idam fermanı çıkarsak bile umursama, meclisi anadoluda topla, başına geç, düşmanı kov sonra da bizi mi kov dediler?belgelerde paşa anadoluda direnişi kurmaya gidecek diye hiç bir şey yok, devlet operasyonu varsa bunun için değil karadeniz bölgesinde karışıklıklar var, git durumu düzelt diye var. samsuna çıktıktan 1 ay sonra ingilizler ve hükümet paşanın eylemlerinden kıllanıp geri çağırdı zaten, ama o dinlemedi, bildiği yolda yürüdü. iyi ki de yürümüş.
  • kendisi belgeye dayalı tarihçilik konusunda kesinlikle çok önemli işler yapmış, "salla gitsin nasıl olsa anlayan yok" tarihçiliğini ifşa etmiştir. ayrıca eş-dost-arkadaş-tanıdık ağıyla sıradan bir araştırmacının ulaşamayacağı bilgi ve belgelere ulaşmış, bunları yayınlayarak da kültürümüze önemli katkılar yapmış, adının belli bir ağırlığı olmasını sağlamıştır. ama işte murat bardakçı'nın olup olacağı da budur. iyi bir arşiv araştırmacısı. ötesine geçecek derinlikte bir insan değil.

    bilgi-belge konusunda ne kadar iyiyse iş yorum-analiz kısmına gelince de o kadar vasattır. türkiye'de nedense tarihçilerin sağa çekmesi gibi sorun var. bir nedenden ötürü kendilerini alamıyorlar ve nesnel bakamıyorlar. elin oğlu ateist ilahiyatçı çıkarır, biz daha tarihe belli bir mesafeden bakan tarihçi bulamıyoruz.

    türkçe ezanla girişmiş yazısına. bence, güftesini adam gibi yazarlarsa insanlar türkçe ezanı da sever. eski versiyonu dinledim, bokum gibi güftesi ve bestesi var. ben bile beğenemdikten sonra, kim beğenir? türkiye'de diğer çoğu müslüman ülkeden farklı olarak ezan müzikal olarak okunur. bu da ayrı bir konu ya neyse. yani aslında ezan her vakit farklı bir şarkıdır. makamlara bakarsanız, hepsi de günün o vaktine uygundur. türkçe ezan da tanrı uludur sığlığında, sanki uluyormuş gibi. oysa makamlara uygun yazılsaydı, türkçe ezan gayet de olurdu. bugün kimse arapçasının anlamını bilmiyor, herkes melodisine bakıyor. o melodiyi koru, istersen tarzanca olsun kimse umursamaz.

    gelelim ayasofya'ya. kendisi vakıf, kılıç hakkı ve fetih sembolü diye tutturanlar kervanında goy goy yapıyor. öncelikle istanbul işgal edildiği için o kılıç hakkı işini geçelim. istanbul yıllarca ingiliz yönetiminde kaldı. atatürk şehri alan son komutandır. haliyle kılıç hakkı, fetih bilmem nesi falan fantaziden ibaret. ayasofya da kapatılmadı, aksine dünya mirası olarak tüm insanlığa açıldı. iki adım ilerde, cumada bile dolmayan sultan ahmet camii varken, ayasofya zaten cami olarak gereksiz. konumu itibariyle yerleşim yerlerine uzak, turistik bir bölgenin uç noktası. bu goy goy bitsin çevre esnaf bile gitmez, anca cumaları falan arap turistler. paganizmden katolisizme, ortodoksluktan müslümanlığa pek çok kültürü bünyesinde barındırdığı için insanlığın ortak mirası olarak muhafaza edilmeliydi ki yakında o konumuna dönecektir. kimsenin salladığı yok, beklenen etki elde edilemedi. biz kapattık, biz açtık lafı da ayrıca safsata. hiçbir zaman kapanmadı ki açılsın. belli yerlerinde kuran okunan, namaz kılınan bir yapıydı zaten. böyle hamasetle gazeteci de olunmaz, köşe yazıcı olunur.
  • o papyonu... o gözlüğü... hele hele top sakalı... ah o bülbül sesi... ne bileyim ya, insanın mahkemelerde sürünesi geliyor.
  • --- spoiler ---

    - derdiniz murat bardakçı ise afrika orada? veririz üç beş kuruşu oraya göndeririz.

    nükleer atık/ bir tv programı/ 16-05-2010

    --- spoiler ---

    bana mantıklı geldi şahsen. bir miktar nükleer atık sıradan bir tv programına konuk olup insanlar hakkında fikir belirtecek; müthiş tavsiyelerde bulunacak deseler vallahi inanmazdım. şoktayım şu an :/
  • istediği kadar bilgisi olsun, saygısızdır.

    zaten bilgi, insanlara yukarıdan bakmaya sebep olamaz. bilen adam böyle olamaz.
  • millete hakaret ediyor diye dava açacağını söylüyor arkasından millete hıyar terbiyesiz felan diyor. öff ya aydınımız da böyleyse artık biz napalım.
  • an itibariyle habertürk'te yayınlanan programında, ekşisözlük yazarlarından bazılarının entryleri sebebiyle son derece öfkelenip, sözlüğe saydıran kişidir.
    50.000 yazar var ve o beğenmediği entryler sebebi ile bütün sözlüğü itham ediyor.
    burayı okur mu bilmem ama insanların doğru ya da yanlış, fikirlerini söylemeye hakkı vardır ve olmalıdır!
    bir tv programcısı olarak , tv den racon kesmek , kendi yaşındaki bir insana yakışan hareket değildir!
    yanındaki tokatlı hocamız ıse , karşına çıksa tekme tokat döversin diyor...
    prof oldu...karşısına çıksa bunu yazanı tekme tokat dövermiş...
    valla bir kere dövemezsin beni, bundan eminim de, bu tarz size yakışmaz!
    zevkle dinlerken çoğu kez, bu şekilde yaklaşımlar ayıp kaçar!
    televizyondan ağır ağır sözlerle ,bir bütün topluluğu suçlamak ne demektir?
    reklam alıp ,para kazanıyor, bizde yediğimiz hakeretle kalıyoruz diyor...
    bu sözlük ortaya çıktığında, reklam falan yoktu ortada...
    tarihçi olduğunuz için tarihi de bilirsiniz değil mi?
    çok ayıp ettiniz,şakayla karışık fırçalarınıza katlanıyoruz ama bodoslama ettiğiniz hakaretler size yakışmıyor!
  • ayasofya'nın yeniden ibadete açılması ile ilgili bugünkü köşe yazısında ;
    "tekrar söyleyeyim: ayasofya’yı biz kapattık ve yine biz açtık! bu kapanış ile açılışın arasındaki 86 sene içerisinde yaşanan hicranların, ruhlara çöken hüzünlerin, tahammülüne çalışılan ıztırapların ve başa gelen bütün dertlerin sebebi başkaları değil, sadece biziz!"

    86 yıldır ayasofya ibadete kapalı diye ne hicranlar yaşanmış, ruhlarımıza hüzün çökmüş, tahammül edilmesi zor ızdıraplar yaşamışız.
    (bkz: ızdırabını sikeyim)

    vay amk, bunlar bir de yazar çizer aydın takımı diye geçinenlerden.
    ülkenin başına el birliğiyle ördükleri bu karanlık düzenle birlikte elbette tek tek bitecekler.
  • entelektüel olarak sefil biri olduğunu net şekilde belgelemiştir.
    yıl 2020 hala kılıç hakkı diyor, hacı dayı tarihi meseleler dönemin şartlarına göre değerlendirilir. fatih dönemi'nde ayasofya'nın cami yapılması tamamen siyasi ve askeri bir karardır. yıl 2020, o düşünce iklimi mi kaldı da kılıç hakkı diyorsun. diplomasi icat edildi, modern hukuk oluşturuldu. ne kılıç hakkı?

    bu ikiyüzlüler beni sadece güldürüyorlar, trump'ın, abd'nin israil büyükelçiliğini kudüs'e taşıması kararına ovvv diyordunuz. madem öyle, al böyle der el oğlu.