şükela:  tümü | bugün
  • cep telefonundan yapilan aramalarinin caiz girizgahi.. ancak cogunlukla lank diye nerdesin dememek icin kullanilir; ki$i nerede olduguna dair ipucu vermezse cesarete bagli olarak akabinde neredesin diye de sorulur.. ke$ke mallik parayla olsaydi evet..
  • karşınızdaki yaklaşık 30 saniye konuşup daha sonra sorduğunda gayet sinir bozucu olabilen soru.
  • gsm gorushmelerınde arayanın direkt ve oncelıklı olarak sorması halinde dusunceli ve ince olma ifadesidir. aranan cep telefonudur sonucta; acan tuvalette olabılır, trafıkte olabılır, zorda olabılır, bilemezsınız.
  • (bkz: musait olmak)
  • kullanirken sacmaladigimi hissettiren sozcuk obegi.cunku kar$idaki insan musait olmasa telefonu acmaz.ama hem musait olmayip hem de telefonu acip konu$maya kasanlara da mustehaktir o namusait mahiyette tezahur etmek..
  • bir nevi yes no question. ya oylesindir ya degilsindir. cevap olumlu ise ne ala. ama neden musait olunmadiginin tartisilacagi yer ve zaman orasi degildir. adam senle tartisabilecek olsa musait olurdu zaten. bazilari bunu anlamaz, ben de onlari anlamam.
  • kafa şişirme öncesi izin alma cümlesi. kibar bir harekettir
  • bu soruyu msn'de statusunu "mesgul" yapmis birine her sordugunuzda bir melek aglar.
  • bu soruyu sormak bu kadar zor mu geliyor anlamıyorum. birini telefonla aradığımda veya iş yerinde birinin yanına gidip bir şey soracağımda öncelikle 3 saniyemi ayırarak bunu soruyorum ve bir yerimden bir şey eksilmiyor. ne zaman bir şeye odaklanıyor olsam ya telefon çalıyor ve karşımdaki bodoslama konuya giriyor, ya da biri yanıma gelip ya şunu şöyle yaptım ama şöyle oldu nedendir diye konuya dalıyor. bir kerecik olsun sorun müsait misin diye be. sizin yüzünüzden kulaklık takıp insanları görmemez-duymamazlıktan gelmeye çalışmaktan bıktım.
  • eskiden yani komşuluğun çok, televizyonun yok olduğu yıllara dönelim.
    misafirliğe gidileceği zamanlarda, evin genelde en küçük ya da ortanca çocuğu misafir gidilecek yere iki saat kadar önceden gönderilirdi.
    çocuk komşu fatma teyze' nin kapısını çalar,
    - akşam müsaitseniz annemler size oturmaya gelecekler
    derdi.
    eğer o komşu müsait değilse annesinin tembihlediği gibi hatice teyze' nin kapısını çalar ona sorardı.
    bir de dolmuşlarda ve minibüslerde genelde şoföre
    - müsait bir yerde durur musunuz inecek var?
    denirdi.
    şimdi anlayamadığım şu..
    eskiden aileler çocuklarını kullanıp komşu teyzelerin flörte hazır olup olmadığını mı araştırıyorlardı acaba?
    haydi onu bilemediğimi kabul ettim de; minibüs şoförüyle yolcu arasındaki flort ilişkisini hiç mi hiç anlamadım.
    kısacası dostlar aranızda işi gücü olmayıp, canı sıkılan, müsait olan var mı?
    bu akşam oturup sohbet edebilir miyiz?

    lan ben kime messengerden mesaj yazsam ya da telefon edecek olsam kibarlık gereği müsait misin?
    diye sorarım.
    allah seni bildiği gibi yapsın tdk.
    lal olaydı dilim de dostlarıma bu soruyu sormayaydım.