şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'nin -elbet mevlüt koçak'la birlik- kurgu bakanı.. bilhassa, '90 sonrası çoğu türk filmini montajda taşıyan, aklayan adam.. serdar akar'ın pek sevdiği bir mücahit.. tabutta rövaşata, filler ve çimen, vizontele, şellale, asansör filmlerinden bazılarıdır..

    ayrıca, çeşitli balkan filmlerinde de kurgucu olarak çalışmıştır preşeva: "how rock and roll was ruined" diyelim.. ilker canikligil'in de uçmak isterken* tutunduğu bir beşer hakeza.. bütün mustafalar böyle mi oluyor yahu içünse (bkz: mustafa ziya ülkenciler)..
  • örnek alınması gereken, hatta kıskanılacak kadar iyi bir kurgu üstadıdır...
  • koskoca bir kurgu felsefesini veya bir filmdeki numarayı öyle bir kısacık öyle bir harika anlatır ki donar kalır insan.
  • piyasadaki neredeyse bir elin bes parmagi kadar olan sayili kurguculardan kendi tarzina gore en iyisidir.. bilgi de hocaliga baslamasina sevinc goz yaslariyla tepki verdigim super insandir. abidir. babadir.
  • neredesin firuze filminin kurgusu bir türlü güzel olmadığı için kendileri çağrılıp yardımına başvurulmuştur.
  • nerdesin firuze filmine senaryo aşamasından itibaren katılmış, bizzat kurgulamış insan.
  • piyasada istisnasız herkesin saygı duyduğu 2-3 kişiden biri. kulaklarından, burun deliklerinden, her tarafından zeka fışkıran insan.
  • baba, master, mütavazi senyor. sinemayı çok ii bilen kurgu üstadı. milyon dolarlık filmleri ve öğrenci filmlerini aynı özenle kurgulayan mütevazi şahsiyet, en son hababam sınıfı asker deyi montajladı.
  • sanırım isminin dogru yazılısı mustafa presheva olan kisi.
  • eski bir asistanı olarak fakirin yazdıklarına eklemek isterimki. asistanı olmak hiç kolay değildir, birşey sorduğumda işi bırakıp tam2 saat neden o planda kesme yaptığını, bana ezberletene kadar anlatmıştı, ve o gün hiç iş yapmadan bana kurgu üzerine uzun bir seminer vermişti, bu bütün film boyunca dewam etti . sürekli anlatıp öğretmeye dewam etti, bütün bilgisini paylaşan bir insandır yani asistanlarına tek kelime anlatmaz lafı yalandır.
    patronlarla benim almam gereken paranın daha fazla olması için bizzat konuşmustu , ona göre ''kurgucu ne alıyosa asistan yarısını almalıdır'' , sürekli bunu savunur ve söyler. yani para vermez lafı yalandır sayesinde kazandığım para ile bayağı rahatlamıştım. bazı sahneleri asistanına yaptırır, asistan işini bitirene kadar da yanından ayrılmaz ve müdahale etmez. yani asistanı olmak en ii sinema okulunda kurgu dersi almak gibi birşeydir. dünyanın en alçak gönüllü ve en öğretici insanını yalanlarla karalamadan önce düşünmek lazım, bu herifin asistanlarından biri ek$i sozluk yazarı olma ihtimali nedir diye.......ayrıca film sona erdiğinde bana sırf teşekkür etmek amacıyla hediye ettiği kamera da onun ne kadar ince düşünceli ve kibar biri olduğunuda göstermez mi??