• efsane hacettepe matematik bölümünün, her sene öğrencileri ilim ilim terleten ve 70 kişilik sınıftan 58 kişiyi bırakarak rekor kırmış hocasıdır kendisi. alttan üstten sağdan ve soldan alanlarla beraber sınıfıda 140 öğrenci barındırarak ikinci bir rekora imza atan hoca. sınıfta zor bir soru sorduktan sonra pişmiş bir şekilde sırıttır. velakin sınavdan bir önceki derste, sınavda neler çıkacağını teker teker söyler. buna rağmen her ne hikmetse bir işe de yaramaz. aslına bakarsanız dersi bu sayede adam gibi öğrenmiş olursunuz. öğrendikleriniz bir daha sittin sene unutmazsınız. gelmeden önce envai çeşit kitap okumanız da bir işe yaramayacaktır. siz hocayı dinleyin ve bol bol dua edin.
  • bir öğrencinin üniversite hayatında karşılaşabileceği enteresan akademisyenlerden biridir. kendisinden calculus almış bir insan evladı* olarak, hiç bir dersinde bir satır olsun, bir kaynağa bakıp ders anlattığını görmemişimdir. zaten kendisi derse elinde sadece iki kalemiyle gelir. ders başlamak üzereyken yüzünü tahtaya döner 10-15 saniye düşünür. kafadan birşeyler kurar ve oradan dersi götürmeye başlar. bu şekilde anlatmasına rağmen ders anlatışı en düzenli hocalardandır. sınav soruları da kendisine ait ve gayet uçuk sorular olduğundan, dersi ondan ya da başka şubeden almanız sınavda yaşayacağınız bir takım cinsî deneyimlere engel olamayacaktır diyeyim, siz anlayın.
  • her final dönemi kafasını kazıtır. merak eden takip etsin.

    artık kafam girsin mesajı falan mı veriyor bilmiyorum.
  • vakti zamanında derse gelip, "arkadaşlar, ben bilkentte de ders veriyorum, o yüzden sizin hafta da üç gün iki saat olan dersinizi bir gün altı saat yapacağım" diyen, ve de yapan kişidir.
  • bu hocadan şu ana kadar tam 5 ders aldım. ikisinden f3 aldım, birinden c1 ile geçtim. ardından o iki f3'lü dersi bir daha alarak, a2 ve b2 ile geçtim. adam neye puan verdiğini burada anladım. şimdi final'lerden birinde 5 tane soru vardı. bunlardan ikişer tanesi birbiri ile alakalı diğer sonuncusu bağımsız idi. yani biri çözün, ikiyi de çözün ve karşılaştırın. üçü çözün, dördü de çözün ve karşılaştırın tarzındaydı.

    her neyse, toplam arkalı önlü 3 sayfa yazdım bu finalde, fakat sonuçların hiç biri birbiri ile bağlantılı değildi. birde bulduğum sonuç iki'deki sonuç ile tamamen alakasızdı.

    ve işte türkyılmazoğlu bana bu dersten a2 verdi ? peki nasıl oldu diyeceksin. bu adam kesinlikle sonuçlara bakmıyor, yaptığınız hesaplamaların matematiğe ne kadar uygun olduğuna bakıyor. eğer laplace sorusunu sonuna kadar çödüyseniz puanınızı alırsınız, fakat bir yere kadar gelip bırakırsanız o zaman puan vermez. örneğin soru'yu çözdünüz, karşınıza birden zor bir integral geldi. orada bıraktınız mı puan almazsınız, ama sallayarak da, kitabına göre çözerseniz(ki sonuç doğru olması gerekmiyor), o zaman kesinlikle puan alırsınız.

    son bir örnek daha vereyim, bir keresinde kütle, yay ve amortisör'ün differansiyel denklemini sormuştu(bunlar birbirine bağlıydı). benim aklıma bunların formülü gelmemişti, fakat benzetme yaptım ve dedim ki, kütle=kapasitör, yay= direnç, gibi bir varsayım yaptım, bir tane elektrik devre çizdim, ve ona göre kolayca bir şey bulmuştum. doğru muydu ? değildi. fakat hocayla konuştum, eğer bu şekilde yaptıysan kesinlikle puan vermişimdi demişti.

    yani diyeceğim şudur ki öğrenci uğraşmız mı uğraşmamız mı ona bakıyor kesinlikle, fakat yine de ara sıra cinliği tutuyor tabi
  • "arkadaşlar integralleri almaya çalışmayın. alınabiliyor olsa ben alırdım."
  • söylemesi ayıp, kendisinden hem 3 kez diferansiyel denklemler hem de 2 kez calculus alan şanslı ve ender bi adamım.

    calculus'u son alışımda, finale giderken yüzünü hayatım boyunca görmek istemediğim o kırmızı kaplı kitaptaki tüm soruları çözüp gitmiş, finalde hiç bir sorunun cevabını bulamadığım için, sınavdan çıktıktan sonra gün boyunca "ben gerizakalıyım" diyerek kafamı duvarlara vurmama neden olmuş, sonrasında 2 sorunun zaten yanlış olduğunu, cevabı kendisinin de bulamadığını söyleyip geçirmiştir.!!

    diferansiyel denklemler'i son alışımda, benimle aynı kaderi paylaşan diğer bi arkadaşla son soruyu çözersek geçeriz diye totem yapıp, sınav çıkışında karşılaşır karşılaşmaz 33 deyip, karşı taraftan da aynı cevabı alınca benden bu kadar dediğim kel kafalı, güler yüzlü, eli öpülesi insan.

    anlatmadan geçemeyeceğim:

    + hocam, final sonuçlarına itiraz edebilir miyiz?
    - tabi ki, edebilirsiniz.
    + peki, nasıl edebiliriz?
    - beni sonuçlar açıklandıktan sonra 2 hafta içerisinde okulda bulabilirseniz edersiniz, ama sizi umutlandırmayayım, bulamazsınız!!
  • kendisinden 2004 yılında calculus 1 ve ne ilginçtir ki 2005 yılında da calculus 1 aldığım hoca. sakın calculus 2'yi verdiğim sanılmasın. calculus 2'yi de 2004'in yaz okulunda başka bir hocadan almıştım.
    millet yaz okuluna gelsin de parayı kırayım kafasındadır. yoksa ilim irfan öğreteyim adam yetiştireyim havasında değildir.

    derste x = y^2 nin garfiğini anlatır. sınavda ise o y'nin sağına,soluna, üstüne ne sinüsler,tanjantlar veya i'ler,z'ler, mutlak değerler gelir.
    teoride sınavları genelde 6 sorudur. ama her sorunun 3-4 alt sorusu olduğundan bu sayı pratikde 20'yi bulur. soruların bir tanesini bonus yapar ama farketmez. nasıl olsa hiçbirinin cevabını tam olarak bulamayacaksınız ve bir süre sonra hayalgücünüz devreye girecektir.
    sınavda sorduğu sorulara aynı cevap bulan öğrencilerin olmadığı rivayet edilir. yani sınava giren 100 kişinin 100'ü de aynı soruya farklı cevap bulur, fekat hiçbirinin cevabı doğur değildir.
    sınavda verdiği kağıtlar saman kağıdır. yani bir soruyu silip üstüne tekrar düşünmeniz imkansızdır, bir hakkınız vadır. silgiyi kullanmaya kaltığınızda bu sefer hayalgücünüz soruyu hatırlamakta size yardımcı olacaktır.

    finallerden önce kafasını kazıtıp kafasına eşantiyon şapkasını takar gelir sınıfa. pis pis güler. ne amaçla yaptığın üzerinden 7 yıl geçti hala çözemedim.

    muadili için (bkz: murat diker)
  • calculus dersini yaz okulunda alma gafletine düştüm. he düştüm düşmesine de düşe düşe mustafa türkyılmazoğlu'na düştüm.

    bugün o gülen yüzüyle benim de içinde bulunduğum bir grup öğrenciye hakaret etti ya, içime oturdu yeminle.

    iyidir, hoştur, sınav dönemi saçını kazıtıp sosyal mesaj verendir, astronomik sayıda öğrenciyi dersten bırakarak her yeni gün daha da efsaneleşendir... vs.

    hakaret etmeyeydi iyidi.
  • calculus 1'i 2011 yaz döneminde aldığım hoca.

    ilk derse girdiğimde gayet böyle aşağılayan göz korkutan bir havası vardı kendisinin. ilerleyen derslerde de devam etti bu göz korkutan aşağılayan havasına ara sıra. bu havası benim işime yaradı ve gözümün korkmasıyla dersine sıkı çalıştım. bunların sonucunda a1'le geçtim dersini. dersini takip eder ve sınavdan önce geçmiş sınavlarını çözebilcek kıvama gelirseniz hiç korkulası bir hoca değil ve bunun yanı sıra sadece sonuca değil sonuca gelirken izlenen yollara da puan vermesiyle takdir edilesi. son olarak ders anlatışının gerçekten çoook iyi olduğunu da belirtmeliyim.