şükela:  tümü | bugün
  • ankara'nın mühim simalarından, çalışkan hocalarından ve velut akademisyenlerinden. gazi üniversitesi öğretim üyesi. önemli bir kültür arşivcisi. yunus emre üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmalardan birini altı cilt halinde yayımlamasının üzerinden çok geçmeden şimdi de niyazi mısri'nin esrarı peşine düştü. yolu ve bahtı açık olsun dileriz. çok eserler versin çok öğrenciler yetiştirsin isteriz...

    edit:

    cümle muhibbanı limniye götüren zat-ı muhterem...

    kitaplarını yayımlayan h yayınlarında çağlayu ben taştı gider
  • şu an ülke tv'de açık deniz programındadır.
  • geçen hafta tanışma fırsatı bulduğum, mükemmel, son derece bilgili, hayran olduğum bir hocadır. gazi eğitim fakültesi
    ortaöğretim sosyal alanlar eğitimi bölümü'nde halen öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. ayrıca yunus emre ile ilgili birçok çalışmasının yanında, iskender pala gibi değerli bir yazarın bile kitaplarını yazarken fikirlerini aldığı saygıdeğer bir hocamızdır.
  • akademik camiada son dönem tasavvuf çalışmalarında büyük emek veren bir güzel insan. kadîm ve hikmetli metinleri, divanları tashih-tasnif edip yayınlıyor. belki 30-40 tane kitabı var. gayretli, azimli, çalışkan, bilgili, en önemlisiyse gönüllü. 30 yıllık yazı-çalışma hayatının 25 yılını yunus emre ve yolundakilere adamıştır. niyazi mısri hazretleri üzerine de çokça çalışmıştır. geçen hafta iran'da sadi şirazi ve yunus emre seminerlerine katıldı, haftasonu istanbul'da seminer verdi, bugün adapazarı'na seminere geldi, bizi kırmamak için bir çay içecekti iki çay içti, giderken fisebilillah kitap hediye etti, yarın sadık yalsızuçanlar'ın programına çıkacak, ertesi gün kim bilir nerede ne yapacak.
  • bugün konuk olduğu ahmet murat'ın aklıselim'inde "gönül genişleyince mekân da büyür" gibi bir cümle sarfetti. irticalen kurulan bu cümle -temelde- insan ve mekân ilişkisinden neşv ü nemâ bulan mesleğim açısından bana büyük bir kapı aralamıştır. var olsun.

    demek ki gönül ile mekân arasındaki korelasyonda mekân gönüle göre şekilleniyor. genel kanının aksine en büyüğünde ferahfahur olmuyoruz. ancak gönlümüzün en ferah deminde mekân ve zaman da genişliyor.
  • kendisiyle hiç karşılaşmadım. eserlerini gördüm. bir kaçını okudum. tvde izledim. çok mütevazi, çalışkan bir araştırmacı.tekke edebiyatının şu an en velud ismi bence. pek çok kişiden daha çok prof. ünvanını hak ettiği bir gerçek. yakından tanıdğım arada gidip sohbet edip soru sorabileceğim biri olaydi iyiydi de olmadı işte..
  • maalesef ve maalesef yunus emrenin hiç istemeyeceği şekilde ülkemizdeki ucuz siyasilerin topluma empoze ettikleri ayrıştırma ve oy toplama propagandasında belediyelerce halkı motive etme amaçlı o belediye senin bu belediye benim gezdirilip bilgi dağarcığı ve akademisyeliği dini-siyasi şovenizm ile hiç haketmediği şekilde bir güruhun temsilciliği gibi ucuz insan profiline itilmektedir.

    tüm bu ucuz siyasi karmaşa bittiğinde dilerim asıl yunusu bilen entellektüel insanlarla güzel paneller yapar..chp belediyelerine de gider..
    mustafa tatçının cümle alemi kardaş bildiğini düşünüyorum.
    bizde onu kardaş biliyoruz.

    aşk dilerim bir an önce bu ülkeye gelirde cümle eksikler biter ...
  • facebook hesabında 17 kasım 2015'te şunları yazmıştı: "hiç bir dinin memuru olmaz. aşıkı, arifi, hizmetkârı olur."

    bu cümle, görünürde sıradan, hatta kimilerine olağanüstü bile gelebilir fakat müthiş bir itikadî hatayı içerir. kendisine gereken cevabı verdim fakat cevap vermeğe tenezzül etmedi, öyleyse ben yunus emre konusunda ihtisas yapan bu zâtı tenkid etmeğe ve onun bu yanlışını düzeltmeğe çaba sarfedeceğim.

    islâmdan başka bir din yoktur ki diğer dinlerin memuru olsun. din, dinler diye bir şey yok. islam diye bir şey var. yani mustafa tatcının bu cümlesinden, insanlar diğer dinlere de inanabilir, puta da tapsa, budist de olsa, allah üçün biridir de dese onların içinden, tıpkı trt'nin yaptığı gibi gayrimüslim kahramanlar çıkabilir gibi bir mânâ çıkıyor.

    islam dışındaki tüm inançlar kültürdür. hiçbirine din denemez. çoğul bir ifadeyle "dinler", tekil bir ifadeyle de "din"diyemezsiniz onlara! din yok, islam var. dinler yok, islam var.

    islam, dinlerden bir din; türkçe de dillerden bir dil değildir ismet özel'in dediği gibi.

    mustafa tatçı, türkçü bir zât olduğu için, islâmı da türkçü bir bakış açısıyla algılıyor. yani akpnin ve mhpnin islama baktığı gibi.

    sanki diğer bâtıl inançların da arifi varmış gibi güya yunusça (!) ve hoşgörülüce (!) konuşuyor. bir kerre islam, diğer inançlara/kültürlere hoşgörüyle bakmaz. bakamaz... islam, tevhid demektir. islamın temelini yıkan bütün inançlar bâtıldır, küfürdür. hepsi de islama savaş açmak için nefretlerini göstermektedir ümmet-i muhammede. hâl böyleyken, sen nasıl olur da "hiçbir dinin memuru olmaz" dersin? yahudilerden, hıristiyanlardan, budistlerden de ahlaklı (!) insanlar çıkabilir gibi fethullah gülen denen zındık diyalogçu kafirin benzeri bir açıklamadır resmen bu! bu resmen itikadi bir katl-i âmdır!

    tatçı'nın bu cümlelerine, yani işin ilk başında böyle bir saçmalığa itiraz eden yunus emre hazretleri olurdu. din, islamdır. hatta islam, dinden de ötedir. bir ilimdir, irfandır. hayattır, insanlıktır, her şeydir. islamın dışında hiçbir şey yoktur. islama uygunluk ve uygun olmamaklık vardır.

    diğerleri din bile değildir. tekrar tekrar söylüyorum; tükenmekte olan ve bu yüzden de islamı ve müslümanları tarihten silmeğe matuf işler yapan kültürlerdir hepsi... arakana, türkistana bir atf-ı nazar et, anlarsın.

    hükümleri külliyen nesh olunmuş inançların ilmî bir dayanağı olamaz. islamdan başka bir şeye inananlar, islamdan başka bir inanca sahip olanların cennete gidebileceğine inananlar cehennemi boylayacaklardır.

    âşık, ârif ve hizmetkâr olmak islâmların, yani müslümanların işidir. gavurun ve münafığın arifi, aşığı ve hizmetkarı olmaz!
  • vazgeçmediği ağır dil yüzünden yunus emre'nin de niyazi mısri'nin de idrak edilmesini zorlaştıran araştırmacı. belki de arzusu bu yöndedir. zira üzerinde çalıştığı eserlere nazire yaparcasına patavatsız muktedirlerle kurduğu yakınlık, tevazu menzilinde show yaptığını haykırıyor.