şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sinavinda, derste verdigi tanimlarin birebir aynisini isteyen guzide varlik.

    mesela;
    "ihtiyac nedir?" sorusuna,
    "giderildiginde haz ve mutluluk, giderilemedigi zaman elem ve izdirap veren, metabolizmada tepkimeye yol acan arzu ve istekler butunudur"
    seklinde cevap vermez iseniz, 3 puan degerindeki bu sorudan puan alamazsınız. *
  • bir keresinde "mustafa bey çok güzel tavuk yapıyormuşsunuz bize de bir gün yapında şöyle afiyetle yiyelim", diyen bölümün diğer hocası didem yılmaz'a "senden tavuk esirgeyen mi var didem" deyip beni gökyüzüne çıkarmıştır..(bkz: kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez)
  • bu sezona da bomba bir açılışla başlamıştır. söz almadan konuşan bir arkadaşa:

    -buranın ormana yakın olması ormanda gibi davranmanı gerektirmiyor. *

    derse geç kalana:

    -oğlum sizde zaman mefhumu gelişmemiş mi? on dakika dedik on yedi dakika oldu. geeççç!!

    keşke sözlük yazarı olsa beyaaa...
  • bekliyorum bi gün bir ufo inecek ve içinden çıkanlar :
    "ya biz de bunu arıyorduk ne zamandır. kayboldu bir süre önce" diyecek. öyle bir adam.
  • bitirme tezimi gonullu olarak aldigim hocamdir, asiri mukemmelliyetci bir insan oldugundan dolayi tezim, onun sayesinde bir sahesere donusmustu.

    turkce'yi o kadar duzgun kullanir ki, konusurken bir an kotu durumlara dusurebilir karsisindakini.

    şenol şahin'nin mukavemet dersi bitimine yakin kapi onundeki kalabalik bir sonraki ders olan maliyet muhasebesi dersini beklemektedir. mustafa ates kalabaliga yaklasir:

    m.a : neden girmiyorsunuz sinifa evladim?
    ogr.ler : senol hoca cikmiyor siniftan.
    m.a : olur mu oyle sey, ders saati geldi, acilin bakayim soyle.
    ----kapi calinir-----
    m.a : hocam sizi bekliyoruz, benim dersim var bu sinifta.
    s.s : henuz saat 16.58, benim saatim ntv'ye gore ayarlidir daha 2 dk. var.
    m.a : o zaman saatinizi benim saatime gore ayarlayin.
    ogr.ler : buyuksun hocam.

    ogrenciler icerisinde korkulan biri olsa da cok verimli ve duayen bir ogretmen ve insandir.
  • mustafa ateş'in sözlük yazarı olmasını istiyorum.

    yani öyle olmalı. mustafa ateş sözlükte yazar olsaydı, fenomen olurdu söyliyim. o derece ayarmatör bir insan. farz-ı misal bugün verimlilik analizi dersinde kızın biri sigara yasağına karşı bir eylemi anlatıyor:

    -işte her akşam bir dakikalığına ışıkları kapatıyorlar protesto için
    -ışık kapatılmaz. ışık söndürülür, kapı kapatılır.

    büyüksün ateş hocam. sizi seviyoruz.
  • derste trt4 te açık öğretim dersi seyrediyor hissini veren hocadır kendisi. sınavları geç okuması önemli özelliklerinden biridir ki ilk dönemin vizelerini 1 hafta önce açıklamış olması,finalleri ise henüz okumamış olması an itibari ile iyi bir örnektir. mühendislik fakültesinde girmediği sınıf yok gibidir. odasına gitme gafletinde bulunan arkadaşlar görecek ki bu sürekli pipo tüttüren hocamızın söylediğiniz birşeye tepki vermesi 6-7 dakikayı bulur...
  • sanılanın aksine işletme ekonomisi dersini geçmek o kadar da zor değildir. mühendislik fakültesini kazanabilen ve 4. sınıfa kadar okuyan birisi için mustafa ateş'in dersinden geçmek çocuk oyuncağı değilse de 2 gecelik işi vardır.
  • yine alttan alınan bir genel muhasebe sınavının hemen öncesinde sıranın üzerine cüzdanını koyan arkadaşlardan birinin cüzdanını alıp şöyle bir inceleyip "salih, cüzdan şişkin ama gören de para var sanacak içinde" deyip tüm sınıfı koparmışlığı vardır kendisinin. bu sözü söyledikten sonraki sırıtışını hatırladıkça hala gülerim...
  • kocaeli üniversitesi endüstri mühendisliği bölümündeki mühendis olmayan tek hocadır. diğer mühendisliklere de son senelerinde işletme ekonomisi dersi verir; ki bu ders endüstri mühendisliğinde de 2. sınıfta gösterilen seçmeli bir derstir. yanlışlıkla bu dersi seçen arkadaşlar vermek için kırk takla atarlar.

    dersini en önlerde oturarak dinlemek gerekir, aksi takdirde dersten koparsınız ve uykunuz gelir, ama çok fazla da gözünün içine bakmamak gerek, soru sorabiliyor*. saçma sorular soran insanlara hiç acımaz rezil eder. yalnız çoğu öğrencisinin bilmediği şöyle birşey vardır: kendisine adabıyla diklenebilirseniz bu onun da hoşuna gitmektedir, kelime oyunlarını sever; karşısında pısan, ağlayacak gibi olan öğrencilerden nefret eder.

    onun haricinde birbiriyle alakasız birçok çok üretim faaliyetinin nasıl olduğunu detayıyla bilir. örneğin; şeker üretimi, kağıt üretimi, ayakkabı üretimi vs.

    doktorasını yarım bırakmasının sebebi daha öncede söylendiği gibi tezini vereceği hocasını yetersiz bulması ve "ulan profesör olmşsn bi bok bilmiyosun ne tez vercem sana" iç sesine uymasıdır. söylediğine göre türkiye'de kendisinin tezini değerlendirebilecek sıfata sahip birkaç insan bulunmaktaymış ancak onlar da kendisiyle uğraşmazlarmış.

    not: bu iddiayi an itibariyle kendi agzindan yalanlamistir ve nerden ciktigini bilmedigini soylemistir. doktorasini yarim birakma sebebi yök'ün verdigi bir kararmis, soyle birsey= ogretim gorevlilerinin kendi universitelerinin disinda bir universitede doktora yapmalarinin yasaklanmasi.
    kendisi o donem istanbul universitesinde doktora yapiyormus ve bu karar kendisi doktora yaptigi donemde cikmis ve bu yuzden yarida birakmis.

    ayrıca sigara yasağından önce bol bol pipo içen bu insan şu anda bu ihtiyacını nasıl gidermekte şahsım tarafından merak konusudur. keza kendisi sınıflar ve odası arasındaki en kısa yol dışında okulda gezinti yapmamaktadır. günün uzun bir bölümünü de okulun içinde geçirmektedir.

    şöyle fakülte kapısının önünde kendisiyle sigara içmek ve kahkaha atarken omzuna hafif bir yumruk atıp "hehehe hocam ne adamsınız" diyerek ortamdaki samimiyet katsayısını yükseltmek isterdim*, benim bu hareketime o hiç aldırış etmeyip sırıtarak: "dur sen asıl sonra ne oldu onu dinle" diyerek devam etmesini de isterdim*
    o kadar da istemem aslında da neyse.

    ayrıca şöyle bir çalışma da facebooktaki hayran sayfasında bulunmaktadır: http://img255.imageshack.us/img255/1747/fffyn1.jpg

    dun gece ruyama girmis kisidir, eve gelip gitar calip sarki soyluyordu*