şükela:  tümü | bugün
  • sabancı suikasti'nin sanığı dhkpc itirafçısı.
  • afyon cezaevi'nde öldürülmüştür.
  • (bkz: #12600717)
  • yanılmıyorsam ergin kardeşler tarafından öldürülmüştür.
  • (bkz: #12604833)

    zihni çakir'in son kitabi ile birlikte hakkinda guclenen iddalar olan rahmetli.

    aslinda iddalar onun hakkinda degil de, sabanci suikasti hakkinda, ama tam konusmaya karar verdigi gun, o aksam cezaevinde cikan isyanda olduruldu..

    simdi ise konusamadigindan, capraz iddiaları degerlendirebiliyoruz sadece..
  • nedense ismail akkol isimli diğer dhkp-c üyesi teröristle beraber 29 eylül 1995'de istanbul maslak'ta iki jandarma erini şehit ettiği bir çok yerde yazılmayan katil.

    bunun sebebi basın tarafından bu iki jandarma erinin özdemir sabancı kadar önemli görülmemesi mi, yoksa özdemir sabancı'nın öldürülmesi bu teröristin mensup olduğu siyasal düşüncenin taraftarlarınca olumlu bir eylem olarak görülürken bu iki askerin öldürülmesinin aynı "çekicilik"e sahip olmaması mı acaba? (bu iki durumdan hangisi daha iğrençtir bilemedim ayrıca.)

    katlettiği iki jandarma eri için:

    (bkz: serdar öztürk)
    (bkz: tarkan yağcı)
  • cezaevindeyken yine eski bir dhkp-c üyesi semra duyar ile evlenmiştir.

    semra duyar, bayrampaşa cezaevinde tutuklu yattığı sırada örgütten ayrılmak istemesi üzerine 1,5 yıl boyunca cezaevindeki örgüt arkadaşları tarafından cezaevinin içinde ikinci bir hapis altında tutulmuş, arkadaşlarının işkence ve baskısına maruz kalmıştır. bu yaşadıklarını daha sonra "anılarım" isimli bir kitapta anlatmıştır.

    (bkz: semra duyar)
  • kullanılmışlığın verdiği pişmanlıkla ölmüştür. zaten bu nedenle de doğan oğluna özdemir* ismini vermiştir.

    sabancı cinayetinin tetikçilerinden mustafa duyar'ı, kendi arzusu ile teslim olmaya iten nedenler örgütten kurtulma duygusudur. sabancı cinayetinden sonra yurt dışına kaçan 1970 hatay doğumlu mustafa duyar, gittiği yerlerdeki örgüt yöneticilerinin lüks yaşamlarını görünce nasıl aldatıldığının farkına vardı. villalarda oturan, mercedes'ten başka arabaya binmeyen bu kişilere bakıp, kendi zavallı halini ve beş parasız, kuru ekmekle geçirdiği sıkıntılı örgüt hayatını anımsadı. 1993'te istanbul'da bir kuyumcu soygunu sırasında öldürülen türkiye ihtilalci komünistler birliği (bkz: tikb) üyesi nilgün gök'ün cenaze töreninde polis tarafından gözlem altına alınmasını, sabancı cinayetinden sonra saklanırken günlerce aç, susuz kalmasını, örgütün bütün talimatlarını, örgütün sadık bir neferi gibi bin bir zorlukla, hayatını tehlikeye atarak yerine getirişini hatırladı. o zaman hayatın gerçekleri ile baş başa kalıyor, nasıl aldatıldığını ve kullanıldığını anladı. kararını verdi ve şam büyükelçiliğine giderek teslim oldu. şam'da görevli bir diplomatın arabasının bagajına saklanarak türkiye'ye getirildi. cezaevinde nuriş çetesi tarafından vurularak öldürülen duyar, daha hayatın ne olduğunu anlamadan genç yaşında bu dünyayı terk etti. zaten, nuriş'ler öldürmese de kendi örgütü öldürecek. örgütü terk ettiğine göre o zaten infaz listesine alınan "işbirlikçi hain ajanlar" kategorisine girmişti.

    fakat can dündar'ın şu cümlelerini de okuyunca bu derin devlet nedir yahu demeden edemiyor insan:

    --- spoiler ---
    ...
    kazada çatlı'nın bulunduğu arabayı süren istanbul emniyet müdür yardımcısı'nın, bağlantılı olduğu temizlik şirketi aracılığıyla fehriye'yi sabancı'ya yerleştirdiği söyleniyordu.
    tv'de abdi ipekçi cinayetinin azmettiricisi olarak fotoğrafını gördüğü ülkücü yalçın özbey'le almanya'da kendi saklandığı evde karşılaştığını hatırladı, dehşete kapıldı:
    "ipekçi'yle sabancı'yı aynı güçler mi öldürtmüştü?"
    mustafa, suikasttan sonra kendilerinden alınan baretta marka silahın, sedat bucak'ın susurluk'ta kaza yapan aracından çıktığını, konuyla ilgilenen anap milletvekili eyüp aşık'a telefonla bildirmişti. "sabancı'yı güneydoğu işine el attığı için öldürmemiz istendi" demişti. suikasttan 3 gün sonra birileri de onu öldürmeye çalışmıştı.
    örgüt kendisini yalnız bırakmıştı. parasız, barınaksızdı. nefrete kapıldı. kullanıldığını anladı. örgütün bunu hissedip kendisini takip ettiğini fark edince de türkiye'nin şam büyükelçiliği'ne gidip teslim oldu.
    cezaevinde aynı örgüt davasından hükümlü semra ile evlendi.
    16 ocak 1999'da doğan oğluna "özdemir" adını verdi. bu, öldürdüğü adamın adıydı.
    ...

    can dündar, milliyet 16.02.2008
    --- spoiler ---