şükela:  tümü | bugün
  • aynı zamanda bu tılsımın iç içe geçmiş klasik üçgen katlanma şekli baklava dilimi gibi başka şeylere de isim vermiştir;
    (bkz: muska böreği)
  • sadık yemni romanı;
    çok gürültü koparmıştı yayınlandığında, aldım, okumaya kalktım bi heves, olmadı, beğenmedim, bırakmak zorunda kaldım, neden öyle çok beğenildiğini de anlamadım
  • kitaplar içün de bir muska yazılmıştır. (bkz: kitap muskası)
  • (bkz: musta)
  • sadık yemni'nin içinde bir yerde (s. 102) plastik deniz patlıcanı ifadesini kullandığı çok katmanlı - ayna geçişli gerilim kitabı.
  • bir metin altiok siiri;

    " üstümde bu ütüsüz gökyüzü,
    altımdaki tarazlanmış yol benim
    hep yanımdaydı zaten,
    kendimi bildim bileli.
    zaman zaman katlayıp bazen açardım,
    cebimde taşıdığım bir mendil gibi.

    yani bilirdim bir kamyon şoförünün
    göğsündeki motor sesini,
    uykuda bile dinlediğini.
    yüzünde hasret belirtileri bulunan biri,
    koynunda taşırdı bir aşk hikâyesini
    kabuk bağlamış muska gibi.

    ama yine de yaralıyor beni,
    yüzümün gölgesinde kırılan bu dal sesi;
    ürkütüyor bir şiirin içinden,
    göçebe kuş sürülerini
    ve ben böğrümde bir avlu serinliği,
    sessizce dinliyorum akıp giden geceyi."
  • takar takmaz takan takoz bir dua kılıklı visual poetry. karizmatik nazar bocuğu.
  • bu sabah olağanüstü hal durumunda odamı toparlarken yatağımın altında bulduğum küçük garip nesne..
    birinci şüpheliside annemdir bu olayın,
    (bkz: yaşlandıkça dine düşmek)
    (bkz: yaşlandıkça çocuklaşmak)
  • bir sadık yemni kitabı ki bu kitaptaki çoğu karakter; hikayenin geçtiği dönemde o mekanda*, o mahallede* gerçekten de yaşamıştır...

    bunlardan en önemlisi de belki çatlak şadiye karakteridir ki aslında mithatpaşa caddesi hattında eskiler tarafından deli şadiye diye bilinen bir hatunkişidir rahmetli. ancak kitaptaki gibi sağa sola patates fırlatmaz, sadece bağırır çağırırmış. bir de sahildeki yalının balkonundan denize atlarmış ki bunu herkes yaparmış o dönem; önemli olan şadiye'nin kızıp kızıp denize atlaması ve suda neşeli balıklar gibi oynayan çocukları ürkütmesiymiş.
  • sadık yemnının ne kadar basarılı bır yazar ne kadar genıs bır hayal gucune sahıp oldugunu gosteren mukemmel eser. okuduktan sonra ınsanın damagında vay be nefıstı tadını bırakıyor aynı tadı bır anubis kapılarında bulmustum bir de bu kitapta. umarım filmi cekilir umarım insanın kafasında canlandırdıklarını birebir yasatırlar gorsellıkle...