şükela:  tümü | bugün
  • bertrand russell'in yasam deneyimleri ve gozlemlerine dayanarak yazdigi mutluluk rehberi. ilk kez 1930 yilinda yayinlanmis.

    84 sene onceki yasamin simdikine bu denli benziyor olusu cok sasirtici.
  • 'mutluluk her şeyden çok, insanlara ve çevreye dostça ilgi duymaya dayanır.' der ve de çok haklıdır sayın bertrand russell.
  • internette hakkında pek bilgi bulunmayan 19-20. yy çağdaş fransız yazarlarından, asıl adı emile chartier olan alain'in bir deneme toplaması.

    her iki sayfada bir deneme var: öfke, mutluluk, korku psikolojisi, umut, bencillik gibi insanın temel duygu kavramları üzerinden iki sayfada alabileceğiniz en güçlü tavsiyeleri veriyor. her denemede en az iki cümlede 'adam doğru söylüyo moruk' dersiniz istemeden.
  • bertrand russell'in orjinal ismi the conquest of happiness olan eserinin turkce adi. kişi mutluluğa başkalarını suçlayarak değil, belirlediği hedeflere erişmek için mücadele ederek ve bu mücadele sırasında eğlenerek ulaşır. üstelik kişi bu mücadeleyi iç dünyasına değil, sosyal yaşamına dönerek vermelidir.

    (bkz: #70255306)
  • an itibariyle son sayfasını da okuyarak bir devri daha kapattığım güzel bir eser. özellikle ilk sayfalarına depresif bir şekilde başlamışken son sayfayı yüzümde hafif bir tebessüm ile okudum. bana kalırsa kendini mutsuz hisseden her insan, en azından neden mutsuz olduklarını öğrenmek için, mutlaka bu kitabı okumalıdır.
    bertrand russell amcamız bu kitabı boşuna yazmadı elbette.

    kitaptan bazı notlar:

    "... istediklerimizin bazılarını elde edememek mutluluğun ayrılmaz bir koşuludur..."

    "...okura şunu inandırmak istiyorum ki, ileri sürülenler ne olursa olsun, mantık, mutluluğa ambargo konulmasına karşıdır; üstelik bence üzgünlüklerinin evren hakkındaki görüşlerinden ileri geldiğini içtenlikle iddia edenler, atı arabanın arkasına koşmaktadırlar; gerçekteyse mutsuzlukları bilmedikleri bir neden dayanır ve bu, onların dünyanın daha az zevkli yönleriyle ilgilenmelerine yol açar..."

    "...insanoğlu işbirliğine muhtaçtır ve doğa kendisine, biraz noksan da olsa, işbirliği için gerekli dostluk içgüdüsünü vermiştir..."

    "...bir kişi, başarıyı istemekle kalmayıp, bütün benliğiyle başarının peşinde koşmanın ödev olduğuna inandığı ve böyle yapmayanı zavallı bir yaratık olarak gördüğü sürece, hayatı, mutluluk vermeyecek derecede yoğun ve tedirgin olacaktır... "

    "... insanlara kazandıkları başarıyla ne yapacakları öğretilmedikçe, başarının can sıkıntısına yol açması önlenemez... "
  • toplumun ortak bilinçdışına ulaşmış ve buradan birçok parçayı dönemi için gayet anlaşılır bir şekilde ifade etmiştir. bu yüzden yaşanan mutsuzluk sebepleri benzerdir. elbette eleştirilecek noktaları da mevcut, okurken dönemini de gözetirsek daha etkin bir okuma olabilir.
  • birçok yanlı, öznel ve spekülatif değerlendirme içeren, ilk kez 1930'ta yayımlanmış kitap. kişisel gelişimin ilk örneklerinden gibi.

    modernist kalıplara sıkıştırılmış önyargılı değerlendirmelerin yanısıra işe yarar tavsiyeler içeren, bugünün kişisel gelişimcilerinden bir tık bile üstün olmayan kitap.

    "bıraksak hayatımızın çok büyük bir bölümünü kaplayacak küçük dertler vardır ki, bazıları bunlara da katlanamaz. bir treni kaçırdıkları zaman çileden çıkarlar, yemekleri iyi pişmemişse tepeleri atar,(bu benim!) şöminenin tütmesi durumunda umutsuzluğa kapılırlar, temizleyicideki giysileri zamanında gelmeyince esnaf takımının tümünden öç alacaklarına yemin ederler. bu gibi insanların böyle önemsiz aksaklıklar için harcadıkları enerji uygun bir biçimde kullanılsaydı, imparatorluklar kurmaya ve tekrar parçalamaya yeterdi. akıllı olan, hizmetçinin almadığı tozu, aşçının iyi pişirmediği patatesi, çöpçünün süpürmediği çöpleri görmez."

    "çevre budala, önyargılı ya da bilme karşıysa, onunla uyuşmamak erdemdir." bu da iyi.
  • hayat ateşiyle iki elimi de ısıttım;
    o sönüyor, ben de vedaya hazırım.