şükela:  tümü | bugün
  • bir binaya bitişik olan diğer binalar
  • bir binanın devamı anlamına gelen kelime
  • (bkz: annex) (gerçi anex diye yazanlar da yok diil ya*) yahut aneks
  • ana bina bahçesindeki nispeten küçük ek bina. genellikle depo veya ana binada çalışan hizmetlilere ayrılmış lojman.
  • bazi eski yalilarda esas binadan daha guzel, sirin binacik.
  • eklenti, ek bina
  • harita üzerinde çizilirken üzerine iki çarpraz köşeden birleşerek x oluşturacak şekilde çizilir. vaziyet planı gibi bir çizimde ayrıca ne olduğu üzerine yazılır. genel olarak kesin bir tanımı olmamakla birlikte krokiyi tutan kişinin yorumuna bırakılmıştır. ana bina'nın tamamlayıcı unsuru veya bina olarak kayıt edilemiyecek kadar ( böyle cücük kadar ) yapıları kapsar.

    örnek olarak: ahır, samanlık, bekçi kulubesi, garaj, üstü çinko ( veya tahta ) kaplı sundurma veya benzeri yapılardır.
  • boğaziçi köprüsünden geçerken anadolu yakası ayağından beylerbeyi'ne baktığınızda beyaz bir köşk görünür (bilemem gerçi ben; köşk müdür, konak mıdır, yalı mı? ama yoo yalı değildiir, öğrenmiştim ben yalıyı. salonuna deniz giren evdi yalı) işte o beyaz köşkü hep istemişimdir ben, hayallerim büyüktür benim.. ama çok az kişiye söyleyebildim, o köşkü müştemilatı için istediğimi, köşkten müştemilata bakanı değil müştemilattan köşke bakanı merak ettiğimi. zaten işim olmazdı köşkle, yaşayamam öyle kocaman evlerde; mutfakta otururken ikinci katta doğu cephesinde birinci misafir odasını zombilerin bastığını falan düşünürüm. neyse, sonraları diziler çıktı, büyük evlerin küçük hizmetkarlarının müştemilat hayatlarını yansıtan. bunu yaparken de hayallerimin içine sıçtılar. benim müştemilat insanlarım onlar gibi fitne fücur değildi zira. biraz derviş misaliydiler. köşk yaşamını merak etmezlerdi, kendileri merak uyandırırdı. hüzünle büyük bir sırrı taşır gibiydiler.. biliyordum tabi, gereksiz bir roman-tizm içinde olduğumu. ama kelimenin de suçu vardı, müştemilat her türlü kurguya gebe bir kelimeydi. sonra okulda adına eklenti dediler, kabul edemedim. "hayır, o eklenti değil müştemilat" yazdım sınav kağıtlarına. yakında da kutsal bilgi kaynağının tanrıları onaylar ve "yaz" emrini verirler ise sözlükte bir yazar olacak müştemilat. nerden nereye.
  • ben bu kelimeyi makine yerine kullanıyorum. zira makine dediğimiz şey yapı itibarı ile müştemilat değil de nedir?
  • arapça'dan gelme bir kelimedir, mimaride yapılarda bulunan ufak ek parçaları tanımlamak için kullanılır. büyük yalı ve konaklarda bakıcı evlerine de müştemilat denir.