şükela:  tümü | bugün
  • nietzsche bir yazısında ineklerin oldukça huzurlu ve mutlu hayata sahip olduğunu ancak bu mutluluklarını hatırlama yetileri olmadığı için asla teyit edemediklerini söyler.
    nietzsche buradan yola çıkarak insanların unutma eyleminin, geçmişin bilinçli terkinin özgürleştirici gücünü över. unutma ile mutluluk arasında böyle bir bağ kurduktan sonra bu unutma eylemini "kendini tarihin dışında hissetme kapasitesi" olarak adlandırır. çünkü ona göre geçmiş "bir hayalet olarak geri döner ve sonraki anın huzurunu bozar".

    mutsuzluktan kırım kırım kırılan insanlara aktif unutma diye bir şey teklif eder. yani geçmişteki olumsuz şeylerin geri dönüpte yaşanılan anın huzurunu bozmaması için bir reçete...
    geçmişle ilişkiyi rasyonelleştirme, geri dönen takıntılı olayları aşmak, etkisiz hale getirmek için gerekli olan bir şey dedikten sonra gerçek amacına gelir. bizi zincire vuran şeyin zaman değil, zamanı geçmiş-şimdi-gelecek diye kategorize etmemizdir, onu bir nevi şeyleştirmemiz olan tarihtir der. tarihi de kusurlu anımsama yetisi olarak adlandırır. şimdiki yaşam enerjimizi tüketen, hınzırca geleceğe ve yeniye duyduğumuz arzuyu körelten tarih anlayışlarımıza da karşı çıkar. yani günümüz insanının da bayıldığı "an"a tutkundur o. çünkü anın aynı anda hem geçmişte hem gelecekte hem de şimdi de var olan aşkın, esrik bir zaman hali olduğunu düşünür.
    onun önerdiği aktif unutma geçmişle bağlantıyı koparmadan ziyade onunla nasıl ilişki kurmamız gerektiği yönünde bir kavramdır. geçmişi bir safra gibi görmek yerine onu aktif hale getirme, onu yararlı bir payanda yapma uğraşıdır. üstelik bunun hem birey hem de bir toplum için geçerli olduğunu söyler.
    yani ineklerin mutluluğu hafızasızlıklarına, insanların mutluluğu ise elek denilen şeyin iyi elemesine bağlıymış. prusyalının dediği, elek sadece duvara asılmak için bir nesne değil mutluluğumuzun da anahtarıymış.

    doktor watson usulca yerinden doğrularak kendisinden beklenmeyen bir parlaklıkla, "nisyan ile insan aynı kökten geliyor biliyorum ama geçenlerde eternal sunshine of the spotless mind adlı bir fim izledim. film unutmak istediği halde unutamayan bir insan ile belleği nasıl kaybedebiliriz sorusuyla ilgiliydi. bu durum hakkında ne diyeceksiniz?" sorusunu yöneltti sherlock holmes'a.
    sherlock holmes her zamanki soğukkanlılığıyla söyle cevap verdi: "o filmi bende izledim çocuğum, en çok da şu cümle aklımda kaldı, 'life is a state of mind. being there.'