şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mütevazı)
  • kendi çapında yaşayabilen ve bunu kabul edebilen olmaktır.
    kimi adamlar vardır her gün farklı bir kızla dolaşırlar , ne kadar çapkın,hızlı,yakışıklı olduklarından bahsederler. altlarından arabalarını,evlerini al , kariyerlerini,paralarını bakalım o büyük konuşmalarından geride bir iz kalıyor mu?
  • pazarlama departmanınızın başarısız olmasına sebep olan kişilik özelliği. kendisini ve aslında yapıyormuş gibi göründüklerini ne kadar allayıp pullayıp pazarlayabiliyorsa kişi, toplumda ve bulunduğu çevrelerde de aynen o ambalaj üstü süslü yazı ve ifadelerdekiler gibi algılanıyor. taa ki, söylediklerinizi yapma/gerçekleştirme zamanı/ihtiyacı doğup da çuvalladığınızı çevrenizdekiler görene kadar.
  • mütevazi olmakla karıştırılır.
  • insanların anlamadığı, anlamak istemediği durum. siz karşı tarafın gururunu kurtarmak adına daha fazla mütevazi olursanız, karşınızdaki ego bombasi sizin kendinizi ezdiğinizi zannedebilir. herkesin burnu kaf dağında değil maalesef.
  • bilen insan, bilgili insan, mütevazı'dır.gerisi yalandır.
  • ketum olabilmeyi başaranların özelliği. bir insana paye ancak karşısındaki kişi/ler tarafından verildiğinde bir değer taşır ve anlam kazanır. sürekli kendi reklamını yapan ve dolayısıyla da bülbül yumurtası içmiş gibi kendisini öven, yaptıklarını anlatan, sahip olduklarının altını çizen bir kişi nasıl alçak gönüllü olabilir ki? yüce gönüllü olmak, mütevazilikten geçer ve o da ruhsal bir tekamüldür. irade.
  • fazlası narsizmdir.
  • eczacıbaşı yönetim kurulu başkanına çocuklarını nasıl yetiştirdiğini sorduklarında şöyle cevap vermiş:

    “hepimiz için en önemli şey, mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek. bu da o kadar çok şeye bağlı ki...

    en üst düzeyde eğitimin önemine inanmak, ama diploma ile hiçbir şeyin bitmeyeceğini bilmek.

    bir alanda uzmanlaşmak ama genel kültür sahibi olmanın önemini de anlamak.

    kendine güvenmek ama başka insanlardan üstün görmemek.

    azimli ve başarı için hırslı olmak ama şükretmesini ve yetinmesini de bilmek.

    yaptığı işi ciddiye almak ama kendini fazla ciddiye almamak.”
  • çok ekmeğini yediğim bir okadar da zararını gördüğüm durum. kendimce taktik geliştirdim, henüz uygulamadım, bakalım inşallah bu sefer işe yarar da tekrar tekrar insanlardan kazık yeyip üzülmem. yeni taktiğim şu olacak, once ketum ve mesafeli davranıp karşıdaki insanın niyetini öğrenip sonra ona göre tavır alacağım. aile öyle bir yetiştirmiş ki kimseye ukala davranamıyorum, bari insan seçip kendimi koruyayım.