şükela:  tümü | bugün sorunsallar (3)
2688 entry daha
  • (bkz: 10 kasım'da ağlayan asker fotoğrafı /@derinsular)
    (bkz: 1934 trakya olayları /@derinsular)
    (bkz: 29 ekim 1923 /@derinsular)
    (bkz: ata lira /@derinsular)
    (bkz: atatürk düşmanı /@derinsular)
    (bkz: atatürk ilke ve devrimleri /@derinsular)
    (bkz: atatürk dövmesi /@derinsular)
    (bkz: atatürk hiç seçim kazanmamıştır /@derinsular)
    (bkz: atatürk milliyetçiliği /@derinsular)
    (bkz: atatürk'e şirk koşulmaz /@derinsular)
    (bkz: atatürk'ün maaşı /@derinsular)
    (bkz: atatürk'ün mal varlığı /@derinsular)
    (bkz: atatürk'ün söylediği sanılan sözler /@derinsular)
    (bkz: cemal granda /@derinsular)
    (bkz: cumhuriyetin ilanı /@derinsular)
    (bkz: dokuzu beş geçe herkes dururken yürümek /@derinsular)
    (bkz: falih rıfkı atay /@derinsular)
    (bkz: ferdinand marcos /@derinsular)
    (bkz: foks /@derinsular)
    (bkz: gayrimüslim /#23872959)
    (bkz: grey wolf /@derinsular)
    (bkz: gülsüm inek /@derinsular)
    (bkz: habib burgiba /@derinsular)
    (bkz: ipek çalışlar /@derinsular)
    (bkz: kalpleri kırarak değil kazanarak hükmetmek isterim/@derinsular)
    (bkz: kazım karabekir /#24442539)
    (bkz: muhtaç olduğum büyük kuvvet yalan mıymış)
    (bkz: muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kandadır/@derinsular)
    (bkz: mustafa kemal atatürk'ün imzası)
    (bkz: nazım hikmet /#22421096)
    (bkz: nutuk /@derinsular)
    (bkz: pastadan atatürk çıkması /@derinsular)
    (bkz: pragmatik /@derinsular)
    (bkz: refik saydam /@derinsular)
    (bkz: sansür kurulu /@derinsular)
    (bkz: savarona /@derinsular)
    (bkz: şeref kitabı /@derinsular)
    (bkz: ülkü adatepe /@derinsular)
    (bkz: womanizer /@derinsular)
    (bkz: yeşilköy havalimanı /@derinsular)

    diğer temalardaki ilgili girdiler:
    (bkz: atatürk düşmanı /@derinsular)
    (bkz: dersim katliamı /@derinsular)
    (bkz: lider kültü /@derinsular)
    (bkz: sabiha gökçen /@derinsular)
    (bkz: ultranationalist /@derinsular)
    (bkz: #26065128)

    diğer ilgili temalar:
    (bkz: ırkçılık /@derinsular)
    (bkz: kemalizm /@derinsular)
    (bkz: kurtuluş savaşı /@derinsular)
    (bkz: kürt sorunu /@derinsular)
    (bkz: milliyetçilik /@derinsular)
    (bkz: siyaset bilimi /@derinsular)
    (bkz: tarih /@derinsular)
    (bkz: türkiye politikaları /@derinsular)
  • "merhum atatürk" ifadesi nadiren kullanılır. bunun birkaç sebebi vardır:

    (1) atatürk'ü sevmeyenler bu ifadeyi kullanmazlar, çünkü kendisinin ("merhum" kelimesinin anlamı gereği) "hakk'ın rahmetine kavuşmuş" olduğunu dile getirmek ve böylelikle onu "hayırla yad etmek" istemezler.

    (2) atatürk'ü sevenler için ise, atatürk ölmemiştir, ölemezdir. bu nedenle de, merhum demek bu güçlü söylem ile çeliştiğinden kulağa hoş gelmez. ayrıca, arapça bir kelime olan merhum ifadesi dini bir içeriğe sahiptir. zihinde, cami, sela, cenaze namazı, tabut, kefen, gülsuyu gibi çağrışımlar uyandırır. bu nedenle de kemalist bir bağlam içerisinde sırıtır. (bkz: islam dinine göre defin işlemi/@derinsular)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • taraf gazetesi yazarı profesör halil berktay, 16 temmuz 2011 tarihinde yayınlanan madde madde, atatürk’ün görüşleri başlıklı yazısında, mustafa kemal'in 1931 yılında yazdığı bir metinden hareketle islam dini ve araplar hakkındaki düşüncelerini şöyle analiz ediyor.

    --- alıntı ---

    mustafa kemal’in 16-17 ağustos 1931’de yalova’dan türk tarihi tetkik cemiyeti yüksek riyaseti’ne yazdığı not, “mektubumuza haşiyedir” diye başlıyor. buradan, zakir kadirî’nin islâm tarihi taslaklarına karşı daha önce yazılıp yollanmış, belki daha uzun bir “ilk ve esas mektup”un mevcut olduğunu anlıyoruz. atilla oral’ın ttk yöneticilerinden yaptığı alıntılardaki “özel arşiv”e göndermeler de bunu doğruluyor.

    “haşiye”nin doğrudan doğruya tarihe ilişkin önermeleri 1.-7. paragraflarında yer almakta. ayrıştırarak üzerinden gideceğim. (1a) cebrail’in, hira dağındaki mağaraya çekilen muhammed’e görünüp rabbin, allahın adına oku talimatı vermesini atatürk “ikre, bismi, rabbi” diye özetleyip “safsata” olarak niteliyor.

    (1b) islâmiyetin çıkışı sırasında arapların “kumsal çöller”de, oysa türklerin “zengin medeni muhitler”de yaşadığını öne sürüyor.

    (1c) devamla, araplar “medeni cihanlar”a ve “bilhassa türk zengin medeni muhitleri”ne girdiklerinde “yapmadıkları tahrifat kalmadı”, diyor. arapların “islâm’dan evvel cihanşümul türk medeniyetinin bütün vesikalarını imha” ettiklerini iddia ediyor.

    (1d) kudüs kuşatması hakkında islâm kaynaklarında anlatılan bir anekdot vardır. bizans’a (doğu roma’ya) ait olan kudüs’ün önde gelenleri, kentin anahtarlarını ancak halifeye teslim edebileceklerini söyleyince, dünya ve iktidar nimetlerine sırt çevirip sade bir yaşam tarzını benimsediği vurgulanan ömer, üzerinde yamalı gömleğiyle ve tek bir deveye kölesiyle nöbetleşe binmek suretiyle gelip, kudüs civarındaki cabiye’de halid bin velid, ebu ubeyde ve yezid bin ebu süfyan’la buluşur. komutanlarını romalılar gibi süslü elbiseler içinde ve gene süslü, güzel atlara binmiş görünce kızar; yere atlayıp onlara (sembolik olarak) taş atar; ne çabuk fikir ve reyinizden döndünüz diye azarlar. komutanlar biz silâhlarımızdan başka süs bilmeyiz deyip özür dileyince barışırlar.

    anlaşılan, zakir kadirî de yeni lise kitapları için kaleme aldığı islâm tarihi bölümlerinde de, islâmiyetin ilk baştaki eşitlikçi, bölüşümcü, sosyal adaletçi özlemlerini yansıtan bu meseli aktarmış. atatürk işin bu yanını umursamıyor.

    (1d.1) kudüs’ü kuşatan orduyu “arap ırkından başka ve yüksek ırklardan mürekkep” diye tarif ediyor.

    (1d.2) bu ordunun “yüksek ve muhteşem huzuru”nda halife ömer’in “o ordunun kumandanlarına karşı yerden taş alarak atmak” suretiyle –şimdi dikkat– “çıplak ve çıfıt araplık” (vurgu benim) gösterdiğini savunuyor.

    (1e) “bunu artık türk çocuklarına bir fazilet gibi okut”mamalıyız, diyor. devamında, “bir hırka ve bir hurma hikâyesi[nin] artık bir insanlık fazileti olarak gösterilme”mesini talep ediyor.

    (1f) son ve belki en kritik nokta, islâm devletlerinde yaygın olarak görülen köle veya gulam ordularıyla ilgili. geçmişte olduğu gibi günümüz tarihçiliği de bu “askerî kölelik” kurumunu, islâm medeniyetinin avrupa devletleri ve ordularından farklı bir özelliği olarak kaydediyor. arap yayılması doğu iran’a dayandığında, emevî döneminin arap-islâm devleti “kıpçak çölü”ne (deşt-i kıpçak) komşu oldu. hem batı asya bozkırının türk aşiretlerini islâmiyete kazanmaya, hem de steplere akın düzenleyerek özellikle erkek çocuk ve gençleri esir alıp götürmeye giriştiler. böylece islâm devletlerinin hassa (muhafız) orduları daha çok türk kökenli askerî kölelerden oluşmaya başladı. güçlenen bu hassa orduları zamanla darbeler de tezgâhlayıp iktidarı ele geçirdiler. böylece islâm âleminde “pretoryen devletler” fenomeni yaygınlaştı. gazneliler ve mısır’da memlûkler, bu türün çarpıcı örnekleridir. osmanlıların batıya doğru yayılırken önce hıristiyan savaş esirlerinden kurduğu, sonra bir “devşirme” operasyonuna dayandırdığı kul (yeniçeri) orduları da aynı kurumun balkan ortamına uyarlanması sayılır.

    atatürk’ün “haşiye”sinden, zakir kadirî’nin de islâm tarihi taslaklarında bu çok iyi bilinen tarihî gerçeklere yer verdiğini anlıyoruz. ne ki, atatürk için bunlar yanlış ve/ya söylenmemesi gereken şeyler. “bu kölelerin türk çocukları olduğu”ndan kim gurur duyabilir ? türklerin “çok kahraman evlatlar”ı zamanla “arap imparatorluğu”na hâkim olduysa, onlara nasıl köle denebilir ? böyle gerçekleri söylemek zorunda olmadığımızı imâ ediyor : “efendi’ye, sahib’e, hâkim’e köle demek ve esir, zelil, naçiz insanlara [= araplar] efendi demek, tarihin ifade etmemizi emrettiği bir şe’niyet [kötülük] müdür ?”

    (1g) bu bağlamda atatürk’ün araplardan, “muhammed’in halifesi unvanını taşımak maskaralığında bulunanlar”; türklerden ise onları “emir ve iradelerine ram” edenler diye söz etmesi de dikkat çekiyor.

    --- alıntı sonu ---

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • foreign policy dergisinin bıyıklı diktatörler listesine girmiştir: http://www.foreignpolicy.com/…03/30/stiff_upper_lip

    "fp investigates the whiskers that autocrats wear."

    listede, franco, hitler ve stalin gibi atatürk'ün muasırı olan başka liderler de vardır.

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • yapmış olduğu herşey, takipçileri tarafından memleketi kurtarmış olduğu gerekçesiyle mazur gösterilebilen siyasi liderdir.

    yine aynı takipçilere göre, aldığı astronomik maaş ve devasa mal varlığı dahi, memleketi kurtarmış olması nedeniyle "az bile"dir. (bkz: atatürk'ün maaşı) (bkz: atatürk'ün mal varlığı)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • mustafa kemal'in cenaze namazı, dolmabahçe sarayı'nın muayede salonunda çok küçük bir törenle ve türkçe olarak kılınmıştır. bu törene, çok az yerde de olsa referans verilir. (ancak, namazdan önce hangi gasilhanede hangi gassal tarafından ne zaman yıkandığı bilgisine rastlanmaz. ancak namaz dolmabahçe sarayında kılındığına göre, yıkama işleminin de sarayın içerisinde bir yerde gerçekleşmiş olması muhtemeldir.)

    mustafa kemal'in hayatının cumhuriyet tarihi boyunca devlet tarafından sıklıkla gündeme getirilmesine rağmen cenaze namazı konusuna neredeyse hiç yer verilmiyor olması, özellikle islami kesimin bu konunun üzerine gitmesine neden olmuştur. (hakan albayrak sırf mustafa kemal'in cenaze namazının kılınmadığını iddia ettiği için 8 ay hapis yatmıştır.)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • 1927 yılında verdiği meşhur nutkunu, sonradan gerçekleştirdiği dil devrimi nedeniyle (ne yazık ki) bugün çok az kimse anlayabilmektedir.

    ancak daha da ilginç olanı, mustafa kemal'in 1930'lu yıllardaki beyanatlarının da yine aynı dil devrimi nedeniyle bugün anlaşılamıyor olmasıdır:

    --- alıntı ---

    atatürk'ün isveç ilişkileri hakkındaki konuşması

    isveç kralı ve türkiye-isveç ilişkileri hakkında konuşma
    3 ekim 1934

    memleketimizi ziyarete gelen isveç veliahdı prens güstav adolf şerefine çankaya köşkü’nde verilen ziyafette söylenmiştir.

    altes ruayâl,

    bu gece, yüce konuklarımıza, türkiye’ye uğur getirdiklerini söylerken duyduğum, tükel özgü bir kıvançtır. burada kaldığınız uzca, sizi sarmaktan hiç durmayacak ılık sevgi içinde, bu yurtta, yurdunuz için beslenmiş duyguların bir yankısını bulacaksınız.

    isveç-türk uluslarının kazanmış oldukları utkuların silinmez damgalarını tarih taşımaktadır. süerdemliği, önü, bu iki ulus, ünlü sanlı sözlerinin derinliğinde sonsuz tutmaktadır.

    ancak, daha başka bir alanda da onlar erdemlerini, o denli yaltırıklı yöntemle göstermişlerdir. bu yolda kazandıkları utkular, gerçekten daha az özence değer değildir.

    avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün en güzel utkuyu kazanmaya anıklanıyorlar; baysal utkusu.

    altes ruayâl,

    yetmiş beşinci doğum yılında oğuz babanız, bütün acunda saygılı bir sevginin söyüncü ile çevrelendi. genlik, baysal içinde erk sürmenin gücü işte bundadır.

    ünlü babanız, yüksek kralınız beşinci güstav’ın gönenci için en ıssı dileklerimi sunarken, altes ruvayâl, sizin altes ruvayâl, prenses louise, sevimli kızınız altes prenses ingrid’in esenliğine, tüzün isveç ulusunun gönencine içiyorum.

    --- alıntı sonu ---

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • üç veri:
    1938 yılında savarona yatının ithalatına harcanan para: 1.200.000 usd
    1938 yılı toplam ithalatı: 119.000.000 usd
    1938 yılı bütçe geliri toplamı: 322.900.000 tl (256.270.000 usd)

    bu üç veriden hareketle:
    1938 yılı bütçe gelirinin savarona yatına harcanan yüzde miktar: %0.46
    1938 yılı ithalatında savarona yatının payı: %1'den biraz fazla

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • lunapark işletmecisi.

    kaynak: başbakanlık cumhuriyet arşivi. (aktaran: atatürk'ün mal varlığı / mustafa armağan)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
  • şeyhülislam mustafa sabri efendi, hilafet ve kemalizm adlı kitabında, işin başında kurtuluş savaşı'nı padişah ve halifeyi işgalden kurtarmak için verdiklerini söyleyen, ancak savaş bittikten sonra her iki kurumu da kaldıran mustafa kemal için sert eleştirilerde bulunur:

    --- alıntı ---

    "[mustafa kemal] bütün hareketlerini hilafet makamına hizmet şeklinde göstermiş iken, nasıl kahpelik ve hayâsızlıktır ki hilafetin en çirkin tezyifler ve tahkirler altında birden bire ilgasına cesaret etmiştir. ... demek isterim ki bu şekil değiştirmeler, bu zıtlıkları işleyebilmek için insan utanmamazlıkta da kahraman olmalıdır."

    --- alıntı sonu ---

    mustafa sabri efendi hakkında (bkz: şeyhülislam mustafa sabri efendi/@derinsular)

    tema:
    (bkz: mustafa kemal atatürk/@derinsular)
13010 entry daha