şükela:  tümü | bugün
  • itü tmdk çalgı eğitimi bölümü mezunu bağlama üstadı. liseyi de aynı okulda okumuştur. okulda en hızlı bağlama çalan adam olarak nitelendirilirdi kimimiz tarafından. okulda ne kadar halk müziği etkinliği olsa aranan ve de çalan elemanlardan biriydi. hatta lisans öğreniminde, lise devresinden öğrencilerin oluşturduğu bir topluluğa şeflik yapmışlığı var. öte yandan piyasada çaldığı kişilerin de haddi hesabı yok gibi. zara, ibrahim tatlıses, sibel can gibilere sahnede eşlik etmişliği de var aynı paralelde. artık yavaş yavaş önemli yorumcuların albümlerinde de elektro bağlamasını duyuyoruz, cengiz kurtoğlu'nun son albümünde çalmış mesela.
    aldığımız istihbarata göre çalıştığı birçok ismin solistlik yapacağı bir albüm çalışması ile uğraşıyormuş.

    bu da beste, düzenleme ve bağlamaları kendisine ait olan, "funkistan" adlı çalışması ve klibi:
    https://www.youtube.com/watch?v=x7yeuxhjlks (link yenilendi)
  • doğu akdeniz üniversitesinde görev yapmakta olan dünya tatlısı, şirin mi şirin tanıdığım en keyifli kıbrıslı hoca.
  • sibel can'ın bağlamacısıdır. çok tatlı çalan, yaptığı güzel nağmelerle bağlamacıların ve tüm müzisyenlerin kalbinde taht kuran müthiş bir bağlamacı olarak tanınır. sibel can'ın konuk olduğu biri bana gelsin programında ferhat göçer'in bağlamacısı motor ali yılmaz'a tırnak yedirmiştir kendileri... http://www.youtube.com/watch?v=2wbfgewgipo
  • bağlama'nın eric clapton'u.
  • bugünlerde o ses türkiye'de tarık sezer orkestrasında boy gösteren bağlama üstadı..
  • bağlama çalma aşkına hayranım.
  • o ses türkiye izleme sebebi müzisyen.elektro bağlama ile attığı sololar kesinlikle takdir edilesi.
  • öncelikle belirteyim ki müzisyen değilim ve teknik anlamda müzik bilgim sıfıra yakınsamakta. lakin delicesine bir müzik tutkusu olan, sağlam bir dinleyiciyim. müziğin kalbine, enstrümanın konuşabildiğine inanırım..
    televizyonda yayınlanan yarışma,dizi vs ile işim olmaz..2 ay kadar önce salona çay almaya gittim annem tv de bir şeylere bakıyor her zamanki gibi.. bir anda bir enstrüman sesi yakaladım, bir şeyler anlatan, konuşan bir bağlama vardı ortada..solist kimdi, şarkı neydi hatırlamıyorum bile.. o andan itibaren o bağlamayı dile getiren kimdir diye düştüm peşine.. araştırıp soruşturunca kendisinin nam-ı diğer şarbon mustafa olduğunu öğrendim. o tahammül edilmez yarışmanın takipçisi oldum sırf performanslarını dinleyebilmek için. o ses türkiye'deki tüm performanslarını dinledim hem de defalarca.. internete yüklenmiş ne kadar performansı varsa dinledim, dinledim..hala açıp açıp dinlemekteyim. buradan sonrası dediğim gibi müziğe dair teknik bilgisi sıfır, gönlüyle dinleyen birinin hisleri ve düşüncelerinden ibarettir.
    öncelikle yarışmada onun performans gösterdiği parçaların %90'ında solist ortadan kayboluyor sanki muhakkak enstrüman sesin çok önüne geçiyor. tavırla çalmak denen bir mevzu varsa benim için tam olarak bu demek aslında. adam çalarken bağlama arkadan akıp gitmiyor usulca, seni zorluyor dur bir dakika diyor, dinle ben başka bir şey anlatıyorum, kulak ver.. anlattığı bir şeyler var bambaşka bir duyguyu hissediyorsun.. görüyorsun, kendi de orada değil anlattığı, hissettiği şeyin olduğu bir yerlere gidiyor, oradan kalbiyle, ruhuyla çalıyor.. teknikten anlamıyorsun ama besbelli sağlam bir tekniğe de sıkı sıkıya bağlı aslında müzisyen, kopamıyor..belki kopsa çok çok daha özel ve farklı olacak sanatı.. parça ne anlatıyor, ne veriyor odaklanamıyorsun. enstrümanın parçanın bu kadar önüne geçmesi ne denli makbuldür bilmem, anlamam..lakin enstrümanın anlattığı şey, konuştuğu dil kalbime dokunuyor..
    genç yaşta bu denli iyi çalmak gerçekten inanılmaz bence.. üzerine seneler ve yaşanmışlıklar, keder ve mutluluklar eklendikçe tavrının daha da keskinleşip mükemmele ulaşacağına inandığım genç ve çok başarılı müzisyen..
    yolu açık olsun..başarısı bol, yüreği güzel kalsın..