şükela:  tümü | bugün
  • tam adı mustafa murat yurtbilir olan, avustralya'da unsw canberra'da akademisyenliğe devam eden, boğaziçi üniversitesi ve odtü çıkışlı kaliteli türk akademisyen. bir dönem girne amerikan üniversitesi'nde de ders vermiştir.

    türkiye-çin ilişkileri konusunda bir yazısı için; http://politikaakademisi.org/…inindaki-yansimalari/
  • 2016 avustralya seçimleri izlenimlerini upa'ya yazmış;

    avustralya’da seçim: ilk izlenimler

    2 temmuz 2016 cumartesi günü, avustralyalılar, hem parlamento, hem de senato seçimleri için sandık başındaydılar. bu yazının yazıldığı 4 temmuz akşamında henüz sonuçlar kesinleşmemesine karşın, 2 temmuz öncesi seçimin ardından parlamento’da çoğunluk sağlaması beklenen liberal-ulusal koalisyon’un avustralya işçi partisi karşısında beklenenden çok daha zayıf bir performans gösterdiği ortaya çıkmış durumda.

    avustralya’da seçim sistemi, seçmenin parlamento’da partiler, senato’da ise partiler ya da adaylar arasında sıralama yapmasına dayanıyor. parlamento seçimlerinde bir bölgede en çok oyu alan adayın % 50 çoğunluğu bulamaması durumunda, diğer adaylara oy veren seçmenlerin ikinci tercihleri devreye giriyor; bu durumda da o bölgedeki seçmenin yarısının oyuna erişilmezse, üçüncü ve dördüncü tercihlere bakılıyor. bu sisteme göre, bir bölgede en çok oyu alan aday seçimleri kazanamayabiliyor. örneğin, geçen cumartesi günkü seçimlerde victoria’daki grey seçim bölgesinde ilk tercihler sonucunda liberal parti adayı, aldığı % 41 oy ile, nick xenophon takımı’nın adayının % 28, işçi partisi adayının % 22 ve yeşillerin adayının % 3 oyunun karşısında birinci çıkmasına karşın, ikinci tercihlerin devreye girmesinin ardından yarışı % 56’ya karşılık % 43 oranıyla geride götürmekteydi. zira bu bölgede işçi partisi ve yeşiller ikinci tercih olarak büyük oranda nick xenophon takımı partisinin adayını işaretlemiş durumda. buradan da anlaşılabileceği gibi, oy sayım süreci türkiye’de alışık olduklarımızdan çok daha karmaşık ve bu nedenle özellikle 10 bölgede seçim sonuçları henüz tam olarak netleşmemiş durumda.

    aslında seçime giden süreç, 14 eylül 2015’te başlamıştı. o tarihte 7 eylül 2013 günü yapılan seçimlerde avustralya işçi partisi’nin altı yıllık iktidarına ezici çoğunlukla kazanılan bir seçim zaferiyle son veren tony abbott liderliğindeki liberal-ulusal koalisyon, “parti içi bir darbe” ile abbott’ın yerine malcolm turnbull’u getirmişti. bu lider değişiminin nedeni, abbott liderliğindeki liberal koalisyon’un anketlerde sürekli işçi partisi’nin çok altında seyretmesiydi. parti, muhafazakar tony abbott’dan ziyade daha kozmopolit ve uluslararası sermayeyi temsil eden liberal bankacı malcolm turnbull ile seçimlerde şanslarının daha fazla olduğunu hesap etmişti. gerçekten de, liderlik değişiminin ardından, popüler turnbull’un liderliği liberal koalisyon’u tüm anketlerde birinciliğe taşıdı. başbakan turnbull’un seçmenle yaşadığı bu balayından yararlanmak isteyen parti, ülkeyi çifte seçime götürme kumarını oynadı. senato’da reddedileceğini bilerek, inşaat sektöründeki işçi-işveren pazarlık sürecine denetleyici bir üst kurum öngören yasa tasarısını parlamento’dan geçirerek, hem parlamento’nun, hem de senato’nun kendini feshetmesini sağladılar.

    seçim sürecinde genel beklenti, liberal-ulusal koalisyon’un parlamento’da çoğunluğu sağlayacak 76 sayısına rahatlıkla erişeceği ve senato’da ise küçük partilerin elenerek iktidar için kolay çalışılabilir bir aritmetiğe ulaşılacağı yönünde idi. ancak şu ana kadar belli olan sonuçlara göre; liberal-ulusal koalisyon 68, işçi partisi 67, yeşiller 1, “orta yolcu” nick xenophon takımı 1, sağ-muhafazakar bob katter’ın partisi 1 ve bağımsızlar 2 üyelik kazanmış durumda. kalan on bölgenin beşinde işçi partisi, dördünde liberal-ulusal koalisyon ve birinde de nick xenophon takımı adayı yarışı önde götürüyor. bu koşullarda herhangi bir partinin 76 sayısına ulaşması zor görünüyor. daha da ilginci, liberal-ulusal koalisyon ile işçi partisi’nin eşit sayıda, 72’şer üyeye erişmesi durumunda, başbakan’ın belirlenmesinin oldukça sorunlu olacağı yorumları medyada yaygın olarak yapılmakta.

    seçim öncesinde, liberal-ulusal parti, istikrar ve ekonomik büyüme temalı ve liderleri malcolm turnbull’un işçi partisi lideri bill shorten’a nazaran çok daha fazla olan popülerliğine dayanan bir kampanya yürüttü. işçi partisi’nin liderliğinde bulunan ve partinin sağ kanadından gelen eski bir sendika önderi olan bill shorten ise, bütün anketlerde başbakanlığa turnbull’dan daha az yakışan bir isim olarak görülüyordu. ancak işçi partisi, tüm avustralya’da ve özellikle en kalabalık yeni güney galler ve victoria eyaletlerinde çok yaygın ve güçlü olan örgütü ile oldukça agresif ve başarılı bir kampanya yürüttü. işçi partisi’nin kampanyası, sıradan vatandaşın yaşamına doğrudan etki eden sağlık ve eğitim alanlarına odaklanmıştı. her şeyden önce, avustralya’nın kamu sağlık sistemi olan medicare’in özelleştirilmesi konusunu “medicare’e dokundurtmayız” sloganı ile seçimin ana gündemi yapmayı başardılar. işçi partisi’nin “yüz bin dolarlık üniversite derecelerine hayır” sloganı, bir başka etkili kampanya unsuruydu. liberal-ulusal parti’nin istikrar ve ekonomik büyüme konularını oldukça genel ve soyut olarak kullanması, avustralyalılarca günlük hayatlarına somut bir etki yapmayacak vaatler bütünü olarak görüldü.

    avustralya siyasal geleneklerine göre, iktidarda olan bir partinin üç senelik ilk dönemi sonrasında iktidarı kaybetmesi çok nadir rastlanan bir durum. bu nedenle, şu an seçimlerde çoğunluk sayısına ulaşıp ulaşmadığı belli olmamasına rağmen, liberal-ulusal parti’nin performansı başbakan turnbull’un siyasi geleceğini sorgulanır yapacaktır. muhtemelen önümüzdeki sene içerisinde parti içerisinde liderlik yarışı göreceğiz. işçi partisi’nde ise, 2013’den bu yana liderliği sorgulanan bill shorten daha da güçlü hale gelecektir. bu sonuçların ardından, sol kanattan anthony albanese ya da tanya plibersek’in shorten’ın liderliğine karşı harekete geçme planlarını ertelemeleri mecburi görünüyor.

    senato ise, avustralya seçmeninin göreceli olarak küçük partilere oy vermeye daha eğilimli olduğu bir seçim süreci sonrasında oluşuyor. bu seçimlerde de, senato, pek çok değişik grubun temsil edildiği bir platform olacağa benziyor. oldukça kalabalık bir yeşil parti grubu ile nick xenophon takımı senatörlerinin yanında, milliyetçi ve göçmen karşıtı pauline hanson’un listesinden üç ya da dört senatörün seçilmesi bekleniyor. pedofili suçlarına cezaların artırılmasını kampanyasının temel teması yapan derryn hinch’in adalet partisi ile tazmanya’nın önceliklerini ve emekli askerlerin haklarını savunan jackie lambie de, senato’da muhtemel liberal parti ya da işçi partisi hükümetlerinin yasama sürecinde pazarlık etmek durumunda kalacakları diğer aktörler olacak.

    siyaseten parlamento’da liberal-ulusal koalisyon’un ya da işçi partisi’nin kuracağı hükümet çok ince hesaplara dayanacak olsa da, dahası, senato’da yasaları onaylatmak kapsamlı görüşme ve pazarlıklara bağlı kalacak gibi görünse de, avustralya’nın siyasi kültürü ve güçlü ekonomisi, bu tarz durumların etkisini en aza indirgeyecek birikime sahip. satın alma gücü paritesine göre almanya ya da büyük britanya’dan bile daha fazla kişi başına düşen gayri safi gelir, 2015 yılında maden fiyatlarının dünya piyasalarındaki düşüşüne rağmen gelişmiş ülkeler için çok iyi bir rakam sayılabilecek % 2,5 oranında ekonomik büyüme ve yine 2015 yılı insani gelişme endeksi’ne göre dünyada ikinci sırada olan çok kalifiye ve eğitimli bir nüfusun varlığı, ülkede hükümet kurma konusunda oluşabilecek sıkıntıların çok da sarsıcı olmayacağının açık göstergeleri.

    dr. murat yurtbilir

    australian national university

    kaynak: http://politikaakademisi.org/…secim-ilk-izlenimler/
  • türk-amerikan ilişkilerinde son günlerde yaşanan krizi yorumlamış; https://www.youtube.com/watch?v=pjupxjvhtde