şükela:  tümü | bugün
  • tok satıcıdır bu. aynı dükkanda birkaç aydır çalı$an çırak gözünüzün içine bakarken, bu ya$lı amcalar "istediğinden yok, bu var, istersen" diyerek kesip atarlar.
    (bkz: polonya pazarı/#9168242)
  • (bkz: muğla esnafı), (bkz: antalya esnafı)
    son derece kibarca sorulan "yumurtalar taze mi acaba" sorusuna "nerden bileyim yumurtaların içini, ben yumurtlamadım" diye cevap verebilen esnaf müsveddeleridir.*
  • (bkz: şerefsiz taksiciler)
    kısa mesafe söylendiğinde taksiden indirenleri bile vardır bunların*
  • insana bugünlerde "ah şimdi istiklâl mahkemeleri olacaktı ki..." diyen zevat gibi "ah ulan şimdi ahîlik teşkilatı olacaktı ki" dedirten zattır.
  • - bu ayakkabı kaç para
    - iki tanesi 70 olur.
    - hafta sonu açık mısınız?
    - la hevlaaa neden açık olmayalım. biz burada esnaflık yapyoruz genç..
    - yok hani bazıları kapatıyor tükanı falan..¿
    - olmaz oyle esnaf olmaz! biz öyle esnaf değiliz. 20 senedir ayakkabı satıyorum ben. doğru konuş benimle
    - tamam haftasonu gelirim artık...
  • yemek yedigi kaba sicmak deyiminin gizli oznesi olan ki$i.
  • sattığı salçanın son kullanma tarihine 2 ay kalması sebebiyle satın almaktan vazgeçişimi hoş karşılamayan, bir daha yöresine uğramadığım, 5-6 yıl geçmesine rağmen küfürlerle andığım satıcıdır. bu sebepten kendisini esnaf olarak niteleyemiyor, sadece cıkarları ile varolan bir tüccar olarak görüyorum.

    zira esnaflıkta hoşgörü, saygı-sevgi, sabır, anlayış ve daha birçok insani özellik barınmalıdır. günübirlik düşünmeyen, ancak marka sadakati yaratarak iş yapabilen insanlardır esnaflar. insan oldukları için gönlümüzdeki yerleri apayrıdır, vazgeçilmezlerdir.
  • bulunduğu yörede, çarşıda sektörünün tek temsilcisiyse, zaman zaman karşılaşılabilecek esnaf türü. azarlamadığı bölümlerde ise kendini kaf dağında gören hareketlerini gösterir.
  • kemikleşmiş müşterileri (eş dost) olan dükkan sahipleridir. bunlara sattıklarıyla dükkanı döndürür. zaten genelde bir birikimi veya emekli maaşı vardır. evde sıkılmamak veya karı dırdırından kaçmak için amatörce esnaflık yapıyorlardır.
  • bu insanlarin genel yapilarindan bahstmek gerekirse ota boka kolaylikla sinirlenebilen, evde oturmaktan haz etmeyen, asiri derecede hiperaktif olan esnaf modelidir. hele hele bacagi neyin kirilsa en fazla 2 gün yatakta tutabilirsiniz. cok fena cok.

    bu grubun (müsterisini azarlayan esnaf) buyuk cogunlugunu zamanin da toptancilik, nakliyat, efenim boyle perakende müsteriyle icli disli olunmayan mesleklerle ugrasirken. ekonomik krizlerin vermis oldugu dalgaya kapilarak, yeni sektörlerde ekmek parasi aramak, konu komsu akraba gaziyla; elde avucta, kenarada kosede, ne varsa harcanip sokak arasinda bir dukkan da sabirsizlika musterilerini beklemektedirler.

    bir yere kadar kadar hersey kafada dusunuldugu gibi gittiginde; dükkan gicir gicir, mallar tertemiz, e yavas yavas musteri de gelmeye basliyor. oooh tamamdir 1 yila kalmadan 2. dukkani acma hayallerine bile girilir.
    hatta " neymis efendim ben kolay sinirlenen adammisim, esnaflik bana gore degilmis. ulan benden ala agzi laf yapip müsteri baglayan varmi bee" diyip hanima, konukomsuya laf falan sokulur.

    ama bu insanlarin en önemli amaci ev gürültüsünden, kari dirdirindan uzaklasmaktir. sirf bu yüzden dükkanda daha fazla vakit harcayabilmek icin dükkani elinden geldigince eve benzetmeye calisir; arka tarafta mutfak, ayni anda hem kapiyi hemde televizyonu gören yere -oturdugunda en 1 saat sekerleme yapilabilen- koltuk gibi evde ki rahatligi dükkana tasimaya calisir.

    iste amaci para kazanmak olan bu esnafin rahatini bozdugunuzda mutlaka bir sey almalisiniz. yok almayacaksaniz maksimum 2 dakika icinde dükkani terketmek zorundasiniz. siz 'az daha dolanayim' dediginizde off lar puff lar yukselir, sizi dükkandan kovmak icin alacaginiz ürünle ilgili olumsuz yorumlar yapilir, olmadi hic cekinmeden azarlarmaya kalkar. bu huyundan da asla vazgecmez esnaf tipidir. allah önce aile sakinlerine sonra müsterilerine sabir versin.