şükela:  tümü | bugün soru sor
  • muzdaripin dogru yazimi.
  • su yazimi her kim icat etti ise, allah'indan bulsun; nasil yalan, nasil sahte bir seydir bu ve yazik ki ne kadar cabuk gaza gelen bir insan topluluguyuz. tipki yemen turkusu'nde mus'un hus ilan edilmesi gibi, her kim ortaya cikip "onun asli soyledir" dese, saga sola buyuklenmek ve derhal "onun asli boyledir" demek icin sahipleniyor, ardi sira yuruyoruz. asirlik romanlarda gecen muzdarip kelimesinin, hangi dil kuralina (sert sessizlerin yumusamasi, yumusak sessizlerin sertlesmesi, v.s.) istinaden bir garip "mustarip" haline geldigini izah etsin allah askina ve ahmet'in sozlugune, mehmet'in gozlugune gore demesin lutfen. "bir kural, bir kurala kralligim" diye inliyorum surada; ahmet'in sozlugunde "gaste" yazmasi ilgilendirmiyor beni. bu derde dustum, kendimi unuttum; yana yakila soyluyorum:

    "o eski haaalimden eser yok siiiimdiii, isstiraaap iciiiinde yorgunum siimdiii..."
  • ıstıraptan türemiştir.
    ıstırap çeken anlamı vardır.

    ama söylene söylene muzdarip olmuştur.
    allah sonumuzu hayretsin.
  • (bkz: muzdarip)
  • çoğunlukla olmak ve etmek yardımcı fiilleriyle kullanılır. “mustarip olmak” acı ve ıstırap çekmek anlamına gelir.
  • "bir de savaştan en çok kendim orada olmadığım için mustaribim. ama böyle açıkça yazılınca neredeyse aptalca görünüyor. bu arada bana da sıra gelmesi ihtimal dışı değil. gönüllü olarak başvurmama bazı belirleyici şeyler engel, bunlar kısmen aynı zamanda bana her alanda engel olan şeyler." franz kafka - briefe an felice
  • tdk muzdaripkelimesini doğru kabul etse de ben okuduğum eski kitaplarda defalarca mustaribe rastladım ve bu şekilde kullanıyorum.

    ıstırap > mustarip

    ızdırap > muzdarip

    tdk 2000li yılların ortalarına kadar yukarıdaki şekli kabul ediyordu sonra ne olduysa aşağıdaki şekilde kullanmaya başladı.