şükela:  tümü | bugün
  • çocukluk dönemlerinde aşırı derecede ihmal edilmiş olmaları, ebeveynleri tarafından sürekli eleştirilmeleri vb.

    çünkü mutluluk çocuklukta öğrenilen bir şeydir.
  • (bkz: takıntılı olmak)

    (bkz: mukemmelliyetçilik)

    ikisi bir kişide toplanmissa birey en ince açıdan mutsuzlugu yakalar. ellerinden gelen bir şey olduğunu düşünmüyorum. hickimse mutsuz olayım istemez. yapacak bir şey yok. kimi ağlar kimi güler. dünya böyle maalesef. sana ne giydirilmisse onunla geziyorsun ölene dek.
  • korkuları, aşırı sahiplenme, kontrolü kaybetmek, çok sevmekten kaynaklanan paranoya.

    edit:düzenleme
  • bojack horseman izleyince tekrar fark ettim ki çocukluktan gelen bir değersizlik duygusudur. değerli olduklarını hissetmedikleri için, içten içe mutluluğu hak etmediklerini düşünür; mutluluğa yaklaştıklarını hissettiklerinde içlerini kavuran huzursuzluk ile her şeyi berbat etmeyi başarırlar. garip ama bu çuvallama ve mutluluğun eşiğinden dönüş onlarda bir rahatlama duygusunu da beraberinde getirir. alışık oldukları duruma döndükleri için bir şekilde rahatlamışlardır.
  • öfke kontrolü
    hassaslık
    yoğun sevgi
    mutluluğu benimsememek
    yoğun ilgi ve anlayış
    iç güdüsel sahiplenme (gerekli gereksiz)
    empati yeteneği altında zira karşımızda ki insan yerine kendimizle konuşuyoruz ve geri dönüt umduğumuz gibi olmayınca sinirden kuduruyoruz.
  • çevrelerinde mutlaka nasıl mutlu olabileceğini anlatan, akıl veren ibibikler bulunur. istisnasız.

    hemen örnekleyelim: mutlu olmayı beceremeyen insan, yani kısaca mobi...

    mobi ağır depresyondadır, illa biri çıkıp der ki "pozitif düşün, senin elinde." mobi kendini asar, arkasından da derler ki "her şeyi vardı, mutlu olmayı bilmiyordu." hayır, elinde değildi.

    mobi parasızdır, borç içindedir, mutlu olmak kredi borçlarını ödemekten daha önceliklidir ama rahat vermezler. hayatı boyunca maddi sıkıntı çekmemiş, üniversiteyi bile ailesinin ona aldığı şık evde yaşayarak okumuş biri çıkar "para kazanılır ya, önemli olan iç huzuru" der. hayır, kazanılmaz.

    mobi çok zor bir hayat yaşamıştır, buna bağlı olarak da karamsardır. korunma içgüdüsüyle sürekli olumsuz olaylar olacağını düşünür ve kendince önlemler alır ama o zaman da rahat vermezler. bazı köy poğaçaları "her zaman pozitif ol, çok karamsarsın" diye müdahale ederler. hayır, sadece gerçekçi.

    mobi çirkindir, şişmandır, bir şekilde vücuduyla barışık değildir. ona estetik yaptırmasını, kilo vermesini, mecbur kalırsa da kendiyle barışık olmasını söyler 180 boyundaki, kaslı arkadaşı. hayatı boyunca hiç şişman olmamış ama olsaymış da kesin hemencecik zayıflarmış çünkü iradeliymiş. hayır, yapamaz.

    mobi karakter olarak neşe pınarı sevgi kelebeği değildir ama çevresindeki bir grup insan ona sürekli mutlu olması gerektiğine dair baskı yapar. hayır, her an mutlu olmak zorunda değil.

    mobi'leri rahat bırakın. herkes her zaman mutlu olmak zorunda değil. mutsuz olmakla mutlu olmamak arasındaki farkı bilmiyor çoğu insan. nötr olmak da hayata dahil. boş bakmak, bebeğinin kaka yapmasına sevinen annenin neşesini anlamsız bulmak, banu alkan'ın yaşam enerjisini garipsemek mutsuz olmak değil, hayatım gidişatına karşın umursamaz olmak diyelim.

    sürekli mutlu olmak, pozitif olmak zorundaymışız gibi davranan bir çete var ve bunların çoğalmasında kişisel gelişim safsataları yazanlardan şüpheleniyorum. ne zaman biraz of desek tepemizde bitip "gülümse, mutlu ol, pozitif ol" diyorlar. ne yapalım gizli gizli tuvalette mi mutsuz olalım illa? artık kabuslarımda bile pozitif düşün diye bağıran metin hara ordusu tarafından kovalanıyorum, korkunç!

    ejderhalar ve zürafalar olmasa çekilir yanı olmayan hayatlar için mobi'leri üzmeyin. beceremiyor değiliz, şartlar uygun olduğunda mutlu oluyoruz.
  • bir tane olmayan özelliktir; zira:

    - algıların açık olması
    - vicdanın devamlı tetikte olması
    - normal üstü safiyet
    - detaycılık

    mutsuzluk için güzel bir reçetedir.
  • geçmişe saplanmak.
    olumlu ya da olumsuz her anıya yapışmak.
  • detaycı olmaları, aşırı vicdanlı olmaları, gelişkin bir empati duygusu, güçlü sezgiler. salağa yatamamaları. cehenneme hoş geldiniz.
  • kıymet bilmemek.