şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: şahit olmak)
  • fethullah gülen hocaefendi'nin bir şiiri.

    şimşekler çakıyor, apaçık rahmete semâ,
    çiçeklerin gözlerinde sihirli jâleler.
    bir hülyâ maviliğinde dağ-taş, ova-oba,
    renk, ışık arası gelip giden pervâneler.

    her yanda bir büyüyle süzülüp uçan kuşlar..
    coştum, köpüren heyecanlarla o’nu andım;
    üstte gök kuşağı, altında sevdâlı başlar,
    gözlerim kamaştı kendimi cennette sandım.

    bir şevk u târâb içindeydim, baktım hilkate,
    yâ rab çoklar hâlâ bu muammâdan habersiz.!
    dost’la baş başayken salmış kendini firkate..
    tut beni sımsıkı dost; tut ki, edemem sensiz..!
  • karantina mânâsına da gelen kelime.
  • hakkında bir gözleminizin olduğu kişi söz konusu gözleminizin farkındaysa kullanılması uygun olan bir terimdir. tek taraflı görme, şahit olma yeterli değildir.

    örnek kullanım;

    - görüşmemiz esnasında yoğun bir çalışma haftası geçirmemizden dolayı mehmet'in yorgun düştüğü müşahede edilmiştir.
    (mehmet de gözlemimizin farkında)

    - mehmet'i sevgilisiyle taksim'de gördüm, mutlu olduğu gözlemleniyordu.
    (mehmet gözlemimizin farkında değil, o aralar havalarda uçuyor)
  • (bkz: custody)(bkz: guard)(bkz: watch)
  • tasavvufta, tanrının kendine has alemini görme, seyretme, onunla yakınlık kurma. ilahi tecelli.
  • ehli olanın bildiği şey.
  • e tipi cezaevlerinde 4 katlı ve her katta 10 hücre bulunan 2 bloğa verilen ad. toplamda 80 hücre yani. bu bölümdeki hücreler amerikan hapishane filmlerindekilere benzer. burada yatanlar ceza değil kendi istekleriyle yatmaktadır. dolayısıyla kapalı hücre gibi değildirler. önü kapalı değil parmaklıklıdır. nezarethane gibi. içinde yarım ranza-yatak ve tuvalet bulunur. ampülün, sigaran ve çayın varsa, başka bir derdin olmaz.
  • tasavvufta ilahi varlığa bizzat şahit olma hâli. en üstün biliş.

    hariçte allah'ın isim ve sıfatlarını müşahede edilirken o'nun zâtı sadece dahilde yani nefs'te müşahede edilir. bu sebeple insanın nefsini bilmesi rabbini bilmesinden daha şiddetli bir biliştir denmiştir. yani allah'ı nefs'te bulmak. bu o'nun kendini bilmesi gibidir. o'nun kendini bilmesi ise hakikatin ve bilmenin zirvesi olduğu için en şiddetli biliş budur.