şükela:  tümü | bugün
  • baban sana you must der, okuldaki hocan ise you have to. hocana atar yapabilirsin ama baban siker belanı, işte aradaki fark budur.
  • açılın uzmanı geldi.

    must ile have to arasında bariz bir fark vardır. siz olumlusu aynı falan diyen yazarlara veya bugüne kadar tek bir kişiye ingilizce öğretmeyi başaramamış lise hocalarına bakmayın.

    must : kendi kendine getirilen bir zorunluluk, uyulmaması durumunda ceza almak, tutuklanmak gibi yasal yaptırımları olmayan bir kullanım.

    have to : dışarıdan getirilen bir zorunluluk, yapmamanız halinde kendi isteğiniz dışında cezalandırılacağınız ve bu cezanın sizin razı olmayacağınız şekilde olacağı anlamında bir kullanım.

    örnekleyelim.

    liselerde derse devam zorunluluğu varken üniversitede bu zorunluluğun olmadığını varsayalım. bu durumda bir lise öğrencisinin okula gitmesi 'have to' iken (karşılığında sınıfta kalmak gibi doğrudan bir yaptırım var), üniversite öğrencisi için okula gitmek 'must' ile kullanılır (okula gitmezse dersleri öğrenemez ve kalır).

    a high school student has to go to school because attendance is required in high schools.

    a university student must go to school if he wishes to pass his courses with high grades.

    sorusu olan varsa dm'den yardımcı olunur.

    sosyal sorumluluk editi : arkadaşlar güzel bir kampanya başlatmış.

    arkadaşlar her ay 10 tl bile olsa lösev'e bağış yapmayı atlamayalım.

    debe editi : eğitim ve dil konularında sıkıntım yok. yıllardır türkiye'de beyaz yakalı olarak çalışıyorum. yurt dışında ne iş olsa yaparım konumundayım. yardımcı olabilene ömür boyu minnettar kalırım. başka bir deyişle türkiye'den siktir olup gitmek istiyorum. yardımlarınızı bekliyorum.
  • must, gereklilik belirtir.

    ör. bu söylediğini ispatlamalısın.

    have to, giderli gereklilik belirtir.

    ör. bu söylediğini ispatlamazsan şerefsizsin!

    (bkz: atarlı-giderli continuous tense)
    (bkz: upper intermediate)
  • ingilizce'de biri 'seve seve', diğeri 'sike sike' yapılan eylemleri ifade eder. bak böyle öğretseler hiç unutmazdın.

    şakası bir yana, en kolay öğrenme/öğretme yöntemi olumlu ve olumsuzu haliyle şudur:
    must=-meli/-malı (yapmalısın/yapmamalısın);
    have to=zorundasın (yapmak zorundasın/yapmak zorunda değilsin).

    bitti gitti. mal mal durum kasmayım. sonuçta sistemi ve cümleyi anlayamayan hiçbir öğrenci hangisini kullanacağını bilemez. kemik yapısı budur. o kadar.
  • en kolayı aynı cümlenin olumsuz halini söylemek.

    must'ta "mamalı" anlamı olur, have to'da "zorunda değil" anlamı olur.

    örnek:
    you must fill this form: bu formu doldurmalısın.
    you have to fill this form: bu formu doldurmalı/doldurmak zorundasın.

    olumsuz:

    you mustn't fill this form: bu formu doldurmamalısın.
    you don't have to fill this form: bu formu doldurmak zorunda değilsin.

    görüldüğü üzere olumluda anlamlar birbirine çok yakınken olumsuzda anlam farkı ciddi boyutlara geliyor. ayrımı bence en güzel bu şekilde yapılabilir.

    20 senedir ingilizceyle haşır neşirim ve şunu söyleyrbilirim ki must ile have to arasındaki en bariz süzgeç bu.
  • ikisi de zorunluluktur, fakat kaynaklari farklidir.

    have to disariya bagimlidir, bir kural veya yasaya gore zorunluluk belirtir.
    must iceriye. kendi kendinize yapmak zorunda oldugunuz seyler icin kullanilir.
  • must zorunluluktur, have to gerekliliktir.

    you must do it dendiğinde yapmak zorundasın anlamına gelir. you have to do it dendiğinde ise yapman gerekir anlamına gelir. must daha otoriterdir, have to daha nazik otoritedir.

    esas zorunlu olan ise obliged'dır. you are obliged to do it dendiğinde ise karşı çıkma imkanın yoktur, kesinlikle yapılması gereken bir görevdir.

    you better do it veya you'd better do it ise yapsan iyi olur anlamına gelir.
  • italyancanın en karışık durumlarıdır.
  • ingilizcedeki bu fark nedeniyle türkler birbirine hakaret ederler.
  • ciddi yazıcam piçler dağılın.
    must ile have to olumlu kullanımları arasında çok fark yok aslında. must daha sert sadece (edit: pardon pek fark yoksa da hafifçe daha fazla mecburiyet have to içinde olmalı, uyarılar haklı, teşekkürler)

    you must do it: yapmalısın/ yapmak zorundasın
    you have to do it: yapman lazım / yapmak zorundasın

    asıl önemli fark ise olumsuzlarda:
    you must not do it: yapmaman lazım
    you have not to do it: yapmaman lazım
    you don't have to do it: yapmak zorunda değilsin, yapman gerekmiyor
    you don't need to do it: yapman gerekmiyor (ama bu senin için, senin ihtiyacın için gerek yok anlamında, yoksa bir yükümlülükle ilgili bir şey değil)

    işin ilginç yanı almanca ile karşılaştırıldığında bu "must" ile "muss" eş değer gibi görünseler de olumsuzluklarda fark var.
    mesela almanca'da "du musst es nicht machen", "yapmak zorunda değilsin" anlamına geliyor; yani "you must not do it" karşılığı değil, "you don't have to" karşılığı. "you must not do it" ifadesinin (yapmamalısın) almanca eşiti, "du darfst es nicht machen". bunu türkçeye "yapamazsın" diye çevirmek daha doğru aslında, tabii ki yapmaya yeteneğin olması anlamında değil, iznin olmaması anlamında.