şükela:  tümü | bugün
  • alınan bir duyuma göre aslen bir ingiliz amiraliymiş bu. sonradan ingilizlerle arası bozulup türk korsanların saflarına katılmış.

    1585'te ispanya'ya ait, afrika açıklarındaki kanarya adaları'nın en kuzeydoğuda olanını, lanzarote adası'nı zaptetmiş, 300 esirle cezayir'e dönmüştür.

    1617'de portekiz'in afrika açıklarında bulunan nefis şaraplarıyla ünlü madeira adası'nı zaptetmiş, 1.200 esir alarak, üssü olan cezayir'e dönmüştür.

    daha sonra murat reis faaliyet ve teşebbüs alanını genişletmiş, kuzey atlantik'e seferler düzenlemiştir.

    murat reis'in en ünlü seferi 12 kadırgadan oluşan filosu ile yaptığı 1627 izlanda seferidir.

    manş denizi'nden kuzey denizi'ne geçerek danimarka ve norveç kıyılarını bombardıman eden türk amirali 1627 yılının 20 haziran günü kuzey kutup dairesi'ne erişerek izlanda kıyılarına demir atmıştır. türkler 16 temmuza kadar tam 26 gün izlanda'ya hakim olmuş 400 esir ve büyük ganimetle 12 ağustos'te cezayir'e dönmüştür. 5.000 kilometreden uzun olan izlanda-cezayir dönüş yolu 27 günde alınmıştır.

    bu seferde türklere esir düşüp cezayir'e getirilen olaf egilson adındaki bir rahip sonradan kurtularak izlanda'ya dönmüş ve murat reis'in seferini izlanda dilinde bir kitap olarak kaleme almıştır.

    diğer türk korsanları için (bkz: türk korsanları/@matarama su ko)

    muratreis adlı denizaltının adı da bu korsanın hatırasına hürmetendir.
  • küçük murat reis olarak da bilinen bir türk denizcisi. 1570-1641 yılları arasında yaşadığı tahmin edilmektedir. ingiliz değil, hollandalıdır; asıl ismi de jan janszoon'dur. hollanda devletine bağlı bir korsan iken türk denizcilerine esir düşmüş, sonraları islam dini ile şereflenerek murat ismini almıştır. müslüman olduktan sonra da korsanlık faaliyetlerine devam etmiş, tâbi olduğu osmanlı imparatorluğu'nun hakimiyetini atlas okyanusu'na taşımasını bilmiştir.

    murat reis izlanda'yı bir süreliğine zaptetmiş; irlanda, ingiltere, danimarka ve isveç kıyılarına akınlar düzenlemiştir. murat reis'in, amerika'daki birkaç ingiliz kolonisini yağmaladığı bilinir. kuzey atlantik'te ingiliz denizcilerine göz açtırmamıştır.

    küçük murat reis, yine kıymetli bir denizci olan koca murat reis ile karıştırılmamalıdır. (bkz: koca murat reis)
  • berberi korsanları tarafından esir edilmiş ve akabinde müslüman olup bunların emrine girmiştir.

    başka bir hollanda dönmesi olan süleyman reyis tarafından kollanmış ve kısa sürede söz sahibi olmuştur. bir aralar izlanda ve ingiltere sahillerine dadanmıştır. manş denizinde takılırken mühimmat ve erzak almak için bir hollanda limanına sığınmıştır. adamı tanıyan hollandalılar bunun eski karısını ve çocuklarını getirirler. "evine dön bırak bu korsanlık işlerini" diyerek adamı ikna etmeye çalışırlar. murat reyiz siktiri çeker yine denize açılır.

    bize de ccc demek düşüyor tabii.
  • o değilde bu adamın meşhur kennedy ailesinin atası da olduğu söyleniyor.
  • genç osman türküsü'nü yazan kayıkçı kul mustafa, murat reis'in filosunda da bulunmuş ona da bir koşma yazmıştır. (bkz: kayıkçı kul mustafa/@flavius aetius)

    yalnızca izlanda'yı yağmalamak ile kalmayan bu çılgın hollandalı irlanda'yı da yağmalamıştır (bkz: #7949148). bir ara geçerken lundy adasına da bayrağı dikmiştir.
  • bir osmanlı denizcisi. 1627 yılında korsanları kovalayan murat reis 26 gün boyunca izlanda'nın altından girip üstünden çıktı . 400 civarında esir aldı. erkekleri köle olarak sattı, kadınları ganimet diye hareme hediye etti. bu olay üzerine izlandalılar bize "tyrkjaranid" demeye başladılar. bu kelimenin anlamı insan çalan türk demektir. bo olaylar silsilesinin üzerine izlanda'da türk öldürmek legal olmuştur hem de 1970 senesine kadar. lanetullahi aleyhim !
  • izlanda ve irlanda kıyılarına baskınlar yapıp yüzlerce esir almış barbar bir korsandır. asıl adı jan janzsoon olan haarlem'li bir hollandalıdır. akdeniz'de korsanlık ederken osmanlı tebaı olan cezayir korsanları tarafından esir alınıp cezayir'e götürülmüş, burada müslüman olup murat ismini almıştır. kendi isteğiyle mi, zorla mı olduğu tartışmalıdır ama her ne ise müslüman olup osmanlı vatandaşlığına geçince cezayir'de tezgah açıp eylemlerine buradan devam etmiştir. saz arkadaşlarından biri, yine kendi gibi müslüman olmuş bir hollandalı olan süleyman reis'tir.

    murat reis ya da gerçek adıyla jan janzsoon, akdeniz'de dolanmaktan sıkılıp gözünü kuzeye dikmiş ve bir danimarkalı esirle faroe adaları yakınında ele geçirdiği bir balıkçı teknesinin kaptanının 'yardımıyla' izlanda'ya gidip baskın yapmıştır. izlandalılar bunu 'türk baskınları' olarak bilir. baskını planlayan ele başı hollandalı, fikrin sahibi hollandalı, ama gemi osmanlı bandıralı olduğundan bu barbarlık türklerin üzerine kalmış ve izlandalılar'ın yüzlerce yıldır türklerden nefret etmesine vesile olmuştur. hiçbirinin murat reis'in aslen hollandalı olduğundan bile haberi yoktur, ya neyse. murat reis ve şürekası bir çoğu kadın ve çocuk olan esirleri gemiye doldurup zincirlemiş, kadınları osmanlılara, cezayirlilere ve bilumum zengin araplara cariye (seks kölesi) olarak satmışlar, erkekleri kürek mahkumu ve amele yapmışlar. bu esirlerden çok azı, savaşlar yüzünden neredeyse iflas eden danimarka kralı'nın yıllar sonra anca fidye parasını denkleştirebilmesiyle ülkelerine geri dönmüş. bazı sözlükçülerin iddia ettiği gibi çoğunluğu değil, ufak bir azınlığı. bunlardan en çok bilineni gudrídur símonardóttir isimli bir hatundur. izlandalılar ve danimarkalılar ona geri döndüğünde tyrk-gudda ismini takmışlar.

    kendisi bir balıkçının karısıymış ve bir de çocuğu varmış, kadıncağızı ailesinden ayırıp esir etmiş, cezayir'de pis kokuşmuş arabın tekine seks kölesi olarak satmışlar. kadıncağız ancak 10 yıl sonra danimarka kralı fidyeyi zar zor denkleştirince memleketine geri dönebilmiş. işte vay aslanlar kaplanlar hatunları almışlar hede hödö diye geyiğini yaptığınız olay bu. ailesinden, kocasından, çocuklarından ayrılıp pis, kokuşmuş, barbar heriflerin altına seks kölesi olarak atılan, yıllarca haremlerde hapis olarak çile dolduran kadınlar, ufak bir balıkçı kasabasında sessiz sakin bir hayat sürerken denizden peyda olan yabancılar tarafından zincirlere vurulup ölene kadar gemilerin dibinde kürek çekmeye zorlanan, karısını, çocuğunu bir daha göremeyen erkekler.

    gudda'nın temcit pilavı gibi tiyatro oyunu, belgesel, vs yapılan hikayesi 2001 yılında izlanda'da kim bilir kaçıncı kez kitap olarak çıkmış ve aylarca best seller listelerinde kalmış (bu izlandalılar niye bilmem kaç yüz yıl önceki olayı unutmuyor da bize hala gıcık kapıyor diye merak edenler not alsın).

    murat reis'in baskınları izlanda ile bitmiyor, bir de türkiye'de fazla bilinmeyen baltimore baskını vardır. burada da murat reis, namı diğer janszoon, irlandalı bir balıkçıyı esir alıp ondan rotayı öğreniyor ve irlanda'nın baltimore kıyılarından 108 kişiyi esir alıyor. bunlardan da sadece 2 tanesi memleketine geri dönebilmiş.
    o yol gösteren balıkçıyı da ingilizler bu hıyanetinden dolayı idam etmişler sonradan.

    bizim(!) murat reis ve korsanları iyi para edecek sarışın, kızıl saçlı güzel kadınları ve ağır iş yapacak güçlü kuvvetli erkekleri alıp gemiye dolduruyor, aynen izlandalılara yaptıkları gibi bunları da araplara seks kölesi ve amele olarak satıyorlar. bir ara kitapçıda gezinirken sack of baltimore konulu (ismi bu olabilir, aklımda değil şimdi) yeni çıkmış bir kitaba rastladımdı, epey bir kısmını okudum, bu kitapta ailesinden, vatanından koparılan, sevdiklerini bir daha göremeyecek olan zavallı bedbaht esirlerin çektiği onlarca cefa, bazılarının hatıra defterlerinden alıntılarla anlatılıyordu.

    zavallı kadınlar zorla müslüman yapılmış, ülkesindeki eşini, sevdiğini unutmak istemeyenler öldüresiye dövülüp falakaya yatırılmış, sindirene kadar tecavüz mü ararsınız işkence mi, ne bok ararsanız var. şanslı bir azınlık (böyle şansı da sikeyim yani) sayılı zenginlerin haremlerine düştükleri için şükretmiş, bunlar da elmaslar, yakutlar, ipek kaftanlar içinde ancak kafes arkasında hapis gibi yaşamışlar.

    erkeklerin bir çoğunun durumu vahim, onlar da her tür eziyet altında yaşlanıp elden ayaktan düşene kadar ağır işlere koşulmuş, bir kısmı yıllarca korsan gemilerinde zincirlere vurulup kürek çekmeye zorlanmış. kitapta anlatılanları insan olanın insanlığından utanmadan okuması mümkün değil -ki ben hepsini okuyamadım, midem kaldırmadı .

    bu barbarlığı yapanlar türk bile olmadığı halde osmanlı vatandaşı oldukları, osmanlı bandırasıyla hareket ettikleri için yedikleri bok türklerin üzerine kaldı, türklerin en medenisi en aşmışı bile hala barbar türk yaftasını yiyor, adamlar izlanda'ya gidenlere vize vermemek için işi her türlü yokuşa sürüyorlar. allahın hollandalıları yüzünden türklerin imajı yüzlerce yıldır çamura batmış, düzelten de yok. kaç kişiyle konuştumsa (izlandalı ve türk) murat reis ve mürettebatının türk olmadığını bilmiyordu.
  • (bkz: sale cumhuriyeti)
    (bkz: sale rovers)
    (bkz: 1627 izlanda seferi)
    murat reis'in hollanda'da başlayıp cezayir, fas, izlanda ve amerika'ya uzanan hayatı bir hayli ilginç. oğlunun new york'ta landlord olduğu iddia ediliyor. araştırılsa günümüzde yaşayan torunları dahi bulunabilir.