şükela:  tümü | bugün
  • bir yazar.

    biraz önce sağlık bakanımız dillendirdi adını.

    ve burası birazdan, sırf bu yüzden, mustafa kutlu kim amk bkz leri ile dolacak, liseli seviyesindeki acınası espriler sağa sola saçılacak. kafir olmadığı için yazar olamayacağını düşünen embesiller akacak buraya... müslümanlığı, türklüğü ve osmanlı ile gurur duyuyor diye aziz sancar'ı karalamış zavallı sürüsü bu adamı es mi geçecek? elbette hayır.

    çünkü dalyarak bir ekşici olmak bunu gerektirir.
  • covid19 karantina gunlerinde saglik bakani fahrettin koca nin tolstoy ile birlikte okumamizi önerdiği yazar.
  • tolstoy'la beraber zikredilen islamcı yazar.
  • bakan açıklama yaptı, geldik. tolstoyla güzel giden yazardır.
  • bakan önerdi diye araştırmaya başladım, tarzı nasıl acabası? islamcı mı diye soru işaretleri oluşmadı değil.
  • sanki sağlık bakanı corona günlerinde reklam almış gibi hissetmeme sebep olan kişi, yeni şafak'ta falan yazmış yazarmış.
  • bakan okunmasını tavsiye edince kesin islamcı bir yazardır dedim, yanılmadım.
  • “islamcı” mahalleden olduğu için mi bakan tarafından önerildi, yoksa gerçekten iyi bir hikayeci olduğu için mi önerildi ? ya da bir yazar önereceksek bizim mahallenin en iyisini önerelim mi dedi.
    bu adamın edebi kişiliği mi onu öne çıkardı yoksa islami dünya görüşü mü?
    ya keşke bu yazarların çizerlerin şairlerin düşünürlerin dünya görüşünü bilmesek. çünkü bunlardan dolayı onlara ön yargı ile yaklaşıyoruz. mesela bir kesim sırf ermeni meselesi üzerine söylediklerinden dolayı orhan pamuk okumuyor ve ondan mahrum kalıyor. bir kesim siyasi ve dünya görüşü nedeniyle necip fazıl’dan, yine aynı sebepten ötürü bir diğer kesim nazım hikmet’ten mahrum kalıyor. aynı şekilde sırf ideolojisinden dolayı hayatında ahmet kaya dinlememiş insanlar var. o kadar çok örnek var ki. mustafa kutlu da onlardan biri. kısa bir araştırma ile islamcı mahalleden olduğunu duyan bizim tayfa hemen burun kıvırdı bile. adamın edebi kimliğini bilmeden, bir tane kitabını okumadan. diğer yandan islamcı tayfanın yüzü güldü. bizim mahalleden dediler. koltukları kapardı.
    mesela ben tanıyorum kendisini. hiçbir kitabını da okumadım. ama vakti zamanında bir film izlemiştim. “uzun hikaye” isimli. çok beğenmiştim. bu yazarın kitabından uyarlanmış. bu adamın kitabından uyarlandığını bilseydim muhtemelen bende “siktir et islamcıların çektiği filmden ne olacak” der gitmezdim. yani demem o ki ön yargı kötü bir şey.

    ayrıca kimse bakanın tolstoy önersine takılmıyor neden ? bundan kırk elli yıl önceki siyasi konjonktürde bir “rus” yazarın önerilmesi “komünizm geliyor” diye propagandası yapılır, tolstoy üzerinden linç edilirdi. bu da ironik.

    edit: düzeltme. teşekkürler jz
  • mustafa agabeyi yakinen tanirim. tum kitaplarini (bazilarini 3-4 kere) okudum. hic bir eserinde islamcilik veya din propagandasi yoktur. yalin bir uslupla hayati ve insanlari anlatir, iyilikle kotulugu fotograf ceker gibi yorumsuz betimler. “islamci” diyerek asagilamaya calisanlar bilsin ki o, siyasetten uzak, durust, yalansiz ve en onemlisi guzel bir insandir.

    mustafa kutlu, kasaba insanlarinin hikayelerini anlatir. uslubu yalin, sade ve akicidir. turkceyi cok guzel kullanir. siradan kelimelerle cok buyuk laflar eder, sasirirsiniz. atmosfer oykuleri yazar, sizi icine ceken hikayelerdir bunlar. her bir oykusu, sinema izleme etkisi dogurur. kenan imirzalioglu’nun oynadigi uzun hikayefilminin hikaye ve senaryosu da o’na aittir.

    bu boyledir
    yoksulluk icimizde
    yokusa akan sular
    mavi kuş
    gonul isi
    huzun ve tesaduf
    beyhude ömrüm
    en guzel kitaplaridir.

    (ha, bir de “mustafa kutlu kim amk?” diye entry giren cahil denyolar var aranizda. basitliginizi bu kadar belli etmeyin be oglum. hic bi sey bilmiyorsaniz acin bi google’layin kimdir nedir. omrunu turk edebiyatina adamis beyefendi bir insana saygi duymaniz icin “sizden” olmasina gerek yok...)