şükela:  tümü | bugün
  • 1869 ile 1954 tarihleri arasında yaşamış şeyhülislam, osmanlı mebusan meclisi mebusu.

    çocukluğunda pazar nahiyesinde peşli hoca’dan ders alarak eğitime başladı. sonra kayseri medresesi'nde din eğitimi aldı. 1889 yılında rüus imtihanını kazanarak fatih camii'nde din dersleri vermeye başladı. beşiktaş asariye camii imamlığını yaptı. 1900 ve 1904 yılları arasında ii. abdülhamid tarafından huzur derslerine alındı. 1918 yılında ii. meşrutiyet'ten sonra memleketi tokat'tan osmanlı mebusan meclisi'ne milletvekili seçildi. sevr'i imzalayan hükümet döneminde şeyhülislam olan mustafa sabri, yıldız sarayı'nda vahdettin başkanlığında toplanan meclis-i âlî'de anlaşmanın kabul edilmesi yönünde görüş bildirenler arasındaydı.

    siyasî hayatında ilk önceleri ittihat ve terakki partisi'ni desteklemekteydi. sonra ahali partisi'ne (1910) girdi. daha sonra ise ittihat ve terakki cemiyeti'ne muhalif hürriyet ve itilaf fırkası'nın kuruluşunda yer aldı (1911). ali birinci, hürriyet ve itilaf fırkası isimli kitabında ittihat ve terakki bab-ı ali baskını yapmasalardı hürriyet ve itilaf fırkası'nın bir ihtilal komitesi halini almış olduğunu ve içlerinde gümülcineli ismail, basri bey ve mustafa sabri efendi bulunan bir gurubun tesiri altında ve planlamasıyla sadrâzam kâmil paşa hükümetini devirmek için darbe yapmaya hazırlandıklarını yazmıştır. o dönemde hükümetteki ittihat ve terakki partisi aleyhine muhalif beyan-ül hak dergisi'nde başyazarlık yaptı. hürriyet ve itilaf fırkası'nda oluşan komite, hükümeti 25 ocak 1913 tarihinde devirmeye karar vermişken ittihat ve terakki bunu 2 gün önce 23 ocak 1913'de kanlı bir biçimde gerçekleştirmişti. bab-ı ali baskını neticesinde birçok hürriyet ve itilaf fırkası yöneticisi gibi mustafa sabri efendi de yurt dışına romanya'ya kaçtı. sonra romanya'dan yunanistan'a geçti. diğer bazı parti yöneticileri ise yeni hükümetçe sürgün edildi. mustafa sabri efendi, 1916 kasım'ında bükreş'te tutuklanarak kendi isteği ile enver paşa'ya getirildi. kendisi talat paşa tarafından öldürüleceğinden korkuyordu. enver paşa ise gıyabına yargılanarak aldığı cezayı (ki bu beş yıldı) o zamanlar bursa vilayeti'ne bağlı bilecik sancağı'nda hapsedilerek tamamlamasını hükümete kabul ettirdi. hoca 1918 teşrin-i evvellindeki affa kadar orada kaldı.

    bu dönemde almanlar ittihat ve terakki ile iyi ilişkiler kurmak isterken ingilizler, ingiliz hayranı olduğu bilinen damat ferit ve hürriyet ve itilaf fırkası'nı desteklemekteydiler. mustafa sabri efendi de ingiliz himayesinden başka kurtuluş yolu olmadığını düşünenlerdendi.[2] bab-ı ali baskını sonrasında padişah hükümeti kurma görevini ittihat ve terakki'nin gösterdiği mahmut şevket paşa'ya verdi. bu sırada bir bombalı saldırıda mahmut şevket paşa öldürüldü. ali birinci, mustafa sabri efendi'nin bu cinayetin arkasında olduğunu iddia etmektedir. iddiaya göre cinayetin olduğu gün yunanistan'dan istanbul'a gelmiş, suikastçılarla görüşmüş ardından olayın basit bir suikast olarak kalması ve istenen sonucu alamaması nedeniyle hemen pire'ye geri dönmüştür.
  • osmanlı’nın son şeyhülislamı.
  • eski başbakanlardan suat hayri ürgüplü'nün babası.
  • suat hayri ürgüplü'nün babası değildir. (bkz: ürgüplü mustafa hayri efendi)
  • yüzellilikler'dendir.

    bildiğim kadarıyla 'türklük'ten istifa' akımını da başlatan adamdır. *
  • dünün, bi nevi, feto'su... bir diğeri;
    (bkz: dürrizade abdullah)
    (bkz: vatan hainleri)
    (bkz: hoca görünümlü ajanlar)

    said nursi ile de, kendi söylemleriyle, yakın arkadaştırlar.
  • cemiyet-i ittihadiye-i islamiye ismi altında, din propagandasına dayanan siyasi bir cemiyet kuran, daha sonra hürriyet ve itilaf fırkası'na geçen, mütarekede şeyhülislam olan zat.

    şevket süreyya aydemir, enver paşa, cilt ll, sf 124.
  • osmanlının mebus ve şeyhülislamı, aynı zamanda siyasal islamın da kanaat önderidir.
    müdahil olduğu türk ırkını aşağılaması, etrak-ı biidrak zihniyetine sahip olması ve milli mücadele esnasında canhıraş savunduğu fikirleri ibretliktir.
    dini bütün kişiliğinin yanı sıra sağlam bir ingilizperver olduğu da'' iddia edilen'' rahmetli sabri efendi'den alıntı:
    ''iki paralık mustafa kemal kuvvetinin baskısına boyun eğerek ingilizlerin, fransızların ve sair devletlerin istanbul'dan çekilip gitmelerini ancak kemalistlerin idam ettiği türk aklı kabul edebilir.''
    :(
    bu cümlenin geçtiği kitabı 'hilafet ve kemalizm' kitabı bugün bile -aynı zihniyetin devamı olan- dinciler (nureddin yıldız) tarafından referans alınmaktadır. hilafet propagandassı yapan internet sitelerinde de bulabilirsiniz. oysa kitap bu yönüyle resmen kemalizm propagandası yapmıyor mu allah aşkına? kafamda deli sorular.

    fetvalarıyla kim bilir kaç masum kişinin asılmasını onaylamış olan sabri efendi, anayasadan devletin dini islamdır ibaresinin kaldırılmasını insanların dininin de ortadan kaldırılması olarak görür.
    hilafetle ilgili görüşleri mehmet nam'ın şu makalesinde güzelce anlatılmış.
    ''yüzellilikler hakkında çıkan genel af dolayısıyla türkiye’ye dönebileceği kendisine bildirildiğinde, türkiye’de islâmi yönetimin ortadan kaldırıldığını ileri sürerek affı kabul etmemiş ve türkiye’ye dönmemiştir.''

    bu şahsiyet dünyadan göçüp gitmiştir, derdine çare olmak mümkün değildir. lakin bugün bile aynı zihniyete (hilafet isteriz, din elden gidiyor) mütemayil olmuş kişi, grup, örgütler var. en basitinden ışid işte, hilafet ilan etmemiş miydi?
    evrensel ilkeler, insan hakları, laisizm nasıl benimsetilecek böylesi destekçilere bilemiyorum altan.

    kendi cümlesiyle bitireyim: ''arapların yanında biz (türkler) neyiz ki?''*
  • sözde şeyhülislam türklük düşmanı mustafa sabri https://youtu.be/a0yjgtuxk8g