şükela:  tümü | bugün
  • yazının başlığı (musul-halep çizgisi; bu da bizim haritamız) bu da benim s...m hüsnü der gibi tövbe tövbe, yalnız yazının şurası çok iyi;

    "musul-halep çizgisi türkiye'nin geleceğini koruma çizgisidir. bu çizgi savaş sebebidir. bu kuşak hiçbir şekilde bölgede bir başka ülkenin inisiyatifine terkedilmeyecektir."

    burdan 80 milyonun huzurunda kendisine seslenmek istiyorum;

    eminmisin ibo, bak iyi düşündün mü?, daha dün başika örneği var bak, sonra yaladıkların seni de tersyüz etmesin, miroğlu orhan'ın durumlarına düşme, bak beyaz saray amcan ne demiş, çekilsinler yoksa karışmam falan demiş kıyamam sana karagülüm...
  • devlet bu hattı kırmızı çizgisi olarak görüyor ancak niyetini en azından kendi vatandaşına belli etmiyorsa üzerine düşünmek gerekir.

    şurası net; suriye savaşı başladığı sırada, ortada doğru düzgün pyd ya da kuzeydeki kürt aşiretlerden oluşan meclis yapıları filan yokken, türkiye bu savaşın tarafı oldu. kardeş esat gitti, ılımlı muhalifleri destekleyip şam'da namaz kılmak isteyen erdoğan geldi. suriye düşmek üzereyken el-nusra ve özgür suriye ordusu'nun var güçle saldırdıkları anları hatırlayın. ışid ve pyd yokken neydi derdimiz?
    devletin dış politikasını yönlendirenler, suriye'nin ulusal bütünlüğünün parçalanması için mücadele ederken neyi düstur almıştı?
    yeni türkiye, yeni osmanlıcılık hee mi?
    size ne dedik; kuzey suriye'de hat kuracaklar, yapmayın etmeyin.
    ne oldu o hat?
    ruslar lazkiye ve tartus'u kapatınca o hattın hatay'a oynayacağını söyledi mi size bu ülkenin birtakım dinamikleri?
    siz misak-ı milli'yi genişletip "bizim olanı almak" için bu maceranın içine girmediniz mi?
    son dört yılda ışid ve pkk/pyd'nin bize verdiği zararın istatistiki verileri elinizdedir, açın bi' bakın bakalım.
    ışid bu ülkenin içine sınırlar ortadan kalkınca sızmadı mı, hücre tipi örgütlenmeler oluşturulurken siz izlemek ve kayda almak dışında bişi yaptınız mı?
    çözüm süreci esnasında bomba döşeyen, büyük savaşa hazırlanan pkk'ya yol vermediniz mi?

    pkk bu ülkede 7 haziran (20 temmuz) sonrası kaç eyleme kalkıştı, kaç can aldı?
    suriye ile sınırlar kalktığından beri ışid kaç eyleme kalkıştı, kaç can aldı?

    şu ortadoğu bataklığında suriyeye bulaştığınızda türkiye'nin güvenlik problemi yoktu, bugün ise maksimum düzeydeyse, misak-ı milli'yi genişletme tezleriyle bizi bu bataklığa sürenler nerede, hala aynı koltuklarda mı?
    bugün aynı kişiler aynı koltuklarda ise şayet; türkiyeye saldıran bütün satılık piyonların aynı anda harekete geçmesini devletin beka sorunu olarak nasıl açıklığa kavuşturma gayreti içerisine giriyorlar?
    hani hücumdu, ne ara savunmaya geçtik? ülkenin kaybettiği bütün parametrelerin sorumlusu kim ulan? fetöymüş, pkkymış diye gelme bana. piyonları değil, yenen bokları konuşalım artık, yeter!

    ...

    son iki haftadır lozan zaferi-hezimeti tartışması aldı başını gidiyor. üzerine bir de ülkeyi yönetenler "çaktırmadan" mirasımız olan musul üzerine laflar edip duruyorlar. suriye meselesinde olduğu gibi anlıyoruz ki, musul üzerinde türkiye'nin uluslararası çevrelerden bağımsız bi' yol haritası var. ışid temizlendikten sonra ne olacak peki? musul'u türkiye'ye katmak üzerine hareket ediyormuşsunuz gibi bi' tavır içindesiniz, ki ısrarla reddediyorsunuz çünkü cidden öyle bir derdiniz yok. sadece seçmeninize umut aşılayıp ülkenin güçlü olduğu, 2023 hedefinde büyük planları olduğu hissiyatını enjekte etmek istiyorsunuz. son on yıldır bok gibi bi' dış politika geçirdiniz ve hiçbir iktidarın başaramayacağı şekilde retoriğe bulayıp bu millete yedirmesini bildiniz.

    vatandaş yaşanan bunca rezilliğe rağmen cumhurbaşkanının söyledikleri ile kendinden geçiyor, hala güçlü bi' imaj çizdiği için tam destek veriyor. peki nereye kadar?

    vatandaşın verdiği desteği sormuyorum, nereye kadar bu ülkeyi bu şekilde götüreceksiniz? şam-musul hattı arasında egemen olmak/olmamak filan diil derdim. elbette ki ülkemin bu coğrafyada elin emperyalist iti kadar sözünün geçmesini sizden daha çok istiyorum. iran-suudi arabistan-türkiye üçlüsü ve gerisinden gelen bütün devletciklerin uyanışa geçip kendi içlerindeki saçma salak mücadeleyi bırakıp uluslararası arenada ciddiye alınıp, kendi menfaatine göre aldığı kararları batıya dikte etmesini, daha demokratik toplumların yaşadığı, birbirine saygılı bireylerden oluşan komünitelerin batı medeniyetindeki standartlara haiz olmasını istiyorum...

    bugünün dünyasında olmasa da, batı da günü geldiğinde doğu toplumlarını bastırarak karanlığa itmenin bedelini ödeyecek, batı toplumu gelecekte bugün yaşanılanlar için özür dileyecektir. doğu toplumları ise bu kadar kolay manipüle olduğu için kendisine, aptallığına kızacaktır; zamanı var daha.

    demem o ki; daha fazla hata yapma lüksünüz yok. yarın yaşadıklarımızın bedelini siz bireysel olarak adalet önünde ödeseniz de olan bu halka olacaktır. bu halka bunu yaşatmayın; muhalefetle ve ülkenin diğer dinamikleriyle bir araya gelip ideal türkiye'nin devamlılığı için mücadele vermekten başkaca çareniz yoktur, uyanın artık vesselam.