şükela:  tümü | bugün
  • gereğinden kısa olan şarkılar içinde başa oynar, 2'35'' böyle bir şarkı için çok kısa. bu zamana kadar da hakkında bu kadar az entry yazıldığı için bir yandan mutluyum, şarkıyı az kişi biliyor diye garip bir haz duyuyorum.
    şarkı kısa ama bir o kadar akıcı, 7 sene sonra bir gece yarısı kendisini tekrar tekrar dinletecek kadar da etkili.
    "varsa yoksa bir elim ve bir dilim, mıknatısla mutluluk avında yarenim ve mimli gözlerimle " kısmı ve "tıpkı seller ortasında bir gemi, zorba yeller ellerinde savrulan" kısmının kulağa çok hoş gelen bir etkisi var.

    imza sago !
  • sago'nun sago olduğu dönemlerden şimdilerde çok az kişinin bilip hatırlayacağı kendi tarzının gerçekte ne olduğunu gösteren nadide bir parçası.

    tanrı'nın elinden yazılan mektubum ben. yıllar öncesinden postalanmış, darp edilmiş ruhum.
  • yoo, verse 1 gol 1 yoo!

    mütalam, yabana atılan kof bir raiç
    tanrının elinden yazılan mektubum ben
    yıllar öncesinden postalanmış, darp edilmiş ruhumun
    tek koluyla yazar iken bu manzumun mazlum öyküsünü
    derme çatma evrenimde bir evim rapim
    gel de tanrı konuğum ol, forsa bedenim
    varsa yoksa bir elim ve bir dilim
    mıknatısla mutluluk avında yarenim ve mimli gözlerimle ağlarım
    ve kinle yıkarım kimi zaman minikleri
    sözlerinde gizlidir, çelimsiz hisleri
    tıpkı seller ortasında bir
    zorba yeller ellerinde savrulan
    imza sago!

    yea yoo, verse 2 gol 2! yea

    kalıntılarda tarihin yok olmuş tüm yalanları
    alıntılar yapıldı, asırlar öncesinden günüme gölge düşüren
    bölge içeren her anımda gözlerimden damla yaş döküldü
    sık büküldü çok boyun, gık çıkarmadık
    anılar duvara yaslandı, yasla güldü düşmanın
    bilmesen de tasla suyunu döktü nefret ettiğin tüm dostların
    pas tutan duaların, yas törenlerinde
    haykırışların haz nöbetlerindedir, asık bakışların
    yaz fakirliğinde kış ayazların
    azrail'le boğuşur oldu karabasan rüyaların
    yetim kalan tebessüm çocuklarının
    kalbi kırık
    imza sago!
  • kural bir, küfür etmek yok.

    [sago verse 1]
    mütalam, yabana atılan kof bir raiç. tanrının elinden yazılan mektubum ben, yıllar öncesinden postalanmış, darpedilmiş ruhumun, tek koluyla yazar iken bu manzumun mazlum öyküsünü, derme çatma evrenimde bir evim rapim, gel de tanrı konuğum ol… forsa bedenim, varsa yoksa bir elim ve bir dilim, mıknatısla mutluluk avında yarenim ve mimli gözlerimle ağlarım ve kinle yıkarım kimi zaman minikleri, sözlerinde gizlidir, çelimsiz hisleri, tıpkı seller ortasında bir gemi, zorba yeller ellerinde savrulan…
    imza sago.

    [sago verse 2]
    kalıntılarda tarihin yok olmuş tüm yalanları, alıntılar yapıldı. asırlar öncesinden günüme gölge düşüren, bölge içeren her anımda gözlerimden damla yaş döküldü, sık büküldü çok boyun, gık çıkarmadı, anılar duvara yaslandı, yasla güldü düşmanın, bilmesen de tasla suyunu döktü nefret ettiğin tüm dostların, pas tutan duaların, yas törenlerinde haykırışların haz nöbetlerindedir, asık bakışların, yaz fakirliğinde kış ayazların azraille boğuşur oldu karabasan rüyaların. yetim kalan tebessüm çocuklarının kalbi kırık…
    imza sago.
  • sagopa kajmer'in başyapıtı (bkz: bir pesimistin gözyaşları) albümünün en iyi şarkılarından biri. lirikler yoğun ve gerçekten her dinleyişte farklı anlamlar çıkarmak mümkün. sanat bu işte, müthiş.
  • "forsa bedenim, varsa yoksa bir elim ve bir dilim, mıknatısla mutluluk avında yarenim ve mimli gözlerimle ağlarım ve kinle yıkarım kimi zaman minikleri, sözlerinde gizlidir, çelimsiz hisleri, tıpkı seller ortasında bir gemi, zorba yeller ellerinde savrulan... imza sago..."

    galiba sagopa kajmer'in yazdığı en iyi lirik bu.
    malesef sagopa kajmer'in 13 yılda bu sözlerden geldiği nokta aşağıdaki gibidir.

    "daldan dala kona kona
    ya da baldan bala tada tada bro
    bu kaçıncı yıkıcı fikstür?
    barbeküm ister rüzgarım yeller kömür"

    üzülmemek elde değil.