1. sözlükte hakkinda hemen hiç bir şey yazilmamasi ilginç. hizbullah, şeriatçilik, dini akimlar vs. konusunda çoğu zaman yerli yersiz tedirgin olan bir ülkede yasadiğimiz halde ve laik-seriatçi çatişmasi bir iktidar savaşı olarak kayikçi döğüşü motifleriyle yillardir sürdüğü halde, halihazirda türkiye'nin en etkili siyasal islami hareketlerinden biri olan mustazaf-der'in taninmiyor olmasi ilginç. aslinda türkiye'nin onlarca suikastten, ciddi çatışmalardan ve cami okul medrese çeperinde örgütlenen 1979, 1991 ve 2000 dönemeçlerinden geçen, özellikle güneydoğuda ve istanbul'da örgütlü ciddi bir hizbullahi hareket barindirdiği halde bu hareketle domuz bağı meselesi dolayisiyla tanismasi da ilginçti. hoş bu memleket susurluk'ta kamyon mercedes'e çarptığında da bildiği şeyleri yeniden hatirlamişti. görmezden gelmek hepimizin yakindan tanidiği bir durum. neyse biz gördüklerimizi yazalim üstüne bilahere bakariz..

    mustazaf farsça'dan osmanlica'ya ve dolayisiyla türkçe'ye geçen bir kelime. ezilen, ezilmiş, yoksun vs. gibi anlamlar taşiyor. mustazaf-der ise tam adiyla "mustazaflar ile dayanışma derneği". anlamayi kolaylaştırmak için ezilenlerle dayanışma derneği. eh böyle okuyunca adi size solcu, sosyalist bir derneği çağrıştırabilir, ama işler pek öyle değil.

    mustazaf-der hakkinda gazetelerdeki ilk haberler saniyorum geçtiğimiz nisan ayinda diyarbakir istasyon meydaninda, avrupa'daki peygamber karikatürü tartismaları dolayısıyla düzenledikleri 150 bin kişilik "peygambere saygi" mitingi dolayisiyla yayinlandi. bugün hemen tüm siyasal partiler için bir açikhava mitinginde toplanması neredeyse imkansiz bu kadar insanin, mustazaf der gibi bir dernek tarafindan biraraya getirilmesi dikkatleri çekti ve birçoğumuz tarafindan konunun popülaritesine bağlandi.
    fakat kazin ayağı yine pek oyle değil. mustazaf der ve etki alanindaki topluluk, esas olarak bugün ortadoğu, kuzey afrika ve asya'daki siyasal islami hareketleri izleyenler açisindan genel olarak "hizbullahi" olarak tanimlanan siyasal islami akimin türkiye'deki en güçlü temsilcilerinden biri durumunda.

    mustazaf-der esas olarak 2000-2001 yillarinda türkiye hizbullah'inin yediği büyük askeri siyasi darbe sonrasinda kurulan derneklerden biri. kuruculari arasinda hizbullah davasi'nin avukatlari, tutuksuz saniklari vs. var. kuruluş yeri diyarbakir ve kuruluş tarihi de 2003 yanilmiyorsam. yaşanan sert askeri çatişma ve operasyonlarla şura vb. yapilarinin dağıtılmasının yarattığı erezyon ve dağınıklık hizbullahi hareketi kitle örgütlenmeleri içinde toparlanmaya yöneltti ve mustazaf-der bu sürecin ürünlerinden biri. türkiye'deki hizbullahi akimin menzil-ilim bölünmesi sonrasinda ilim grubu etkisinde kalan ve tebliğe cihada vs. devam eden ilim grubuna yakinliği bilinen bir hareket. mustazaf der, 1990'larda pkk ile girdikleri çatişma, suikastler, karanlik derin ilişkiler vs. sürecine kadar hizbullahi akimin barişçil yöntemlerle sürdürdükleri "tebliğ" sürecinde yarattiklari toplumsal etki alanina yaslaniyor. en sert muarizlarinin çok güçlü olduğu bir bölgede 150 bin kişilik bir miting düzenleyebilme yeteneği de bu etki alaninin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. agirlikla güneydoğu illerinde örgütlü olmakla birlikte, istanbul, konya, adana, mersin, van gibi büyük kentlerde de şubeleri var. evet mustazaf-der yasal bir dernek ve çalişmalarini esas olarak yasal sinirlar çerçevesinde paneller, mitingler, sosyal dayanişma organizasyonlariyla sürdürüyor; kitabevleri, kültür merkezleri vs. açiyor.

    mustazaf der'in tüm bunlar disinda bir baska dikkat çeken yani da örgütlenme çalişmalarinin lübnan, filistin vb. ile gösterdiği benzerlik. adindan baslayarak (ileride lübnan hizbullahi'ni doğuran şii emel örgütü de baslangiçta bir "yoksunlarla dayanişma hareketi"dir, iran devrimine mustazaflar devrimi de denir vs.) mustazaflar ile dayanişma derneği şii hizbullahi akim'in müslüman kardeşler'den vs. devraldiği toplumsal siyasal örgütlenme ilkelerini radikal bir biçimde türkiye'ye taşiyor. kisacasi türkiye'de simdiye kadar orta ve orta-üst siniflara dayanan partiler tarafindan temsil edilen siyasi islami hareket, simdilerde toplumsal ve siyasal çelişkilere müdahale etmeye yönelen modern bir siyasal akim olmaya doğru ilerliyor. ama sadece ilerliyor...

    derneğin yayin organi olan inzar dergisinin web sitesine http://www.inzardergisi.com/ baktiktan sonra muhtemelen daha çok firin ekmek yemeleri gerektiğini siz de farkedeceksiniz zaten...

    (bu anlattiklarimzdan hareketle "mustazaf der kapatilsin" diyecek birileri de olacaktir muhtemelen, ama dernek parti vs. kapatmanin hiç bir halta derman olmadiğinin bilindiğini varsayarak ve ayrica "yasal bir derneği bir terör örgütüyle ayni kefeye koyuyorsunuz" diyebilecek olanlara da mümkünse saçmalamayiniz diye uyari düşmek isterim)
  2. akla getirdiği sorular çeşitlidir..

    acaba bu radikal islamcı hizbullah ardılı örgütün bu kadar örgütlenmesine müsade eden odakların geleceğe dair bir hesap içinde olduğunu mu düşünmek gerekir? doğuda 90lı yılların ortalarına kadar paramiliter bir güç uzantısı olarak pkk'ye ve kürt direnişine karşı yıkıcı bir unsur olarak kullanılan yapının yapılandırılıp rezerv ediliyor olmasına sessiz kalan güvenlik erbabı hakkında ne düşünmek gerek? bu uzun dönem sürecek veya sürme potansiyeli olan çatışma öncesi toplumsal bir yatırım mıdır? yoksa devletin toplumsal kriz anlarında kapılıp gittiği bir boşvermişiliğin veya devletin bir yapı olarak kolunun uzanamadığı toplumsal kesimlerden peyda olmuş yemyeşil bir sosyo-politik hareket olarak mı düşünülmelidir? ikisini bir arada düşünmenin zararı nedir sorusunun olumsuz bir cavabının olmayışı ise gayet manidardır.

    tüm bu sorular bir yana dursun, diyarbakır gibi işsizlik oranının zorunlu göç sonrasında tavana vurduğu, donuklamış kürt direnişi üzerinden politika ile hayata tutunamayan sınıfsız kitlenin her zaman mobilize olmaya yakın hali hatırlandığı vakit meselenin ucundan da olsa yakalamak mümkün olabiliyor..bu topraklarda başarılı olduğu tecrübe ile sabit kalıpların malum kitleleri karikatür mevzusunda olduğu gibi yüzbinler olarak türkçe ve kürtçe ilahiler söylerek protesto ettirerek örgütlemesine hiçkimse şaşırmasın. kuru ve temelsiz bir laiklik-irtica kalıbı üzerinden kapital ve rant kavgası yukarlarda yapıladursun altta kimlerin ne düşündüğünü bilen yok. ne gazeteler ne de özkök yazmıyor. bölgede yaşamayan da bilmiyorsa, öcalan meselesi yüzünden tıkanmış bir kürt direnişi kitlelerin rezalet seviyedeki ekonomik durumlarına dair kelam üretemiyorsa yeni bir kurdi radikal islamcı hareket hiçkimseyi şaşırtmasın..
  3. geçtiğimiz günlerde kutlu doğum haftasi denilen etkinlikler dizisinde düzenlediği tiyatora, piyes, türbanli çocuk korosu vs. "kültürel" etkinliklerle yine gündeme geldiler. simdilerde de anlasilan genelkurmay muhtirasi sonrasinda en önemli hedeflerden biri durumundalar. nitekim bugünkü hürriyet starti da verdi. 28 subat'in aczmendilerine benzer bir role itilecekler gibi görünüyor.
    http://www.hurriyet.com.tr/…=48&srid=3109&oid=4&l=1
    ancak buna rağmen hemen hiç bir ciddi tartişmaya konu edilmemeleri ilginç. türkiye'de siyasal islam denilince akla gelebilecek en soy hareketlerden biri olmasina ve hizbullah sonrasi devletten ve devlet kontrolündeki tarikat vs. gruplardan görece bağımsızlaşmalarina rağmen bu kadar kapali ve "anadolulu" kalabilmeleri de dikkat çekici.
    neyse, şeriat konulu tartişmalar ve tüm izlerin birbirine kariştiği bir iktidar savaşi alip başini gitmesine ragmen, şeriat denilince aklina hala başbakandan ve diışişleri bakanindan başka bir şey gelmeyenlere, mustazaf der'e biraz daha yakindan bakmalarini tavsiye edelim..
  4. aslında bir yıl evvel yazmalıydım 27 nisan genelkurmay bildirisinin sonrasında söyleyince kestirim gücünü* göstermek imkansız hale geldi iddiaların; 2006'daki peygambere saygı mitingi (danimarka kökenli karikatür krizi ile ilgili) sonrasında pkk dışı ama yine laik kürtçü bir sitede bu mitingin genelkurmay'ın psikolojik harp dairesinin işi olduğunu iddia ediyorlardı. yani kürtleri kürt kimliği dışında başka şeylerle de harekete geçirip, muhalif/düşman bir hareketin kontrolüne sokmak, islamcılıkla eğlemek falan gibi bir taktik ima ediliyordu. mustazaf-der de selefi türkiye hizbullahı gibi devletle karanlık ilişkiler içindeydi bu anlatıya göre. sonrasında 27 nisan bildirisinde işte urfa'fa 23 nisan'da ilahi söyleyen türbanlı ilkokul öğrencilerine atıf yapılarak hükümet tehdit edildi onu gördük. yani daha önceden ordu/derin devletle ilişkili olduğu iddia edilen bu grubun etkinliği darbe tehdidi için bahane olarak kullanıldı. ama aksilik cumhurbaşkanlığı seçimi gündemi nedeniyle yeterince infial oluşturamamıştı bu ilahili resmi bayram kutlaması, basınımız başka dezenformasyon ve manüplasyonlarla meşgul olduğu için, bize ayrıntı gibi geldi. kısacası sözlükte de belirtildiği üzere (bkz: aczimendiler) bu hareket hem kürt bölgesinde öncelikle pkk'yı sınırlamak, gerektiğinde provokasyon yapmak bonus olarak da laiklik üzerinden ordunun devlet yönetimine maydonoz olmasını kolaylaştırmak için irticai tehlike gündemi yaratmak fonksiyonları dolayısıyla birilerince kullanılıyor olabilir.

    2009 editi: 2006'daki peygambere saygı mitingi o dönemde danimarkadaki bir gazetenin hz. muhammed karikatürleri basması sonrası çıkan uluslararası kriz ve tepki dalgası bağlamında düzenlendi. basındaki haberlerdeki iddialara göre diyarbakırda 1 milyon kişinin toplandığı gösterilerde türkçe kürtçe arapça sloganlar vs. ile "saygısıszlık" protesto edilmişti.
  5. faaliyetlerini ve ihtiyaclarini ve yaptiklarini ve yapmaya calistiklarini ve ve ve.. bir suru seyi gorebileceginiz bir de internet siteleri var: http://www.mustazafder.org/
    zihniyetlerini anlayamam ama birsey derken aslinda ne demek istediklerini anlayabilirim. gordukleriniz ilginc olabilir, anaa burasi turkiye mi falan da diyebilrsiniz. en basit ihtimalle bir "neler donmus serhat yaaa" geyigine garkolabilirsiniz kendi kendinize. tedbirli tiklayin.
    (bkz: kirmizi turbanli kiz)
    bir de, inzar dergisi linkinin cocuk dergisi kismina tiklayin. ben bunu aylar once yaptim, birkac aydir inceliyorum ve hayretle musahade ediyorum ki; kiz cocuklari ile erkek cocuklari dergilerinin hicbir sayisinda ayni sayfada bile yanyana getirilmiyor. yani resimleri bile farkli farkli sayfalarda. gercek hayatta nasil bir hayat surmeye zorlandiklarini dusenmiyorum bile.
  6. vay babam, bunlar komikler ama şiddet temayülünü açıkça göstermeleri ve kuvvetle muhtemel devlet desteği/göz yumması nedeniyle gülemiyorum. videoları izleyen arkadaş "şimdi bunlar örgüt mü ya? ciddiye alamadım bile izlerken" dedi.

    fakat pkklı arkadaşların "devlet desteği olmasa aradan çıkartma" konsepti de mustazafçıların tango oynatmayız postası gibi oldu. çelişkiyi büyütmeme adına rıza gösterilen başka islamcılar. allahtan mustazaf der'in ardında devlet var, yoksa sağlık sorunu yaşarlardı kürt siyasetinin insiyatifi sayesinde. bağımsızlık istemeyen ve tc komplosu olmayan bir kürt siyasi hareketi (farzedelim ki var) "işbirlikçi" olmayacak mı, "türkler kürtler beraber yaşayalım işbirliği yapalım" demek misal, katli vacip bir işbirlikçi mi olmak "düşman"la?

    edit: (bkz: tango ahlaksızlığın en büyüğüdür) ; (bkz: batman'da dans eden gençlerin tehdit edilmesi) hakkında.