şükela:  tümü | bugün
  • psikanalist. antalya'da 'türk psikoterapi kurami' olarak baslattigi bir
    ruhbilim okulu var; ayrica ta seksenlerin baslarinda cikmis kaplumbagalarin uykusuna dek albümünün ve delilige dair tefekkur adli kitabin da sahibi.
  • jung'u ve yunusları (yunuslarla terapi yapıyor.) ona sorun.
  • turkiyenin en guzel rock albumlerinden biri yapmis insan... ilk psychedelic esintiler..
    ne yazik ki o albumden kimse haberdar degil ve neler kacirdiklarini bilmiyorlar...

    (bkz: kaplumbagalarin uykusuna dek)
  • son derece kibar ve espritüel bir insan.
  • kaplumbagalarin uykusuna dek şarkısını her dinleyişimde beni ruhsal bir yolculuğa çıkaran, çocukken gördüğüm ama tanımlayamadığım garip rüyalara götüren bir müzisyen.
  • kendisinin 'kaplumbağaların uykusuna dek' albümü tekrar karşıma çıktı bir şekilde ve bu şarkıcı kimmiş daha detaylı bakayım dedim. ne yazık ki bu bilgi edinme girişimim yunusların hapsedilerek 'terapi' için kullanıldığı ve hayli kabarık ücretler kabul eden bir şirkete, yani antalya ruhbilim okulu ltd. şti.'ye götürdü beni. murat bey, yunusları kullanarak insanların psikolojisine terapi uygularken, yunusların psikolojisi hakkında ne der acaba? hapishane havuzlardaki yunusların memnun olduğu düşünülemez herhalde?! gerçekten çok ama çok üzücü. kendini yunusların da sahibi zanneden şirket sahipleri ve burada çalışanlar için üzücü olmayansa kazanılan paradır sanıyorum; 30 günlük staj için 2000 euro ve 10 günlük terapi içinse 3750 euro gibi ücretler mevcut şirketin websitesinde. gerçi adı üzerinde şirket, değil mi?

    esasında niyetim saldırmak falan da değil, yalnızca memlekete dair, insana dair daha da bir kederleniyorum bunlardan haberdar oldukça. en entellektüel yahut donanımlı diyebileceğimiz kesim bile niçin insan dışı hayvanlara zerre kıymet vermez, anlayamıyorum. ve insanın kendini en tepeye koyan,egosunun tutsağı olmuş algısı psikoterapiyle ilgilenen, insanın bilinmezlerini, gizlerini çözmeye yaşamını vermiş bünyelerde dahi karşımıza çıkıyorsa, vay halimize...

    çok da bir şey değil aslında, lisan bilmeyenin sözcüsü olmak ve her canlının kendine uygun bir doğada yaşamasına müsaade etmek...
  • kaplumbağaların uykusuna dek albümünü günlük bi defa dinliyorum şu sıralar. biraz daha araştırayım dedim kendisini. her ne kadar orada bitirmemiş olsa da bir dönem antalya lisesi öğrencisi imiş. hala lise yıllarını ve tabii ki lisesini özleyen beni gülümsetti. şu entry * ise hayal kırıklığı yarattı. neyse baya iyi müzik yapmış zamanında dinlemeyi ihmal etmeyin.
  • anatolian rock revival project'i yine su gibi içtiğim bir günde karşıma çıkan aşağıda inanılmaz sözlerini paylaştığımkaplumbağaların uykusuna dek şarkısının sahibi. müzikaliteyi hissedince, üstad neler yapıyorsun sen dedirtiyor. efsane bir enstrüman kullanımı. dinlensin!

    "kaplumbağalara sarı mumlar diktim
    sonra onları pamuk taşlara salıverdim
    titrek alevleri salınarak taşıyışlarını
    hayran hayran seyrettim
    bulutlara sarınmış nur yüzlü aydan
    pamuk taşların beyazlığından
    ve mumların aydınlığından
    yıldızlar bu gece karanlığa küsmüş
    bu gecenin karanlığına yıldızlar küsmüş
    yıldızlar bu gece sonsuzluğa küsmüş
    bu gecenin sonsuzluğuna yıldızlar küsmüş

    sessizliğin esrikliğinde
    birden bir ses duydum yaklaşan
    kurşunları beni hedef alan makinalı
    bana adımlayan bir dostun ellerinde
    biliyorum bu bir karabasan
    ürküyorum ve kaçıyorum yine de

    yıllar önce bacısı sevgilimdi
    dondurmalı baklava kadar sevdiğim
    bana kızgın kovalarken haykırıyor
    bacısına ve bütün bacılara ihanet ettim diye

    küçükken ben güreşmeyi hiç sevmezdim
    oysa şimdi güreşe hoş bir yorum getirdim

    dostumdan uçmayı öğrenmiştim
    öğrenene dek kolumu kanadımı kırdım
    belki parçalarımı hala saklıyordur evinde
    oysa ben uçamıyorum yine
    dostum haykırıyor "uçmak kaçış için olmaz"
    dostum haykırıyor "ruh erinci için uçmak"
    "ruh erinci için uçmak"

    kaplumbağalar mumlarını söndürdü
    uykuya çekildiler birer birer
    ay bulutlara tümden örtündü
    sarayının hareminde yıldızlarla mahrem

    pamuktaşların beyazlığı kurşunları şaşırttı
    dostum makinalıyı elinden attı
    ve ben dondurmaalı baklavadan da çok
    sevdiğim sevgilimle uçtum? "
  • bir tuhaf insan.. insan psikolojisinde derin analizleri olduğuna emin olduğum hoş müzisyen. acayip bir şekilde pink floyd havası seziyorum .

    “sessizliğin esrikliğinde
    birden bir ses duydum yaklaşan
    kurşunları beni hedef alan makinalı
    bana adımlayan bir dostun ellerinde
    biliyorum bu bir karabasan
    ürküyorum ve kaçıyorum yine de “