şükela:  tümü | bugün
  • fazıl hüsnü dağlarca'nın kurtuluş savaşı sırasında cepheye cephane taşıyan elif'in, öküzü kocabaş'ın bir noktada durmasıyla nasıl kahrolduğunu ve sonunda nasıl kağnıya kendini koştuğunu anlattığı epik şiiri. doğrusu ilkokulda filan şiirin ahengine mi, hamasetine mi, nesine vurulup bilmem, baştan sona ezberlemiştim. şimdi okuyunca konu itibariyle gerçekten trajik olsa da işlenişi gülünç geliyor. ama bir dönem etkilenmişiz yine de, bir şeyler bulmuşuz, hakkını yemeyelim.

    yediyordu elif kağnısını,
    kara geceden geceden.
    sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu.
    uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar.
    inliyordu dağın ardı, yasla
    her bir heceden heceden.

    mustafa kemal'in kağnısı derdi, kağnısına.
    mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
    çabuk giderdi, çok götürürdü elifçik,
    nam salmıştı asker içinde.
    bu kez yine herkesten evvel amıştı yükünü,
    doğrulmuştu yola, önceden önceden.

    öküzleriyle kardeş gibiydi elif.
    yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar.
    kocabaş çok ihtiyardı, çok zayıftı.
    mahzundu bütün bütün sarıkız, yanı sıra.
    gecenin ulu ağırlığına karşı,
    hafiftiler inceden inceden.

    iriydi elif, kuvvetliydi kağnı başında.
    elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri.
    kınalı ellerinde rüzgar geçerdi daim.
    toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
    alını yeşilini kapmıştı, geçirmişti
    niceden niceden.

    durdu birdenbire kocabaş, ova bayır durdu.
    nazar mı değdi göklerden, ne?
    dah etti, yok, dahha dedi, gitmez.
    ta gerilerden başka kağnılar yetişti geçti gacır gucur,
    nasıl dururdu mustafa kemal'in kağnısı?
    kahroldu elifçik düşünceden düşünceden.

    aman kocabaş, ayağını öpeyim kocabaş
    sür beni, öldür beni, koma yollarda beni (yılların ardından gelen edit: sevgili cikolatali pirinc patlagi'nın uyarısı üzerine idrak ettim ki, "sür beni" kısmının "süs beni" ve de "vur beni" şeklindeki versiyonları da dolaşımda. kayıtlara geçsin.)
    geçer götürür ana, çocuk mermisini askerciğin
    koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım,
    bak hele üzerimden ses seda uzaklaşır
    düşerim gerilere, iyceden iyceden.

    kocabaş yığıldı çamura,
    büyüdü gözleri büyüdü yürek kadar.
    örtüldü gözleri örtüldü hep.
    kalır mı mustafa kemal'in kağnısı bacım?
    kocabaş'ın yerine koştu kendini elifçik,
    yürüdü düşman üstüne yüceden yüceden...

    ilkokulda ezberlenen şiir deyince bir de aklıma bir 10 kasım klasiği olan gidiyor gelir.
  • yediyordu elif kagnisini
    kara geceden geceden...

    diye ba$layan tuhaf, korkunch ortaokulda zorla okudugumuz $iir.
    vatan-millet sevgisi duygularını zorlayıcı derecede 12-13 ya$ındaki chocukların ichini burkan bir hikaye ile bezeli tragedya.

    hikayenin zehri yetmezmi$ gibi bi de edebiyat hocaları bunların analizi adı altında konuyu iyice belleklere kazıtmak ichin irdelerlerdi. iki uch ders sureredi.
  • kurtuluş savaşında anadolu insanın içinde bulunduğu çaresizliği ve tüm ümütsizliğe karşı içinde varolan karşı koyma gücünü anlatan şiir..
  • okulun bağıra çağıra şiir okumakla ünlü öğrencisi 29 ekim'de bunu mutlaka ezberler ve tören sırasında kürsüden höynküre höynküre okur.
    canhıraş performans karşısında edebiyat ve tarih hocalarının gözleri dolarken, aklı başında diğer öğrenciler de hem şiiri okuyan freake karşı hem de şiirin kendisine karşı kin ve nefretle dolar.
  • 23 nisan larda, 29 ekim lerde ogrencilerden iki kisiyi secip birini elif birini okuz yaparak okuttuklari siir. dogrusu elifin kagnisi dir ama elifin okuzu diye gectigi yerler de olsa gerek..
  • "öküzleriyle kardeş gibiydi elif" mısrası yüzünden bir sene boyunca zıpır ortaokul talebelerinin eğlencesi olmuş mağdurelerin,adlarının elif konduğu güne lanet etme sebebi.
  • yıllarca tüm ineklere bakıp bakıp ağlamama sebep olan şiir .
  • gecedeeeeeeen geceden incedeeeeen inceden vb. şekillerde okunup ağlaklık verilen şiiir. bu şiiri ortaöğrenimde okuyanların intihar riskinin şiir okumayanlara göre 10 kat fazla olduğu gözlemlenmiş.
  • elif öküz* olunce kagniya kendini kosmustu hatirladigim kadariyla. vay anasini...