şükela:  tümü | bugün
  • pek çoklarımızın bildiği gibi mustafa kemal amasya genelgesinin ardından çok sevdiği askerlik mesleğinden azledilmiş ve istifa ettiğinde tarihler 1919 yılının temmuz ayını göstermekteydi.
    bu istifa mustafa kemal'in ilk istifası değildir. az bilinir fakat kendisi ilk istifasını 1915 yılında çanakkale savaşı sırasında vermiştir. bu istifanın sebeplerini ve nasıl geriye dönüldüğünü anlatmak istiyorum burada.

    mustafa kemal, çanakkale cephesine xıx. tümenin başı olarak katılır. ki bu xıx. tümen hikayesi bambaşka ilginç bir olaydır. çanakkale'de gördüğü manzara karşısında pek hoşnut kalmamış olacak ki (bkz: enver pasa) ya bir mektup yazar. kendisini acilen cepheye davet eder. sorumlu general (bkz: liman von sanders) in türk askerinin halet-i ruhiyesinden anlamadığını ve yanlış stratejiler izlediğine değinen mustafa kemal mektubuna bir karşılık alamaz.

    çanakkale cephesinde önce deniz savaşları, ardından kara savaşları yaşanır. burada mustafa kemal'in askeriyede yükselmesine ve ordu içinde sevilmesine sebebiyet verecek olaylar gerçekleşir. bazı kolordu komutanları ve tümenlerin harekata geçmekte ve sorumluluk almakta geç kaldığını gören mustafa kemal, bizzat liman von sanders'in emirleri ile yaklaşık 100,000 askerin yönetimini ele alır.
    conkbayırında 20-30 metre aralıklı siperlerde savaş devam ederken türk ordusunu hücuma kaldırmasıyla birlikte ingiliz askerleriyle beraber yenizellanda ve avustralya askerlerini geri çekilmeye zorlar. (bkz: winston churchill) anılarında bu çanakkale savaşını yazacak cümleler kuramayacağını yaşananları anlatmakta güçlük çektiğini belirtmiştir.

    conkbayırından düşman sökülünce zafer kazanıldığı düşünüldüğü o an kıyamet kopar. ingiliz donanması ve topçuları iki askeri grubun iç içe olması sebebiyle bombardıman yapamamaktaydı. ama bu durum değiştiğinde mevziler adeta cehenneme döner. saatlerce bölge bombalanır. görevli ingiliz askerleri daha sonra bu anı, hatıratlarında yazarken siperlere düşen bombalar ile türk askerlerinin bedenlerinin parçalara ayrıldığını ve pek çok zahiyat verdiklerini yazarlar. bombardıman durduğunda ingiliz kuvvetleri conkbatırına tekrar hücum eder fakat karşılarında daha kararlı ve "allah allah" nidaları ile savaşan türk askerini görünce şaşkınlıklarını gizleyemezler.
    işte bu bombardıman sırasında herkesin bildiği o mustafa kemal'e isabet eder şarapnel parçasının göğüs cebinde duran saati yamultması (saat parçalanmaz yamulur ve bu esnada saatin olduğu bölgede alınan darbeye bağlı olarak kan toplar) hadisesi gerçekleşir.
    yaralanan mustafa kemal, hemen revire alınır. ingilizlerin kara harekatında başarısız olması ve mustafa kemal'in üstün başarıları sonucunda general liman von sanders, onu huzuruna çağırıp onurlandırmak ister. aralarında gayet duygusal anlar yaşanır ve bu esnada mustafa kemal hayatını belki de hayatını kurtaran saati limon von sanders'e hediye eder. generalde buna karşılık kendi aile saatini hediye verir.

    savaştan sonra ülkesine dönen general saati de beraberinde götürmüştür. fakat münih'teki evi bir hırsız tarafından soyulunca maalesef ki saatte çalınır ve kaybolur. general'in mustafa kemal'e hediye ettiği saate ne olduğunu ise bilemiyorum. bilen varsa mesaj atarsa sevinirim :)

    artık ingilizlerin boğazları geçemeyeceğinin anlaşılmasının ardından enver paşa cepheye teftişe gelir ve hemen hemen sorumlu herkes ile görüşüp tebrik ederken aklına mustafa kemal gelmez! işte bu ziyaret edilmeme sebebiyle mustafa kemal'in morali bozulmuştur. bir süre düşündükten sonra çözümü istifa etmekte bulur.

    limon von sander's belkide türk milletinin kaderini değiştirecek bir karar ile bu istifayı kabul etmeyip bir anlamda enver paşa'nın kulağını çekerek mustafa kemal'in gönlünü almasını adına mektup yollar.
    enver paşa bu arabuluculuğa sıcak yaklaşır önce mustafa kemal'e kendisini ziyaret edememesine üzüldüğü hakkında mektup yazar. ardından limon von sanders'e yazıp durumu düzelttiğini belirtir. böylece mustafa kemal yaklaşık 4 yıl daha çok sevdiği askerlik görevinde amasya bildirgesine kadar kalmış olur.

    tabii bu anlattıklarım neticesinde kimin haklı veya haksız olduğuna karar vermek çok güç. enver paşa ve mustafa kemal arasında bu yaşananlar ne bir ilkti ne de son oldu. iki figür enver paşa'nın şehit edilişine kadar irtibatta olup tartışmaya konuşmaya devam ettiler.