şükela:  tümü | bugün
  • atatürk'e ingiliz ajanı diyenlere gelsin bu haber. ingilizler'in padişahı desteklediğini ve atatürk'e karşı mücadele ettiğini de açıklıyor bu ingiliz istihbaratı raporları.

    https://www.bbc.com/…rkce/haberler-turkiye-50348221

    şimdi birileri çıkıp "yhaaa niye atatürk'ü savunsun dıj güçler diyecektir" nargilesini içerken. cevap verelim. bildiğiniz üzere, ülkelerin istihbarat raporları, üzerinden belli bir süre geçtikten sonra kamuya açılır. abd de yakın zamanda soğuk savaş dönemi arşivlerini açmıştı.

    ingiliz istihbaratı da atatürk hakkında topladığı istihbaratların arşivini açmış ve kendisinden şu şekilde bahsetmişler:

    "mustafa kemal'in faaliyetleri veya niyetleri konusunda, ne yazık ki iyimser bir görüş takınamamaktayım. [kuzey ırak'tan] gelen raporlar ve istanbul hükümetinin elinin altındaki gerçeklik düzeyi yüksek bilgiler, bu hareketin tehlikeli bir nitelikte olduğunu ve askeri boyut kazanabilecek şekilde bir kargaşayı kışkırtma olasılığı hiç de düşük değildir.

    siyasi hareketlerin baskıyla yok edilmediğine katılmakla birlikte, baskı uygulamanın ne adil olduğunu ne de elimizdeki tek silah olduğunu düşünüyorum. (mustafa kemal'in) zıtlarının (rakiplerinin) bir araya gelmesi teşvik edilmeli ve rakibi olan hedefler yerine getirilmelidir."

    izmir işgalinin "direnişi başlattığına" dikkat çekilen raporda, "mustafa kemal, mayıs ayında (1919 yılı) müfettiş olarak samsun'a gönderildi. smyrna'da (izmir'de) uykuda yakalanan türkler canlandı. mustafa kemal gelir gelmez bu bölgeyi hareketlendirmek için faaliyete geçti. itilaf devletleri'nin kontrolü dışında kalan amasya'yı karargah olarak belirledi. bu hareket devrimci ve tehlikeli bir niteliğe sahip gibi görünüyor" deniliyor ve şöyle devam ediliyor:

    "bu zamana (izmir'in işgaline) kadar bu hareketin liderleri her an dayak yemekten korkan yaramaz oğlanlar gibiydi. itilaf kuvvetlerinden herhangi bir muhalefetle karşılaşmayınca ve merkezi hükümetin gereksizliği ve muhtemelen işbirlikçiliği de fark edilince daha çok ön plana çıkmaya başladılar. bitkin ve yozlaşmış istanbul hükümeti'nin türkleri temsil etmediğini, türkiye'yi mahvettiğini düşünüyorlar ve kendilerinin türkleri temsil ettiğini, ülkeyi de yönetebileceklerini göstereceklerini söylüyorlar."

    bundan birkaç gün önce, 20 ekim 1919'da ingiltere'nin karadeniz ordusu başkomutanı general sir george milne'nin savaş bakanlığı'na gönderdiği, oradan da dışişleri bakanlığı'na aktarılan bir istihbarat raporunda, mustafa kemal ve destekçilerinin olmazsa olmaz olarak tanımadığı üç konunun izmir, ermenistan ve trakya meseleleri olduğu belirtiliyor.

    alkan, ingiltere'nin 1920 yılında istanbul'u fiilen işgal etmenin ingilizlerin yaptığı bir başka hata olduğunu belirtiyor.

    alkan, "ingiltere şöyle düşünecek: istanbul'u işgal edersek osmanlı hükümetini bizim istediğimiz koşullarda barışa zorlayabiliriz. ama ummadıkları ve beklemedikleri konu hemen anadolu'da ingilizlerin ulaşamayacağı bir yerde yeni bir parlamentonun açılması ve bütün milli mücadelenin dünya tarihinde çok ender görülen bir şekilde bu parlamentoyla yürütülecek olması. bütün komutanlar bir yandan cephede savaşacaklar, bir yandan parlamentoda gelip hesap verecekler" diyor.