şükela:  tümü | bugün
  • anadolu üniversitesi eski dekanlarından..
    o zamanlar üniversite henüz bölünmemişti ve musa şenel de mühendislik mimarlık fakültesinindekanı idi..
    çok enteresan bir kişilik olduğundan, kendisiyle ilgili, gözlerimizle tanık olduğumuz ilginç anekdotlar bulunmaktadır..
    kendisi aynı zamanda diferansiyel denklemler dersine girmekteydi..sınavlarda "+" ve "-" notlar vermişti bir dönem..eğer sınav kağıdında aptalca bir hata yaptıysanız "-" not veriyordu, dahice bir şey yapmışsanız da "+" ..100'ün üzerinde not alan olmamıştı ama bir keresinde birinin -5 aldığına tanık olmuştum..
    bir keresinde de soğuk bir kış günü bahçede kömür kamyonuna gel gel yaparken görmüştüm kendisini..
    yemekhanede, beğenmediği yemeği döken öğrencilerin 1 aylık yemek fişlerinin tamamını elinden alırdı..bir öğlen yemeğinde, çok yakınımda olduğu sırada iğrenç bir işkembe çorbasını içmek zorunda kalmıştım bu yüzden..
    evinin balkonunda da kocaman bir kamyon dikiz aynası bulunurdu..salonda oturduğu koltuktan, apartmana girenleri görebileceği bir konuma ayarlandığı söylenir..12 eylül öncesinden kalma ciddi korkuları olduğu söylenirdi çünkü..tanık olmasak da eskilerin anlattığına göre, 12 eylül öncesinde bir grup öğrenci tarafından kireç kuyusuna atılmış..
    bir de fakülteye yeni bir genç profesör gelmişti..adını hatırlamıyorum ama oldukça yetenekli ve değerli biriydi..musa şenel yıllardır oturduğu dekanlık koltuğunu sarsacak tek kişinin bu genç profesör olduğunu anlamış ve haftasonları fakülteye giriş çıkış yapmasını yasaklamıştı..çünkü bu genç profesör hafta sonları fakülteye gelip bazı çalışmalar yapmaktaydı..ama bir kaç zaman sonra bekçi engeline takılmıştı gariban..
    bir de kot pantalon giyen kızlara sinir olurdu..bir keresinde bizim binanın önünde kızcağızın birine "çıkar çabuk onu" diye bağırırken görmüştüm..
    derslerden birinde de "bayan asistan istemem ben.hamile kalıyorlar, bir işe yaramıyorlar" demişti..
    daha bunun gibi, şu an aklıma gelmeyen bir çok ilginç icraatı bulunan, nevi şahsına münhasır bir kişiydi vesselam..
  • kendisi bi hobite benzer esasinda.....ne war ki yasi itibariyle gercek bi elf oldugunu dusunuyorum... kirmizi bi burunun kendisine cok yakisacagini da dusunmuyor degilim....sadece 3 islemden olusan bi dersi(lineer cebir,bolme islemi yoktur) nasil bu kadar zor hale getiriyor anlamis degilim....yeni nesili seytani genclik olarak tanimlar ki annamis degilim...
  • zamaninda bademlik kampusune korku sacan adam. bademlikteki bilgisayar labinda otururken bana kimligimi sormuslugu vardir, kimligi sormasi anormal bir olay degil belki fakat sorma sebebi sudur ki, uzun sacli erkeklere kimligini sorup, kimliklerini gosterdiklerinde ellerinden alip "sacini kestirmeden gelme" demisligi, bu yuzden insanlara saclarini kestirmisligi vardir, ben gostermedim tabii ki "yeni geldim ben kimligim yok" diyerek yirttim.
  • üniversitedeki hocalarımın arasında hayatım boyunca unutmayacak olduğum kişilik..
    zekeriya beyaz tadında bir nüktedanlığa sahip olması onun baskıcı, otoriter kişiliğini, beğenmediği herkesi aşağılama özelliğini ne yazık ki değiştirmiyor.. derslerinde başarılı bir öğrenci olmakla paçayı asla kurtaramazsınız ondan.. ya kılık kıyafetiniz ya siyasi görüşünüz ya da cinsiyetiniz nedeniyle her daim sizi aşağılayacak bir ortam yaratmakta bire birdir..
    kendisinden en az beş ders almışlığım vardır, 100'ün altında not almış olduğum sınavı da yok denecek kadar azdır.. ne var ki kendisinin bir öğrenciyi değerlendirme ölçütü derslerinde başarılı olması değildir asla.. onun "efendi" öğrenci kalıbına girmeyen her öğrenci not ortalamalası 100 bile olsa beş para etmezdir..
    bir gün mini etek giydiğim için, başka bir gün yemek boykotuna katıldığım için, daha başka bir gün kimbilir ne yapıyor olduğum için kendisinden çokça laf işittiğimden ve boyu da boyuma yakın olması munasebetiyle kendisine şöyle okkalı bir kafa atma isteğim içimde hep baki kalmıştır..
    neyse ki bütün icraatlarına rağmen matematik sevgimden beni koparmayı başaramamış ve mezuniyetime engel olamamıştır..
  • herkesin hayatında mutlaka tanıması gereken insanlardan. nefret etmeden önce mutlaka iyice analiz edilmesi hatta ve hatta “ulen bu herif aslında doğru söylüyor” diyene kadar hakkında kafa patlatılası büyük şahıs diferansiyel denk. lineer cebir ve nümereğin gerçek babası hayatımda gördüğüm en güzel ders anlatan adam buna karşın aynı sınav kağıdına 100 veya 0 verebilen henüz kimsenin çözemediği bir sınav kağıdı okuma yöntemi olan ve köy enstitüsü mezunu matematik gurusu.

    matematikten daha önemlisi hayata dair çok şey öğrendiğim bana bunun gibi 10 adam versinler ben bu ülkeyi kurtarırım dedirtecek cinsten bir insan.

    aşağıdaki büyük vecizelerin sahibi;

    -bir adamın matematiğe kafası çalışmıyorsa hiç bir şeye kafası çalışmıyordur.

    -sırf hızlı koşuyor diye üniversiteye öğrenci alınır mı? (bkz: besyo)

    -ben zamanında bunun için süleyman demirel’le çok kavga ettim her yere baraj yapamazsın öyle dedim, dinlemedi.

    -bu runge kutta iki japon kardeştir. (alman bilim adamıymış)

    -testte neymiş öle sınav mı olur ne yani ilerde babanız size dört kız gösterecek birini seç evlen diyecek olmaz canım öyle şey yeni adet çıkarmayın
  • anadolu üniversitesinde matematik dersi alan herkesin bir kerede olsa dersine girmesi gereken endüstri mühendisliği bölüm başkanı. derse iki kere gelmeyeni geçirmem , oğlum o kılıkla derse almam seni! gibi sözlerin sahibi. genede dehşet bir matematik bilgisi vardır, adamı hayran bırakır.
  • kel mahmut ' un tüm pozitif özelliklerini çıkartınca geriye kalan...

    profesörlük tezi için yazdığı kitabında bolca intihal yaptığına dair gazete küpürleri her eğitim dönemi başında panolarda birkaç saat gözükürdü...
  • özünde iyi bir insan aslında...
  • bugün derste sınavlardan bahsederken siz sınavdan çıkıp eve gidene kadar ben sınav sonuçlarını sistemem girmiş olurum diyerek sınav kağıtlarını okumadığını hafifçe itiraf etmiş diferansiyel denklemler hocası.
  • kendisinin resmi kayıtlardaki ismi musa şenel olabilir. ancak, bir ismi daha vardır ki, dost meclislerinde, öğrenciler arasında ve kendisini tanıyan akademisyenler arasında kullanımı daha yaygındır: deli musa.