şükela:  tümü | bugün
  • her şeyi anlayışla karşılama, tolerans.
    (bkz: hoşgörü)
  • unutulan kelimelerden biri. günlük hayatımızda artık pek kullanmıyoruz.

    kötülük öyle bir sardı ki dünyamızı, müsamaha'nın zıttı olarak bir sözcük bile kullanmıyoruz; kurşun, satır, pala, döner bıçağı daha etkili geliyor galiba.

    "gidip direkt vurdum abi" şeklinde karşıt anlamı da mevcut ne yazık, ne hazin...
  • bir kimse kural dışı bir fiili bilerek irâdî olarak işlerse, ama o fiili işlemesinin makûl ve mâzur görülebilecek bir sebebi varsa, o kişinin kural dışı fiiline müsamaha gösterilir. müsamahanın hoşgörüden farkı şuradadır: müsamahayı icap ettiren durumda bir kimse kural dışı fiili irâdi olarak, bilerek icra etmiştir. ama bunun için mazur görülecek bir sebebi vardır. hoşgörüde ise nâhoş fiil, tamamen irâde hâricidir.
  • aynı hatayı yapmakta ısrar etmek eylemini gerçekleştiren kişilere karşı sessiz kalabilme yetisini gösterebilmektir. sabrın sınırı varsa müsamahanın da kotası var :/
  • bu yerinde ve zamanında gösterildiğinde; gösterilenin ilgili konu hakkında bilinçlenmesi gibi bir sonuç çıktığı taktirde, pozitif sonuçlara gebe. yoksa abuse edilmesi gayet kolaydır ve gösterilene abuse kapısının her zaman açık bırakılması eylemin doğası gereği. sonuçta karar onun ve doğruyu seçmek ya da seçmemek onun elinde.

    gösteren için uzun vadede her zaman kazançlıdır.
  • bu kelimenin kökenini eli açıklık/cömertlik manasına gelen "semahat" olarak vermişler ama ben dinleme manasına gelen "sem/sema" ve hatta "semah" olduğunu düşünüyorum. "dinledim, anladım, hoş gördüm" gibi.*
  • bazıları bu kelimenin karşılığını hoşgörü olarak tanımlar ancak müsamaha kökünde karşılıklılığı barındırır. hoşgörü daha çok üstten bakışı, tek başlılığı içerir.

    eş anlamlısı olarak hoşgörünün kullanılmaması gereken kelimedir.
  • görmezlikten gelme, hoş görme, göz yumma.
  • sertlikle yumuşaklık arasında olan bir durumdur.

hesabın var mı? giriş yap