• uzla$ma, anla$ma .
  • hep sağlanır; başka bir şey yapıldığı görülmemiştir... mütabakat edilmez, olunmaz, yapılmaz, kurulmaz, sağlanır... ne aksi kelimeymiş ulan, lorel&hardi olmuş sağlamak'la mübarek.
  • uyuşma, itilâf*, uyum, uygunluk.
  • evrak işiniz varsa elinizdeki evrak sayısını, bilgisayardaki sayı ile tuturma işi de sayılabilir.

    efendim elimde 24 adet mektup var ama muhaberat kayıtları 25 kayıt gösteriyorsa biri bir mektubu ne yapmıştır diye araştırılır.
  • akp hukumetinin butun uyelerinin sozlesmis gibi her aciklamalarinda kullandiklari, sahsen onlardan once bu kadar sik duymadigim sozcuk.
  • çalıştığım müessese de muhasebe bölümünde yer alan tüm talukatın uğraştığı, ''ne bitmez şeymiş kardeşim'' dedirten mevzuuuu...

    bi de bole sanki dünyanın en önemli işiymiş havaları verip ''mutabakat yapıyorum ayanux bey'' demiyorlarmı.. çıldırıyorum ey ahalı.. aletı çıkartıp masaya tak tak vurmak istiyorum...
  • uygunluk. muhalif ve mugayir olmayıp, uygun ve muvafık olmak.
  • bir ayda 8678641314361313143431 bin milyon kaydın girildiği bir caride aylık cari hesap mutabakatı 3 ay filan sürer.

    not: merak etmeyin vlookup yapmayı ben de biliyorum
  • anlaşma sağlamak, görüş birliğine varmak anlamındaki güzel kelime. hoşuma gidiyor.
  • bu tanıma uyar mı bilemeyeceğim bir rüya halim.

    az önce salonda dalmışım. bir rüya görüyorum. rüya da görmem pek.

    neyse ülkenin birinde en önde gelen kişiymişim. ve rüyaya bak. rüya bu sınır yok ki. benim oğlanın adı çok ciddi su istimallere karışmış. çarşaf çarşaf çalkalanıyor ortalık.

    rüya dediğim şey birden kabusa dönüştü. ulan nasıl çıkacağım bu açmazdan. hayır alttan alta da biliyorum bokluğu.

    ne yapayım ne yapayım kıvranıyorum. zamana falan oynuyorum. zamandan kastım beklentim. unutulur değil. unutulacak lokma değil. zamandan kastım çözüm arama süresi. bir şey yapmalıyım. ve bir şey yapmak için iyi düşünmeliyim. iyi düşünmek için zamana ihtiyacım var.

    ülke yangın yeri. yangının yakarak geldiği en etkili alanda da ben varım ve bir rüzgar var hızla bana geliyor yangın. beni de yakacak. farkında değilim vücudumu terler basmış ben mücadele ediyorum.

    işte zamanın yararı. hemen aklıma geldi.

    daha önce savunduğum ne varsa hepsini inkara yöneldim. insanlar için geçmişte sıcak olan konuları gündeme atıverdim. böylece benim oğlanı gündemin ikincil konusu diğer konuları da dönüşümlü birinci konu haline taşıdım.

    hani tabiri caizse. yangın bana gelmeden bulunduğum yerden bir yangın başlattım. yangın rüzgarın etkisiyle aldı başını gitti ötelere. o ilerleyince onun yakıp yıktığı yerlere attım kendimi. şimdi o gelmekte olan büyük yangını bekliyorum nasıl olsa beni yakacağı noktada yakacak bir şey kalmadığı için beni yakamayacağını ümit ediyorum dur bakalım bekleyişine geçtim.

    işte tam da bu noktada uyanmaz mıyım.

    ulan madem burada güvence noktasında uyanacağına kabus anında uyansan da kabusu hiç yaşamasan olmaz mıydı diye söylendim, alnımda birikmiş soğuk terleri silerken.

    mutabakat neresinde bunun dersen.

    ikinci yangını çıkartıp tehlikeyi benden uzaklaştırmak kolay iş mi sanıyorsunuz o nokta da bir yığın mutabakat kovaladım.

    eskiden ne güzeldi mutabakat noktasında herkese siktir çekiyordum.

    insan rüyasında da olsa gücü elinde bulundurunca bir başka oluyor arkadaş.

    (bkz: allah düşürmesin)