şükela:  tümü | bugün
  • ibrahim kiras ve ibrahim tenekeci gibi kanaat önderlerince (!) dile getirilen inanılması zor; ancak, kendi gibi düşünen uçuk apolojistlerin savunduğu olağanüstü, fizik ve mantık kurallarına aykırı argüman.

    muhatapların ileri gidince sen geri kalmamış oluyorsun. ne alâ muallâ! s..e sürülecek aklın olmaması deyimi cuk oturuyor.

    örnekleri için:

    - ibrahim kiras'ın star gazetesindeki "müslümanlar geri kalmadı, batı ileri gitti" başlıklı yazısına internet arşivinden erişilemiyor artık. saçmalığını anlayıp kaldırılmasını istedi herhalde. ancak tiimeturk'ten erişilebiliyor: http://www.timeturk.com/…ri-gitti.html#.vpdh_hysury

    - ibrahim tenekeci de tweet'ini silmiş sanırım: https://twitter.com/…tus/573160115861233664/photo/1
  • ingiltere gibi kuzey atlantik'teki bir adada yaşayan insanların avustralya'yı ve etrafındaki adaları fethetmesi tarihin en tuhaf gelişmelerinden biridir.
    cook'un seferinden kısa süre önce bitanya adaları ve batı avrupa, akdeniz dünyasının geri kalmış arka bahçesiydi. roma'lılar bile gücünün ve zenginliğinin büyük bölümünü kuzey afrika, balkanlar ve ortadoğu'dan alıyordu.
    roma'nın batı eyaletleri fakir ve vahşiydi, maden ve köle dışında devlete katkısı yoktu, fethedilmeye bile değmezdi.
    1775'e kadar asya dünya ekonomisinin % 80'ini elinde tutuyordu, avrupa bir cüceydi.
    ancak 17. yüzyıldan itibaren avrupa önemli askerî, siyasî, ekonomik ve kültürel gelişmelere imza attı.
    batı avrupa hızla ilerleyerek amerika'nın ve okyanusların efendisi oldu.
    küresel gücün merkezi, bir dizi savaşla asya'dan avrupa'ya kaydı.
    avrupa merkezli yeni bir küresel düzen ve kültür ortaya çıktı.
    bugün tüm insanlar giyim, kuşam, düşünce ve zevkte avrupa'lıdır.
    söylemde avrupa karşıtı olabilirler ama gezegendeki hemen herkes siyaset, tıp, savaş ve ekonomiyi avrupa'nın gözlerinden görüyor.
    küresel boyutta üstünlüğe yakında aday çin bile avrupa tipi bir üretim ve finans modeli üzerinde kuruludur.
    avrupa'nın bu soğuk ve önemsiz köşesindeki insanlar bu yalıtılmışlığı nasıl kırarak tüm dünyayı fethetti?
    1850'lerde avrupa, asya ve afrika arasında teknolojik fark yoktu.
    çinliler ve osmanlılar da avrupa'yla aynıydı.
    o halde neden avustralya, kaptan cook tarafından kolonileştirildi de kaptan hüseyin paşa tarafından kolonileştirilmedi?
    1770'te avrupa'lıların müslümanlara, hintlilere ve çinlilere teknolojik üstünlüğü yoktu, peki nasıl oldu da sonraki yüzyılda kendileriyle dünyanın geri kalanı arasındaki farkı böyle açtılar?
    askerî, endüstriyel-bilimsel sanayi niçin hindistan'da değil de avrupa'da gelişti?
    rusya, italya ve avusturya bu farkı kapatırken iran, mısır ve osmanlı neden başarılı olamadı? ? (japonya, kore, israil, kanada vs dahil edilebilir.)
    çünkü ilk ticari demiryolu ingiltere'de yapıldı.
    osmanlılar, çinliler vs çok geç kaldılar. bu önemli bir faktör fakat
    tüm bunlara şu genel cevap verilebilir: modern bilim.
    teknoloji bolluğu çıktığında avrupa'lılar bunun hasatını herkesten iyi topladı.
    modern bilim, avrupa sayesinde gelişirken tabii ki müslüman, yunan, çin, hint geleneklerinin bilimsel çalışmalarına çok şey borçludur ancak kendine özgü yapısı ingiltere, fransa, rusya ve hollanda'yla el ele ilerledi.
    erken modern dönemde de çinliler, hintliler, müslümanlar, polinezyalılar, kızılderililer bilimsel devrim'e önemli katkılar yapmaya devam ettiler.
    müslüman iktisatçıların öngörüleri adam smith ve k. marx tarafından okundu, kızılderili doktorların geliştirdiği tedaviler tıp metinlerine girdi, polinezya'dan toplanan veriler batı antropolojisind
    e devrim çapında gelişmelere yol açtı ama bu süreçre bilimsel disiplinleri yaratanlar avrupa'nın yöneticileri ve bilim adamlarıydı.
    uzakdoğu ve islam dünyası avrupa'dakiler kadar meraklı ve zeki insanlar yetiştirdiler ama 1500-1950 arasında newton fiziği ya da darwin biyolojisine yaklaşabilecek herhangi bir şey üretemediler.
    modern bilimle avrupa yayılmacılığı arasındaki ilişkiyi kuran neydi?
    hem bilim adamları hem de deniz subayı fatihler, işe ilk önce cehaletlerinin farkına vararak başladılar.
    ikisi de keşfedeceklerinin kendilerini dünyanın efendisi yapacağını biliyorlardı.
    müslümanlar, fetihleri kendi dünya görüşlerini yaymak için yaptılar.
    mesela müslümanlar ispanya'yı, mısır'ı, hindistan'ı bilmedikleri yeni şeyler bulmak için fethetmediler.
    romalılar, moğollar ve aztekler aynı şekilde yeni toprakları güç ve zenginlik için hırsla fethettiler.
    buna karşın avrupalılar yeni topraklar yanında yeni bilgiler de edinmek amacıyla uzak topraklara yelken açtılar.
    avrupa'dan yola çıkan her askerî seferde bilim adamları vardı.
    napolyon 1798'de mısır'ı işgal ettiğinde yanında götürdüğü 165 bilim adamı mısırbilim adında yeni bir disiplin kurdular, dilbilim ve botaniğe önemli katkılarda bulundular.
    y. n. harari