şükela:  tümü | bugün
  • her ne kadar betonarme müzik gibi bi adı olsa da aslı olsa olsa selofandır seloteyptir.
    ilhan mimaroğlu'nun da bu türden bir çalışması vardı. yeldeğirmenli filan bir şeylerdi.
  • pierre schafferin, musique abstraite(soyut müzik) olarak adlandırdıgı geleneksel kompozisyon tarzıyla yazılmıs müziklerden ayırmak amacıyla, kendi müziğine koydugu isim. geleneksel kompozisyon tarzı olan, kagıt üstüne notaları yazmak gibi soyut olan eylem yerine, dogada hali hazırda bulunan, dogal olan, "somut"(concrete) sesleri bulma ve onları oldugu kaydetme yoluna gidildiği icin bu ismi düşünmüştür. o zamanlar kayıt teknolojisi de yeni gelişmekte oldugundan kaydedilen seslerin düzenlenmesi baya uzun süre alıyormus.
  • (bkz: somut muzik)
  • turntabledan daha çok manyetik bantlar ile oynaşmış müzik akımı.
  • plağa ya da manyetik banda alınan doğal sesler çeşitli fiziksel değişmelere ugratiliyordu..kimi zaman yapılan ses belirli oranlarda hızlı yada yavaş ,kimi zaman sondan başa doğru çalınıyordu...
    çeşitli ses kayıtlarını birbirine ekleyerek yani montajlayarak ya da kayıtları üst üste koyarak bir nevi kolaj mantığıyla çalışarakta eserler üretilmekteydi.
    besteleme laboratuarda yapılıyor ve herhangi bir çalgıcıya gereksinim duymadan tamamlanıyordu.
  • (bkz: manyetik bant)
  • ilhan mimaroğlu şöyle diyor bu müzik hakkında;

    "musique concrete adı, bu müziğin somutluğunu anlatıyor. somut olmayan müzik var mı? var nitekim. yüzyıllar boyunca bestelenegelen, yıllar boyunca alıştığımız, bildiğimiz, yazılı müzik, somut değildir. daha doğrusu, yaratılış işlemi, somutluğun koşulladığı bir durum içinde gerçekleştirilmez, hernedenli bu geleneksel müzik seslendirildiğinde somut olursa da. musique concrete somutluğunu yalnız, kullandığı ses özdeklerinin somutluğu nedeniyle kazanmış değildir; çünkü bütün sesler somuttur, elektronik sesler de. bu müzik bestelenme yöntemleri nedeniyle somuttur. deneysel yöntemlerle bestelendiği için somuttur. yaratmaya başlamadan önce bestecinin soyut olarak kurduğu bir çizelge, bir bölümge, bir bildiriler dizgesi(hiç olmazsa kural olarak) bulunmadığı için somuttur. seslerle doğrudan doğruya ilişki içinde, her yapılanı işiterek müzik yaratılmaya başlandığı için somuttur."

    felsefesiyle insanların notalarla, batı armonisiyle körelmiş kulaklarının, yarım kalmış işitsel algı evriminin bir kurtarıcısı olabilecekken akademik camia dışına neredeyse hiç çıkamamıştır bu müzik. elbette bunun en büyük sebebi yenilikçilerin gelenekçilerden daha dinozor olmasıdır.